• DOLAR6,4985-7.15
  • EURO7,3766-7.49
  • ALTIN249,107-5.53
  • BIST93.4190.79

Obsesif Kompüsif Kişilik Bozukluğu Nedir?

Obsesif Kompüsif Kişilik Bozukluğu Nedir?

Çağın hastalığı olan obsesif kompülsif kişilik bozukluğu; sürekli panik hali, her şeyi takıntı haline getirme, detaylara fazla takılma gibi birçok davranışın tanımıdır.

Haber güncelleme tarihi 17.05.2017 07:11

Genellikle genç erişkinlerde görülen obsesif kompulsif kişilik bozukluğu hemen hemen her yaş grubunda görülmektedir. Kişinin sürekli evham ve endişeli olması durumudur. Kişi yaptığı işin amacından çıkan detaylarla ve olaylarla ilgilenmekte bunları takıntı haline getirmektedir.

Obsesyon: Beyni sürekli olarak meşgul eden ve düşünmeye iten rahatsız edici hayal, istek, düşünce ve endişelerdir.

Kompülsiyon: Yapmak zorunda hissettiğiniz, yapınca sıkıntınızı azaltan hareketlerdir.

Kişinin zihninden çıkaramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kişide istem dışı oluşmaktadır. Bu duruma halk arasında vesvese olarak adlandırılmaktadır. Bu takıntı ve düşünceler günlük hayatımızı ve aktivitelerimizi etkileyerek, kısıtlayacak duruma geldiğinde Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) adı verilen bir ruhsal hastalık olarak nitelendirilmektedir. OKB her 100 kişiden 3’ünde  görülmektedir. OKB ergenlik dönemlerinde, genç yetişkinlerde ve hatta okul öncesi çocuklarda bile görülebilir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanılmaktadır.

Kişi sürekli olarak insanlardan mikrop ve hastalık bulaşabileceği düşüncesiyle hareket eder. Kişi bir konu üzerinde sürekli olarak düşünür, hesap yapar ve sorgular. Aşırı bir durum yoksa çok ciddi bir hastalık değildir. Fakat kişiyi bunalıma sürükleyebilir.

obsesif-001.jpg

HER TAKINTILI DAVRANIŞ OBSESİF MİDİR?

Her birey günlük olağan durumları düşünür, tartar ve kendince sorgular. Her takıntılı düşünce obsesif sayılmaz. OKB olarak nitelendirilmesi için  takıntı ve endişelerin yoğunluğuna bakılır. Bu durum kişinin günlük işlerini kısıtlıyor ve neredeyse günün her saatinde görülüyorsa OKB olarak nitelendirilebilir.

Herkes evden çıkarken kapı, cam ve doğal gaz gibi birçok şeyi kontrol eder. Fakat obsesif kişilikler bu tarz kontrolleri yoldan geri dönerek dahi yapabilirler. Örneğin; hastalık bulaşır endişesiyle dışarıdan gelir gelmez üzerlerindeki tüm kıyafetleri yıkarlar.

OBSESYON BELİRTİLERİ

  • Aşırı kuşku ve güven ihtiyacı
  • Rezil olmaktan ve sosyal çevre tarafından kabul görmeme endişesi
  • Hata yapmaktan korkma
  • Düzen ve simetri takıntısı
  • Sürekli günah işlemekten korkma
  • Başkasına zarar vermekten korkma
  • Pislik ve hastalık bulaşmasından korkma

 

KOMPÜLSİYON BELİRTİLERİ

  • İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı hissetme
  • El sıkışma ve kapı tokmaklarına dokunmaktan kaçınma
  • Tekrar tekrar yıkanma ve el yıkama
  • Cam, kapı, ocak ve kilit gibi şeyleri sürekli olarak kontrol etme ihtiyacı duyma
  • Belirli bir sıraya göre yemek yeme
  • Geceleri uyutmayacak şekilde rahatsız edici görüntü, kelime ve düşüncelere takılı kalma
  • Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma
  • Belirli kelime, cümle ve duaları tekrarlama

OKB’YE NEDEN OLAN FAKTÖRLER

OKB’ye neden olan birçok faktör vardır. Başlıca olarak biyolojik ve çevresel faktörler OKB ile ilişkilendirilmiştir. Biyolojik faktör bu sorunun genetik olabileceğini ortaya koymaktadır. Anne veya babadan çocuğa geçebilmektedir. Çevresel faktöreler ise birçok alt başlıkta toplanmıştır. Bunlar ise ;

  • Taciz
  • Yaşamsal değişiklikler
  • Hastalık
  • Kişinin sevdiği ve değer verdiği birini kaybetmesi
  • İlişkiler ile ilgili kaygılar

obsesif-kompulsif-tedavisi.jpg

OKB TEDAVİSİ

Obsesif Kompülsif bozukluk zamanla ve kendiliğinden geçen bir hastalık değildir. Rahatsızlığın daha fazla ilerlememesi için mutlaka tedavi edilmelidir. Erken teşhis bu konuda da önem taşımaktadır. Böylece tedavi süresi kısalır.

İki çeşit tedavi yöntemi uygulanır.Bunların ilki bilişsel davranış terapisidir. Kişi korkuları ile yüzyüze gelerek sıkıntılarının üstesinden gelmeyi öğrenir. Bu tedavi rahatsızlığın tamamen geçmesi değil, azalmasına odaklıdır.

İlaç tedavisinde ise trisiklik antideprasanlar ve selektif serotonin geri alım inhibitörleri tedaviye yardımcı olmaktadır. İlaç ve bilişsel davranış terapisine cevap alınamayacak kadar şiddetli bir vaka ise Eloktrokonvulsif Terapi (EKT) veya beyin cerrahisi kullanılabilir. EKT ile hastanın başına elektrotlar takılır ve beyne nöbete sebep olan bir dizi elektrik şoku verilir, bu nöbetler beyinde nörotransmitterlerin salınmasına neden olur.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.