Yabancılaşma Nedir? Marks’ın Yabancılaşma Kavramı

Yabancılaşma Nedir? Marks’ın Yabancılaşma Kavramı
22.08.201514:57

Yabancılaşma kavramı nedir, Marks yabancılaşma kavramını nasıl açıklamıştır? Yabancılaşma kavramının ortaya çıkardığı insan modeli nasıldır?

Haber güncelleme tarihi 08.02.2016 12:02

Yabancılaşma kavramı, belli başlı zamanlarda üzerinde tartışılan bir kavram olurken günümüzde önem kazanan bir kavram haline gelmiştir. Karl Marks’ın yıllar önce açıkladığı yabancılaşma kavramı günümüzde taşları tek tek yerleşmektedir.

 

Yabancılaşma Nedir?

yabancılaşma

Yabancılaşma, belli tarihsel koşullarda insan ve toplumun( emeğinin, paranın, zamanının, toplumsal ilişkilerinin, insana özel yeteneklerinin)  bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerindeki değişikliktir. Genel tanımlama yapıldığı zaman kişiyi çevresinden ve kendinden uzaklaştıran, yabancı hale gelmesine neden olan gelişme olarak tanımlanabilir.

Kişinin kendine yabancılaşması aslında bir psikolojik durum olarak gözlenir. Kişinin ruh halinin bozulması ile birlikte toplumsal çözülmeler meydana gelir. Toplumsal yapının bozulmasıyla ekonomik durumda aksamalar meydana gelecektir.

Yani yabancılaşma toplumsal, felsefe, ekonomik gibi alanlarla da iç içe geçmiştir. Aslında bu şekilde düşünelim, yabancılaşma insanı ilgilendiriyorsa, insanla ilgili tüm alanlarla da iç içedir.

Yabancılaşma insanın kendine yabancılaşmasıyla birlikte artık kendini çevresinden de soyutlamaya başlamasıdır. Benliğinin özünden uzaklaşan insan artık hayatla bütün bağlantılarını keser. Yabancılaşma kavramını tanımlamaya çalıştık peki yabancılaşma kavramına neden olan etkenler nelerdir. İşte onu da Karl Marks yabancılaşma kavramını anlatırken iyi bir açıklama getirmiştir.

 

Karl Marks’ın Yabancılaşma Kavramı;

karl marks

Yabancılaşma terimini ilk olarak Hegel kullanmıştır. Hegel’e göre insanların özünden yani gerçekliğinden uzaklaşmasının insana bağlı olduğunu düşünerek yabancılaşmış insanı tarihiyle uzaklaşmak ister şeklinde açıklamaya çalışmıştır. Yabancılaşma kavramı Marks ile birlikte tanınmaya başlanmıştır. Karl Marks’ın iki boyutlu yabancılaşma kavramı vardır.

Birinci yabancılaşma kavramı, kişinin doğayla olan yabancılaşmasıdır. İkinci yabancılaşma kavramı ise kapitalizmin etkisinde ortaya çıkan yabancılaşma kavramıdır. Şimdi Marks’ın yabancılaşma kavramlarına açıklık getirmeye çalışalım. Marks yabancılaşma kavramında ne demek istemiştir.

İnsanın Doğaya Karşı Yabancılaşması; İnsanlar ilkel zamanlarda doğa ile iç içeydi. Hatta insan doğanın ayrılmaz bir parçasıydı ve doğa ve insan adeta bir bütün halindeydiler. Ancak şu an korunakların, farklı iş alanlarının ortaya çıkması ile insanlar doğadan yani iç içe olduğu tabiattan uzaklaştırıldı ve doğaya karşı yabancılaştırıldı. Şimdi doğadan korkuyor ve doğadaki doğal şeylerden yararlanamıyor.

 

Kapitalizm Yabancılaşmanın Nedeni;

yabancılaşma

Kapitalizmle birlikte yani tüketim toplumuna geçilmekle birlikte yabancılaşma kavramının daha belirgin hale geldiği gittikçe daha da korkunç bir hal alacaktır. Marks yıllar önce günümüzdeki tüketim çılgınlıklarına değinmesi bu gün bu yabancılaşma düşüncesinin hala geçerli olduğunu gösteriyor. Marks yabancılaşmayı ekonomik bazda ele alarak incelemiştir. Marks’a göre toplumun temellerini ekonomi oluşturur, zaten bunun için her şeyin ekonomi ile bağlantılı olduğunu dile getirmiştir.

Yabancılaşma, bireyin emek vererek ortaya çıkardığı ürünün kapitalizmin mülkü olduğunu ve emekçinin hiçbir zaman ürettiği ürünlerden faydalanmadığını söyler. İnsanın ürettiği ürüne sahip olamaması insanın ürüne karşı yabancılaşmasına neden olur. Örneğin, İngiltere ile ilgili gezi haberi yapıyorsunuz, oradan buradan topladığınız bilgileri bir araya getirip yapıyorsunuz. Gitmediğiniz, yabancı kaldığınız yerleri kaleme dökmeniz size mutluluk vermeyecektir. Sizin yaptığınız haber sayesinde belki başkaları gidip dolaşacak sizin imkanınız olmadığı için ancak yazmaktan ileri gidemeyeceksiniz ya da bir çikolata fabrikasında çalışıyor, çikolataları yapıyor ama tadını bilmiyorsanız yapmış olduğunuz ürüne karşı yabancılaşmış oluyorsunuz. Yabancılaşan insan mutsuz olur, sürekli kendinden arınmak ister, toplumdan kaçar.

 

Yabancılaşmanın Ortaya Çıkardığı İnsan Tipi

yabancılaşan insan

Her şeyden elini eteğini çekmiş bir makine gibi sürekli çalışan mutsuz bir insan. Neden çalıştığını bilmez, hayatta amaçlarını kaybetmiştir. Kendisine yabancılaşan insan çevresine karşıda yabancılaşması söz konusudur. Bu insanların çalıştığı yerler üzerine üzerine geliyor, evleri onlar için kafa dinleyebilecekleri tatil yeridir. Bunun için sosyal, dış hayatla bağlarını koparıp yalnızca evlerinde kafa dinlenmek isterler. İşte bunları insanlara yükleyen kapitalizmdir.

 

NeOldu.com / Özel Haber

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
88
20
21
15
14
13
44
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
İLGİLİ HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2021 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.