• DOLAR5,34130.47
  • EURO6,08981.17
  • ALTIN209,9910.48
  • BIST93.6160.34

İletişim Çalışmalarının Kültüre Bakış Açıları

İletişim Çalışmalarının Kültüre Bakış Açıları

İletişim çalışmalarının son yıllarda kültür üzerine yoğunlaşmasının nedeni toplumsal yapının ciddi anlamda değişime uğramasıdır

Haber güncelleme tarihi 09.11.2018 12:16

Kültür Nedir?

Feodal toplumlarda hayvan ve bitki yetiştirme biçimi olarak toprakla alakalı bir durumdur. İnsan topluluklarının artması ve sanayileşmeyle birlikte ,bir arada yaşayan insan topluluklarının ortak biçimde ürettikleri duygu, düşünce, maddi, manevi gelenek ve göreneklerdir. Herhangi bir yerde bir toplum varsa orada illa ki bir kültür vardır çünkü bireyler birbirleriyle iletişime geçerek yaşama adapte olurlar. Yani iletişim varsa kültür, kültür varsa iletişim vardır denebilir.

iletisim-ve-kultur.png

İnsanlar bir arada yaşamak için bir takım davranış kalıpları geliştirilen Ekin ekme biçimi, eğlence biçimi, ibadet etme biçimi gibi doğaya karşı inanç sistemlerinde birleşirler.

Uygarlık ile Kültür Karıştırılmamalıdır

 Uzun bir dönem kültür, uygarlık kavramıyla bir tutulmuş aynı bağlamda değerlendirilmiştir.Uygarlığın olduğu yerde kültür vardır fakat kültürün olduğu yerde uygarlık olacak diye bir şey yoktur. 

Teknolojik bağlamda bakacak olursak uygarlık teknik olarak daha ileri gitmişliktir fakat gelişmemişte olsa her uygarlığın bir kültürü her zaman vardır. Durumu daha netleştirmek adına örnek verecek olursak;  Afrika’daki kabilelerin inanış yapısı, yaşam şekilleri, ölüm törenleri, ayinleri kendilerine özgüdür bu durum onların bir kültürü olduğunu gösterir fakat dünyanın geneline bakarak kıyaslayacak olursak uygarlıktan oldukça uzaktadırlar.

iletisim-ve-kultur-calismalari.jpg

Uygarlık yapay, insanın ruh ve duygu dünyasının dışında, teknik ve yöntemi kapsarken, kültür; ruh ve duygu dünyasını kapsar, uygarlığa göre çok daha bireysel bir kavramdır.

Kültüre Farklı Bakış Açıları

Kültür insanların ortak yaşam pratiğinden orya çıkan bir oluşumdur. Modernleşmeyle birlikte kültüre ilişkin görüşlerde belirgin kutuplaşmalar oluşmuştur. Kültürü sanat, edebiyat, ve düşünsel yetilerle sınırlı tutan yaklaşım ile kültürü toplumdaki bütün insanlarla, onların yapıp ettikleri her iş  her tür üretim ile özdeşleştiren kutuplaşmalardır.

Kültürel Seçkinciler (İngiliz Okulu-Geleneksel Bakış )

Kültürü, yüksek sanat ve edebiyat gibi düşünsel süreçlerle üretilen ve herkes tarafından yapılamayan bir şey olarak görürler. Sanat ,edebiyat şiir toplumun daha çok üst katmanlarına hitap ettiğini her insanın bu kültürel yüksekliğe ulaşamayacağını söylerler

Kültürü aristokrat sınıfa ait olarak gören bu topluluk sanayileşmeyle birlikte bu aitliğin aristokrat sınıfın elinden alındığını düşünür.

Kitle Kültürünün (modernleşmeyle birlikte köyden kente göçen insanların oluşturduğu kültür) toplumu bozguna uğrattığını, aristokrasiyi, yüksek beğeniyi bozduğunu, toplumu felakete sürüklediğini ileri sürerler. Bu görüşün  başlıca savunucuları T.S Eliot, Mathew Arnold, F.R Leavis  gibi kültür kuramcılarıdır

Marksist - Frankfurt Okulu (Eleştirel Solcular)

Kültürün toplumdan çıktığını dolayısıyla topluma mal olabileceği görüşünü savunurlar .Kültürü toplumun tümünün yaptığı bir edinim olarak görürler .Eleştirel akım temsilcileri değişim yanlısı bir bakış açısıyla süreci değerlendirirler. Sanayileşmeyle birlikte toplumun ezilen kısımlarının konumunda bir değişiklik olmadığını savunurlar.

Marksist gelenek içinde biçimlenen bu görüşe göre feodal yapıdan modern yapıya geçişle birlikte güç biçim değiştirmiş ama aslında tam olarak da el değiştirmemiştir. Eskinin toprak merkezli güç sahipleri şimdinin kapital merkezli gücü olarak toplumun egemen kesimini oluşturmaya devam eder.

Bu görüşün temsilcileri Theodor WAdorno, Max Horkheimer,  Walter Benjamin gibi kuramcılardır.

iletisim-ve-kultur-calismalari-001.jpg

Seçkinci Tutucuların ve Eleştirel Solcuların Birleştiği Nokta

  • 19.yy’ın ortalarından 20.yy’ın ortalarına kadar gelen değişim ve dönüşüm sürecindeki yapılanmayı ‘‘Kitle Kültürü’’ kavramıyla ifade etmeleridir.
  • Her iki kesimde toplumun kitleselleştiği, insanların bireysel farklılıklarını yitirerek  atomize birimler durumuna geldiği, tek tipleştiği ve bunun da homojen toplumsal yapıların doğmasına yol açtığı noktasında uzlaşıyorlardı.

NeOldu.com / Özel Haber

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.