• DOLAR5,84591.10
  • EURO6,51531.16
  • ALTIN279,5110.74
  • BIST97.324-1.11

Lohusalık Depresyonu Nedir ve Nasıl Geçer?

Lohusalık Depresyonu Nedir ve Nasıl Geçer?
16.11.201513:18

Doğum sonrasında her 10 kadından birinde görülen lohusalık depresyonu hakkındaki tüm detaylar haberimizde;

Haber güncelleme tarihi 18.05.2017 16:16

LOHUSALIK NEDİR?

Lohusalık dönemi; doğumdan sonraki ilk dönemdir. Gebelik sürecinde değişen hormonların normale döndüğü ve annenin yavaş yavaş kendini toparlamaya başladığı dönemdir. Doğumdan sonraki 40 gün yani 60 haftalık bir süreç olan lohusalık döneminde yorgunluk ve bıkkınlık hissi söz konusu olabilir.

Annenin doğumdan sonra bebeğine karşı yetersiz olacağı hissine kapılarak korku ve endişenin hakim olduğu bir ruh haline bürünür. Doğumda harcanan enerji, gerilim ve stres nedeniyle normal olarak karşılanan bu dönemde ailenizin ve eşinizin desteği oldukça önemlidir.

Gebelik döneminde değişen hormonlar doğum ile birlikte eski sağlığına dönmeye başlar. Lohusalık dönemindeki stres ve depresyonda hormon değişikliği büyük rol oynamaktadır. Lohusalık dönemide gerek annenin gerekse bebeğin sağlıklı bir şekilde beslenmesi oldukça önemlidir. Anne her fırsatta dinlenmeli ve sağlıklı bir şekilde beslenmelidir. Unutmayınız ki annenin tükettiği her besin bebeğe süt yoluyla geçmektedir.

lohusalik-donemi.jpg

Ortalama 40 gün süren lohusalık döneminde annenin yanında mutlaka biri refakat ederek ona destek olmalıdır. Gerek fiziksel anlamda gerekse manevi anlamda annenin yanında yardımcı olan birinin olması oldukça önemlidir. Bu nedenle toplumumuzda aile büyüklerinden deneyimli ve bilgili olan anneanne veya babaanne, anneye bu süreçte refakat eder.

Annenin bebeğini karnında hissetmesiyle birlikte gelişen annelik duygusu, annenin bebeğini kucağına almasıyla birlikte dahada katlanmaktadır. Annenin bu mükemmel duygunun yanı sıra büyük bir sorumluluk hissetmesi endişe ve korkuyu da beraberinde getirmektedir. Bu endişe ve korku annenin bebeğine karşı yetersiz olacağı düşüncesine dayanmaktadır. Ancak lohusalık döneminde oldukça normal kabul edilen bu duygu, annenin hormonsal değişimi nedeniyle meydana gelmektedir.

lohusalik-depresyonu-007.jpg

LOHUSALIK DEPRESYONU

Lohusalık döneminde annenin yorgunluğu, stresi ve bebeğine karşı duyduğu hassasiyet depresyona neden olabiliyor. Ortalama 7-10 gün süren lohusa depresyonu 2-3 haftadan uzun sürmesi de söz konusu olabilir. Lohusalık depresyonu aynı zamanda “annelik hüznü” olarak da adlandırılmaktadır.

Genellikle lohusalık döneminde depresyonla çok sık karşılaşılmasa da bazı durumlarda 1-2 yıla kadar süren depresyonlara rastlanılmaktadır. Bu süreçte ailenin ve eşin desteği büyük önem taşımaktadır. Lohusalık depresyonunda mutsuzluk, hayattan keyif alamama, aşırı yemek yeme isteği veya iştahsızlık, sürekli ağlama isteği, halsizlik, sürekli uyku hali veya uykusuzluk gibi durumlar lohusa depresyonunda sıkça karşılaşılan durumlardır.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelen lohusa depresyonu kişinden kişiye değişkenlik göstermektedir. Bazı kadınlar lohusa depresyonunu oldukça hafif ve kısa sürede atlatırken bazıları ise ağır ve uzun süren bir depresyon sürecinden geçer. Depresyonun süresine ve şiddetine bağlı olarak lohusa sendromu ve lohusa psikozu olarak ikiye ayrılır.

lohusa-sendromu.jpg

Lohusa Sendromu : Psikolojik tedavi gerektirmeyen bu süreç ortalama 7 ile 10 gün arasında sürmektedir. Bir diğer değişle “annelik hüznü” olarak adlandırılan bu süreçte çabuk sinirlenme, unutkanlık, dikkat bozukluğu, ağlama isteği ve bunaltı gibi durumlar gözlenir.

Lohusa Psikozu : Lohusa sendromuna kıyasla oldukça ağır geçen ve uzun süren bir depresyon süreci olan lohusa psikozu, doğum sonrası depresyonun en ağır şeklidir. Mutlaka psikolojik bir destek gerektiren lohusa psikozunda halisünasyon görme ve sürekli olarak bebeğe zarar verebilme endişesi gibi durumlar görülmektedir.

lohusa-psikozu-001.jpg

LOHUSALIK DEPRESYONU BELİRTİLERİ

  • Unutkanlık
  • Sürekli ağlama isteği
  • Mutsuzluk
  • Panik atak
  • Aşırı sinirlilik
  • Sosyal hayattan kendini soyutlama
  • Kendini dışlanmış hissetme
  • Bebeği istememe veya bebekle ilgilenmeme
  • Boşluk duygusu
  • Duyarsızlık
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Bebeğe zarar verebileceği korkusu/endişesi

lohusalik-belirtileri.jpg

LOHUSA DEPRESYONUNUN NEDENLERİ

Çevresel faktörlerin büyük ölçüde etkilediği lohusa depresyonunda annenin gebelik sürecinde yaşadığı sıkıntılardan medeni durumuna kadar pek çok neden rol oynamaktadır. Ailenin veya eşin bu süreçte anneneye destek olmaması gibi durumların da etkili olduğu lohusa depresyonunda manevi destek oldukça önemlidir.

Annenin bebeğine karşı yetersiz olabileceği endişesinin yanı sıra erken gebelikte lohusa depresyonunun başlıca nedenlerindendir. Çocukluk gençliğe geçiş dönemi olarak adlandırılan ergenlik döneminin hemen sonrasında gerçekleşen gebelik lohusa depresyonu riskini %30 arttırmaktadır. Erken yaşta evliliğin getirdiği sorumlulukların yanı sıra annelik duygusunun ağır basması lohusa depresyonuna neden olmaktadır.

lohusa-depresyonu-nedenleri.jpg

Lohusa depresyonunu tetikleyen ve lohusa depresyonuna neden olan faktörleri sıralamak gerekirse;

  • Evli olmama
  • İlk gebelik
  • Bebeğimn getirdiği sorumluluklar
  • Bebeğin sorunlu doğması
  • Annenin sosyal hayatının tamamen değişmesi
  • Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk
  • Annenin tüm sorumluluğu tek başına üstlenmesi ve çevreden yardım almaması
  • İstenmeyen gebelik
  • Evlilikte yaşanan sorunlar
  • Tiroid bozuklukları
  • Gebelik döneminde yükselen östrojen ve progesteronun aniden düşüşü

lohusa-doneminde-aile-destegi.jpg

LOHUSALIK DÖNEMİNDE AİLEYE DÜŞEN GÖREVLER

Lohusalık depresyonunda çevresel faktörler büyük önem taşımaktadır. Kadının doğumdan önce ve doğumdan sonra olmak üzere hayatının büyük bir bölümünde meydana gelen değişiklik, depresyonu tetikleyen önemli etkenlerdendir. Annelik duygusunun yanı sıra hormonlarda meydana gelen değişikliklerin neden olduğu bu duygusal dalgalanmaların tedavisi mümkündür.

Tedavisi mümkün olan ve genellikle geçici bir süreç olan lohusalık depresyonunda ailenin ve eşin desteği oldukça önemlidir. Gerek fiziksel anlamda gerekse manevi anlamda ailenin ve eşin anneye destek olması depresyonu önleyen önemli bir unsurdur.

lohusalik-doneminde-babanin-rolu.jpg

Kültürümüzde “40’ı çıkma” adeti olarak adlandırılan süreçte aile büyüklerinden deneyimli ve bilgi olan anneanne veya babaanne annenin yanında refakat ederek ona destek olur. 40 gün olarak belirlenen lohusalık döneminde anne mümkün olduğunca yalnız bırakılmaz ve sürekli olarak ona destek olan biri ya da birileri yanında refakat eder.

Bu süreçte annenin yanında refakat eden kişilerin ev işlerine yardım etmesi ve anneyle vakit geçirmesi annenin bu süreci daha kolay atlatmasına yardımcı olur. Bu kişinin anne ile sohbet etmesi ve annenin keyifli vakit geçirmesini sağlaması oldukça önemlidir. Ancak tüm bunların yanı sıra asıl önemli olan babanın desteğidir. Babanın bebeği ile ilgilenmesi bakımına yardım etmesi ve anneye destek olması depresyonu büyük ölçüde engellemektedir.

Cansu YAVAŞ  / NeOldu.com

UYARI !

Haberimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
23
0
13
1
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    İLGİLİ HABERLER
    BENZER HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
    Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
    kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.