• DOLAR5,71631.00
  • EURO6,32820.77
  • ALTIN276,6161.65
  • BIST103.0720.61

Glokom Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
19.09.201517:50

Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, körlüğe neden olabilen oldukça ciddi bir rahatsızlıktır. Bu içeriğimizde glokom hakkında bilinmesi gerekenleri ve tüm merak edilenleri sizler için bir araya getirdik.

Haber güncelleme tarihi 13.12.2018 17:27

Glokom Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Erken teşhis ve tedavinin oldukça önemli olduğu glokom, halk arasında göz tansiyonu veya “karasu hastalığı” olarak bilinmektedir. Kısmi görme kaybına ve körlüğe neden olabilen glokom, sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Yavaş yavaş ilerleme gösteren glokom kimi zaman belirti göstermemektedir. Göz içi basıncın yükselmesi ile sinirler zarar görerek görme alanında daralmalar meydana gelir. Sinsice ilerleyen glokom hastalığın son evrelerine doğru kendi göstermektedir. Görme kaybından sonra geri dönüşü olmayan glokom göz sinirlerinde ciddi tahribatlara neden olmaktadır. Gözün beslenmesini sağlayan göz içi sıvısının devamlı olarak üretilmesi ve dengeli bir şekilde boşaltılması basınç dengesinin sabit kalmasını sağlamaktadır. Üretilen sıvının boşaltımının engellenmesi durumunda göz icindeki basınç artar. Gözdeki sıvının kan damarlarına ulaşmasını sağlayan kanalcıkların tıkalı olması nedeniyle biriken göz içi sıvısı basıncın artmasına neden olur. Artan basınç ise göz sinirlerinin tahrip olmasına neden olarak görme kaybına yol açar. Göz tansiyonunda erken teşhis ve tedavi oldukça önemlidir. Başlangıç aşamasında belirti vermeyen glokom, ilerleyen zamanlarda görme kaybına neden olur. Diğer göz hastalıklarından farklı olan kaybedilen görme yetisinin yeniden yerine getirilmesi söz konusu değildir. Sinir hücrelerinin ve liflerin hasar görmesi nedeniyle kısmi görme kaybının yanı sıra körlükte meydana gelebilir.

glokom.jpeg


Kimler Glokom Riski Taşıyor?

Erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülen glokom, aynı zamanda miyopi hastalarında da rastlanılan bir hastalıktır. 40 yaş sonrasında artan glokom riski, özellikle ailesinde glokom bulunan kişilerde daha çok artmaktadır. Sinir hücrelerinin hasar görmesinden sonra görme kaybı ile belirti veren glokom, sinsice ilerlemektedir. Bu nedenle 40 yaş sonrasında her birey düzenli olarak göz muayenesini yaptırmalı ve gerekli önlemleri almalıdır. Göz tansiyonu yüksek olan kişilerde daha sık görülen glokom aynı zamanda göz tansiyonu normal oranda olan kişilerde de görülmektedir. Aynı zamanda göze alınan darbenin yanı sıra göz tümörleri, retina dekolmanı ve kronik üveit gibi ciddi göz hastalıkları glokom oluşumunu tetikleyen unsurlardandır.

 

kimler-glokom-riski-tasir.jpg

Glokom riskini arttıran bir diğer faktörler ise guatr ve şeker hastalığıdır. Şeker ve guatr hastalarında glokom görülme riski daha çok artmaktadır. Bu nedenle şeker hastalarının ve guatr hastalarının düzenli olarak göz muayenelerini yaptırmaları önerilmektedir. Glokom riskini arttıran faktörleri kısaca özetlemek gerekirse;

  • 40 yaş üzerinde olunması
  • Şeker hastalığı
  • Guatr hastalığı
  • Yüksek miyop ve hipermetrop
  • Migren
  • Şiddetli kansızlık
  • Yüksek veya düşük kan basıncı
  • Genetik faktörler
  • Uzun süreli kortizon tedavisi
  • Göz yaralanmaları
  • Göz iltihaplanmaları olarak sıralanabilir.

kimler-glokom-riski-tasiyor.jpg


Glokom Belirtileri

Glokom hastalığında erken belirti görülmesi oldukça zordur. Genellikle görme kaybıyla birlikte belirti gösteren glokom, sinirlere yeterince baskı uygulamış ve hasar vermiştir. Sinsice ilerleyen glokom görme kaybını erkenden belli etmez. Bu nedenle glokom riski taşıyanlar başta olmak üzere herkesin düzenli olarak göz muayenesi olması oldukça önemlidir. Düzenli olarak yapılan muayene ve tetkikler sonrasında erken teşhisin mümkün olduğu glokom hastalığında bulanık görme, mide bulantısı, kusma ve ağrı görülebilir. Özellikle sabahları belirginleşen ağrı beraberinde bulanık görme, ışık etrafında halkalar görme ve televizyon seyrederken hissedilen ağrılar ile kendini göstermektedir. Özellikle 40 yaşına gelmiş kişilerin düzenli olarak göz muayenesi yaptırmaları gerek glokom hastalığının gerekse diğer ciddi göz hastalıklarının önüne geçerek erken tedavi imkanı sunacaktır. Tedavi edilmeyen glokomda körlük kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle belirtilerin görülmesi durumunda bir an önce doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız.

glokom-belirtileri-001.jpg


Glokom Tanısı ve Teşhisi

Sinsi ilerleyen bir hastalık olan glokom, detaylı bir göz muayanesi sonucunda anlaşılmaktadır. Bu nedenle düzenli olarak göz muayenelerinde de detaylı bir muayane veya göz basıncının ölçülmesini isteyebilirsiniz. Genellikle göz basıncının doktor şüphesine veya tesadüfen yapılan bir göz basın ölçüme dayalı olarak ölçülmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Hafifte olsa gözde görme kayıplarının olması glokomun tanısını kolaylaştıran faktörlerdendir. Kronik bir hastalık olan glokom sinsice ilerleyerek belirti vermez. Tonometre adı verilen alet ile hastanın göz basıncı ölçülür. Sonrasında ise göz dibi muayenesi yapılarak göz sinirleri incelenir. Diğer bir yöntem ise gonyoskopidir. Bu yöntem ile gözün drenaj açısından incelenmesi yapılır. Ardından görme alanı testi yapılarak görme kaybının derecesi belirlenir.

glokom-tanisi.jpg


Glokom Tedavisi ve Tedavi Süreci

Glokomda en sık kullanılan tedavi yöntemi ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinin en sık kullanılan tedavi yöntemi olmasına karşılık çeşitli yan etkileri bulunmaktadır. En sık kullanılan yöntemlerden bir diğeri ise göz damlalarıdır. Ancak göz damlasının kullanımında doktor reçetesine uygun olarak davranmak oldukça önemlidir. Gerekli ölçülerde ve doğru bir şekilde aksatmadan kullanılan damlaların  yetersiz kalması durumunda ilaç kullanımına başvurulur. Ancak ilaç kullanımında çeşitli yan etkiler görülebilir. Uygulanan damla ve ilaç tedavisinden sonuç alınamıyorsa cerrahi tedavi yöntemi uygulanır. Trabekülektomi olarak adlandırılan glokom ameliyatı, sıvı akışını kolaylaştırarak göz içi basıncın düşmesini sağlar. 2-3 hafta içinde etki gösteren ameliyat, oldukça kısa süren ve herhangi bir ağrıya neden olmayan bir ameliyattır. Ancak ameliyat sonrasında kaybedilen görme kaybı yeniden yerine getirilemez.

Önerilen İçerik;

 Keratokonus Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz. Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir. Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    İLGİLİ HABERLER
    BENZER HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
    Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
    kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.