• DOLAR5,3165-2.87
  • EURO6,0196-2.79
  • ALTIN208,487-2.04
  • BIST93.2970.01

İran Sinemasının En İyi Örnekleri

İran Sinemasının En İyi Örnekleri

Mirza İbrahim Han Akkas Başi ile başlayan İran Sineması, günümüzde dünya sinemasının en iyileri arasında gösterilebilecek filmlerin çıkış noktası olmuştur.

Haber güncelleme tarihi 19.05.2017 12:02

Mecid Mecidi, Asghar Farhadi, Bahman Ghobadi, Abbas Kiarostami gibi başarılı yönetmenler sayesinde Hollywood’a kafa tutabilecek pozisyona gelen İran sineması, özellikle Asghar Farhadi’nin 2011’de Altın Ayı’yı almasıyla dikkatleri üzerine çekti. İçerisinde bulunan siyasi bunalım, baskı ile birlikte dünyanın çok gerisinde adım atmaya başlayan İran sineması, uluslararası alanda İran’la dünyanın iletişim araçlarından olmuştur.

 

İşte İran sinemasından bizlere kalan en güzel örnekler:

 

A Separation-Bir Ayrılık (2011)

Boşanmak isteyen Nadir ve Simin’in bu istekleri mahkeme tarafından kabul edilmez. Bunun üzerine Simin evi terk eder. Nadir kızı ve babasına bakması için bir kadın bulur. Daha sonra arada çıkan anlaşmazlıklar mahkeme salonlarında yükselen sesler ve en sonunda boşanan bir çift..

Yönetmenliğini Asghar Farhadi’nin yaptığı ve ilk kez altın Ayı Ödülü’nü alan filmin başrollerinde ise Leyla Hatemi ve Peyman Moaadi yer aldı. Film Altın Ayı’nın yanı sıra iki dalda da Gümüş Ayı Ödülü’nü kazandı.

 

Sarhoş Atlar Zamanı(2001)

Babaları öldükten sonra hayata tuttunmak için büyük bir mücadele veren bir ailenin yaşadığı dramı anlatan film, büyük bir ilgi ile izlendi. Sırf erkek olduğu için ailenin sorumluluğunu üstlenen Eyüp, acilen ameliyat olması gereken Madi ve başına gelenlere sesini çıkarmayan genç bir kızın çetin kış karşısında yaşadıklarını anlatan filmin başrollerinde ise Ayoub Ahmadi, Rojin Younessi ve Amaneh Ekhtiar-dini yer aldı. Yönetmen Bahman Ghobadi’nin ilk uzun metraj filmi olan Sarhoş Atlar Zamanı ismini soğuğa dayanamayan atlara içirilen viskiden gelmektedir.

sarhos-atlar-zamani.jpg

Cennetin Çocukları-Children of Heaven (1997)

Kız kardeşinin ayakkabılarını tamirden getirirken kaybeden Ali, daha sonra kardeşi Zehra ile bir plan yapar. Artık iki kardeş Ali’nin ayakkabılarını ortaklaşa giymek zorundadırlar. Bu durumu ailelerinden  korktukları için saklayan iki kardeş okul çıkışlarında ayakkabıları birbirlerinden alırlar. Bir süre sonra Zehra üçüncüye ayakkabı verilen bir koşuya katılır ve birinci olur. Zehra üçüncü olmadığı için çok üzülür çünkü o ayakkabıları çok istemiştir.

 

Yoksulluğun ve çocuk saflığının en temiz örneklerinden biri olan Cennetin Çocukları usta yönetmen Mecid Mecidi’nin en iyi yapımlarından birisidir. Özellikle oyuncu seçimi ile  de başarılı bulunan film, Montreal Film Festivali’nden 4 dalda ödülle döndü.

 

İnek- 1968

Issız bir köyün tek ineğinin sahibi olan Hassan, bir gün köyün dışına çıkmak zorunda kalır. Hassan köye geldiğinde inek ölmüştür ama köylüler Hassan’ın ineğini çok sevdiğini bildikleri için kaçtığını söylerler. Hassan bunu duyunca depresyona girer ve kendini ahıra kapatır. İneğinin yokluğuna dayanamayan Hassan, yavaş yavaş kendini inek sanar. Yönetmenliğini Dariush Mehrjui’nin yaptığı filmin başrollünde ise Ezzatollah Entezami yer aldı.

cennetin-cocuklari.jpg

Kirazın Tadı-Taste of Cherry (1997)

Bay Badii isimli bir adam arabasına atlar ve yola çıkar. Amacı kendisini öldürmesi ve gömmesi için birini bulmasıdır. Yolculuğu boyunca Kürt bir asker, Afkan asıllı öğretmen ve yaşlı bir Türk’le karşılaşır. Hayatından vazgeçen umursamaz Bay Badii bu yolculukla çok fazla şey öğrenir.

Yönetmenliğini Abbas Kiyarüstemi’nin yaptığı film, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanır. Aynı zamanda çeşitli eleştirmenler tarafından filmden övgü ile söz edilir. Filmin başrollerinde ise Hümayun Erşadi, Abdülrahman Bakiri, Afşin Hurşid Bahtiyari ve Sefer Ali Muradi yer aldı.

 

Ofsayt-Off Side(2006)

İranlı bir grup kadın futbol müsabakasını izlemek için erkek kılığında tribünde yerini alır. Bazı kadınlar fark edilir bazıları ise fark edilmez. Dramla komedinin iç içe geçtiği film Ofsayt, Jafar Panahi’nin güzide eserlerinden birisi.

ofsayt.jpg

Kadın Olduğum Gün- The Day I Became A Woman (2000)

Üç kadın, üç ayrı hikaye ve yaşanılan ortak kader.. Birisi kadın olduğunu yeni fark eden ve bu durumun getirdiği yaptırımlardan hoşlanmayan Hava. Diğeri kocasına karşı çıkarak bisiklet yarışlarına katılan Ahoo ve teknolojiyle yeni tanışan ve onu seven Hoora.. Üç kadının da ortak noktası kadın olmaları. Yönetmenliğini Marzieh Meshkini’nin yaptığı film, İran’ın sosyolojik yapısını gözler önüne seriyor.

 

Süreyya’yı Taşlamak- The Stoning of Soraya

İran’ın başka bir yüzünün anlatan filmde iftira ve hırsın nelere mal olabileceğini gösteriyor. Küçük bir köyde yaşayan Süreyya, eşinin çeşitli oyunlarına rağmen ondan boşanmaz çünkü gidecek yeri yoktur. Bir halası olan Süreyya, arada onun yanında gider ve orada kalır fakat bir kocası Ali, yalancı şahitler ve tehditlerle Süreyya’nın iffetine dil uzatır ve köy halkı ayağa kalkar. Tüm bunlar bir gün içerisinde olur ve Süreyya, köy meydanında recm edilir.

Kadın olmanın zorlukları, kadının maruz kaldığı şiddet ve insan hırsının çirkinliğini anlata filmin yönetmenliğini Cyrus Nowrasteh yaptı. Filmin başrollerinde ise Shohreh Aghdashloo, Mozhan Marno ve Jim Cavizel yer aldı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.