Ahiret Hayatının Aşamalarının Ayet ve Hadislerle Açıklanması

Ahiret Hayatının Aşamalarının Ayet ve Hadislerle Açıklanması
14.04.201913:46

Ahiret hayatının aşamalarını merak eden okurlarımız için oldukça faydaları bir içerikle karşınızdayız. İşte, ahiret hayatı ile ilgili bilinmesi gerekenler ve hadislerle yapılan açıklamaları...

Haber güncelleme tarihi 15.04.2019 11:15

İnsanlar, dünyaya gönderildiklerinde kendileri için belirlenen bir zaman diliminde yaşarlar ve bundan sonra da ölürler. İnsan, öldükten sonra toprağa karışıp yok olmaz.

Bilakis, dünyada yaptığı tüm işlerin hesabını vermek için hesaba çekilir. Buna “hesap günü” diyoruz. Hesap günü, mizan (terazi) kurulur ve insanların yaptıkları her şey ama her şey bu şaşmaz terazide tartılarak karşılığı kendisine verilir.

Ahiret hayatının aşamaları vardır. Yani insan öldükten hemen sonra cennete veya cehenneme girmez. Bazı aşamalardan geçtikten sonra varacağı yer belli olur. Ahiret hayatının aşamaları şunlardır;

Haşir

ahiret aşamaları

Kıyamet gününde insanlar dirildikten sonra dünyada iken yaptıkları her işin hesabını verirler. Buna “haşir” denir. Haşir ile ilgili ayet ve hadisler şunlardır;

"Kıyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.) olmayacak."

Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikun 28, (2790).

Haşir meydanı, hadis-i şerifin tabiri ile has unun çöreği gibi bir yerdir. Yani burası dümdüz bir alandır ve hiç kimsenin burada herhangi bir barınacak yeri yoktur, burada, insanlar dünyada yaptıklarının hesabını verirler.

Haşir ile ilgili ayet:

“İnsanlar haşrolunduğu (biraraya getirildiği) zaman, (Allah'tan başka taptıkları) onlara düşman kesilirler ve (kendilerine) ibadet etmelerini de tanımazlar.” (Ahkaf-6)

Bu ayet-i kerimede de yine Allah (c.c), insanların dünyada yaptıkları ile ilgili haşir meydanında hesap vereceklerinden söz ederek kötülük yapan insanlara işaret ederek, Allah’tan başka taptıkları her şey onlara düşman kesilecek ve kendilerine karşı yaptıkları ibadetleri tanıyamayacaklar. Çünkü burada hüküm sadece Allah’a (c.c) ait olacak.


Mahşer

ahiret aşamaları

Ahiret hayatının aşamalarından bir diğeri de mahşerdir. Mahşer, mizanın kurulduğu meydandır. Buraya, can bulmuş her insan gelir. Yani bebek iken ölen de buraya gelir, yaşlı iken ölen de buraya gelerek hesap verir.

Mahşer ile ilgili hadis:

"İnsanlar kıyamet günü yalınayak, çırılçıplak, sörpük ve sarkık, ter, gem gibi boğazlarına takılmış ve kulaktozlarına çıkmış bir halde haşr olunurlar." buyurdu. Hadisi rivayet eden Hz. Sevde diyor ki: Bunun üzerine ben

"Ey Allah'ın resulü! Eyvah! O ne sefillik; insanlar birbirinin ayıbına bakacaklar." dedim. Hz. Peygamber (a.s.m)

"Hayır! İnsanlar -o gün- bunları göremeyecek kadar kendileriyle meşguldür." buyurdu ve "O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır."

Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre insanlar mahşer alanında toplanırken çırılçıplak olacaklar ve insanlar birbirlerine değil bakmak, birbirlerini göremeyecekler bile. Çünkü mahşer alanın, mizan terazisinin kurulduğu yerdir ve öylesine dehşetlidir ki anne evladından, evlat babasından kaçacak. Herkes kendini kurtarmanın derdine düşecektir.

Mahşer ile ilgili ayet:

"Kulakları sağır eden o gürültü koparan/kıyametin koptuğu gün geldiğinde, O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve oğullarından / çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır. O gün bir takım yüzler parlaktır, güleç ve sevinçlidir. Ve o gün bir takım yüzler de var ki, tozlanmış, onları karanlıklar bürümüştür. İşte bunlar, kâfir ve fâcir/yoldan çıkmış kimselerdir." (Abese, 80/34-42)

Bu ayette de hadis-i şerifi destekleyen bir bölüm vardır ve insanların mahşerde birbirinden kaçacaklarından söz edilmektedir. Ayette, iki farklı kesimden söz edilmektedir. Birinci kesim “yüzleri parlak olanlar” bunlar; dünyada iken Allah’ın (c.c) emrettiği şekilde hayat yaşayanlar, Allah’ın “yapın” dediklerini yapan “yapmayın” dediklerinden kaçan insanlardır. Bunlar, mahşer gününde yüzleri parlak ve sevinçle mahşer alanına gelecekler. İkinci kesim ise “yüzleri tozlanmış ve karanlıkların bürüdüğü insanlar”. Bunlar da dünyada iken Allah’ın emir ve yasaklarına kulak asmayan, mahşer gününün geleceğine inanmayan insanlardır. Ayette bu insanlar için “kafirler” olarak söz edilmektedir.


Mizan

ahiret aşamaları

Ahiret hayatının aşamalarını ayet ve hadislerle açıklaması konusunda devam ederken diğer bir aşama olan “mizan” aşamasına geçiyoruz. Mizan, sembolik bir tartı olup hayır ve şerleri herhangi bir kayba yer vermeden tartan terazidir. Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarının hangi ölçüde yerine getirildiğini tartan bir terazi olmakla birlikte mizanın tam olarak nasıl bir terazi olduğunu Allah’tan başka kimse bilemez.

Mizan ile ilgili hadis:

Hakim'e göre Peygamber'imiz (s.a.v) buyuruyor ki:

“Kıyamet Günü Mizan kurulur. Üzerine gökler ile yer konsa onları bile çekebilir. Melekler “Yâ Rabbi, bu Mizan kimin amellerini tartacak” diye sorarlar.

Allah meleklerine şöyle cevap verir; “Kullarımdan hangisinin amelini istersem” diye cevap verir. Bunun üzerine melekler “Ey noksanlıkların her türlüsünden beri olan Allah, sana gerektiği gibi ibadet etmiş değiliz» derler.

Bu hadis-i şeriften de anlaşıldığına göre mizan, hiçkimsenin zerre hakkını eksik bırakmayan hassas bir terazidir. Öyle ki üzerine gökler ile yer konsa bile onları da tartabilecek kadar güçlü ve hassas bir terazidir.

Mizan ile ilgili ayet:

“Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde adaletsizlik edilmez. (Yapı­lan iş) bir hardal tanesi kadar dahi olsa onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.”(Enbiyâ suresi, 47. ayet.)

“Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa işte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir. Kimlerin tartıları hafif ge­lirse artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir. (Çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.” (Mü’minûn suresi, 102-103)


Amel Defteri

ahiret aşamaları

Amel defteri, dünyada iken insanların yaptıkları her şeyi “kiramen katibin” adı verilen meleklerin kaydettiği defterdir. Hesaplar dürüldüğünde, bazı insanlara amel defterleri sağından, bazılarına solundan, bazılarına önlerinden bazılarına ise arkalarından verilir. Ama bu amel defterinde hiçbir noksanlık söz konusu olamaz.

Amel defteri ile ilgili hadis:

“İyi işe vesile olan, hayatında da, öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.” [Taberani]

Amel defteri ile ilgili ayet:

“Vay halimize bu nasıl kitapmış, küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş” (Kehf suresi, 49)

Ayet-i kerimeden de anlaşıldığı üzere, amel defterinde hiçbir şey eksik bırakılmaz. Yani kim zerre kadar hayır işlemişse ve kim zerre kadar şer işlemişse her şey olduğu gibi amel defterine yazılır ve kıyamet gününde kişinin karşısına çıkartılır.


Sırat Köprüsü

ahiret aşamaları

Hesaplar verildikten sonra insanlar Cennet ile Cehennem arasında yer alan Sırat Köprüsünden geçerler. Cennetlik olanlar köprüden hızla geçerek kendilerine vaat edilen cennete girerler. Cehennemlikler ise altında ateşler olan Sırat Köprüsü’nden düşerek cehenneme girerler.

Sırat Köprüsü ile İlgili Hadis:

Hz Enes (ra) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü! Kıyamet günü bana şefaat edin!” dedim Peygamber Efendimiz (asm): “İnşaallah yapacağım!” buyurdular Ben tekrar: “Sizi nerede arayıp bulayım?” dedim “Beni ilk aradığın zaman Sırat üzerinde ara!” buyurdular “Size (orada) rastlayamazsam?” dedim “Mizan’ın yanında beni ara!” buyurdular “Orada da size rastlayamazsam?” dedim “Öyleyse beni havzın yanında ara! Zira ben üç mevkinin dışına çıkmam!” buyurdular. (Tirmizi, Kıyamet)

Sırat Köprüsü ile ilgili ayet:

“Bize doğru yolu göster, kendilerine nimet verdiğin kimselerin yolunu...” (Fatiha- 6-7)


Şefaat

ahiret aşamaları

Ahiret hayatının aşamalarından bir diğeri de şefaattir. Tüm hesaplar verildikten sonra Mü’min olduğu halde bazı günahları olan kişilere Allah’ın (c.c) izin verdiği kişiler şefaat ederler. Şefaat edici olan ancak Peygamber ve şehitlerdir. Bunun dışında kimse kimseye şefaat edemez.

Şefaat ile ilgili hadis:

“Benim şefaatim, ümmetimden büyük günah işleyenleredir.” (Tirmizî “Sıfatü’l-Kıyame” 2359)

Bu hadis-i şeriften anlaşılması gereken şey günah bataklığına batmış insanlar değildir. Mü’min olduğu halde bazı hataları olan ve gerçekten de samimi olan kimselerdir.

Şefaat ile ilgili ayet:

“(Onlar) Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler.” (Enbiyâ suresi, 28)

Bu ayet-i kerimede de hadisi tasdikleyen bir durum söz konusudur. Yani Allah’ın kendilerine şefaat izni verdikleri dışında hiçbir kimseye şefaat edilmeyecektir.


Cennet

ahiret aşamaları

İnsanlar dünyada yaptıkları ile ilgili kıyamet gününde hesap verdikten sonra varacakları yer belirlenir. Eğer kişi dünyada Allah’ın istediği şekilde yaşamış, O’nun (c.c) rızasını kazanmak için hayatı boyunca mücadele etmişse bu kişi cennete girer. Cennet, dünyada verilen nimetlerden çok daha fazlasının olduğu bir yer olup, ebedi kalınacak bir mekandır.

Cennet ile ilgili hadis:

“Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve tevekkül üzere)dir.” (Müslim, Cennet 27)

Cennet ile ilgili ayet:

“Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.” (Yusuf-26)


Cehennem

ahiret aşamaları

Dünyada iken Allah’ın emir ve yasaklarına uymayan, Allah’a ortak koşan, Allah’a isyan eden ve kulluk sorumluluklarını yerine getirmeyen insanların varacakları yer cehennemdir. Cehennem, öylesine azabın olduğu bir yerdir ki buradaki acı, dünyadaki hiçbir acı ile tarif edilemez ve acı geçici değil ebedidir.

Cehennem ile ilgili hadis:

"Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır." (Tirmizi, Cehennem)

Hadis-i şerifte Cehennemin ne kadar kötü bir yer olduğuna işaret edilmektedir ve cehennem ateşi ile ilgili bilgiler verilmektedir.

Cehennem ile ilgili ayet:

"Gerçek şu ki, kim Rabbine suçlu-günahkâr olarak gelirse, hiç şüphe yok, onun için cehennem vardır. Onun içinde ise, ne ölebilir, ne dirilebilir." (Taha-74)

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1820
1166
1183
618
700
224
543
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2020 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.