• DOLAR3,6718-0.12
  • EURO4,32870.21
  • ALTIN151,318-0.10
  • BIST106.926-0.06

Eski Türkler'de Ekonomik ve Sosyal ve Askeri Yapı

Eski Türkler'de Ekonomik ve Sosyal ve Askeri Yapı

Eski Türkler'de sosyal, askeri ve ekonomik yapı nasıldı? Tüm bunların cevaplarını sizler için araştırdık.

Haber güncelleme tarihi 02.06.2015 12:25

 

İlk Türk devletlerinde kültür ve uygarlık hep merak edilmiştir. Bu yazımızda ilk Türk devletlerin de sosyal hayatı, ekonomik faaliyetleri ve askeri sistemi açıklamaya çalıştık.

 

Sosyal Yapı

İlk Türk deevletlerine ait toplum yapısı hakkında genel bilgiler Orhun yazıtlarında şöyle sıralanmıştır:

 

Oğuş (Aile): 

Türk toplumunun temel yapı taşı bugün olduğu gibi ilk Türk devletlerinde de aile olarak görülmekteydi. Anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile dediğimiz aile biçimi yaygındı. Evlenen çocuklar aileden ayrılır e kendi ailesini kurardı.


Urug (Aileler Birliği – Sülale): 

Urug, birbirine akrabalık bağı ile bağlı ailelerin bir araya gelerek oluşturdukları bir sosyal yapıdır. Urug içerisinde ekonomik ve sosyal dayanışma sağlanırdı. Aileler birleşerek ortak kararlar verir aile reisleri tarafından uygulanırdı. Siyasi bir oluşum değildi ve Boy'a bağlıydı.
 

Boy (Uruglar Birliği):

Urug'ların bir araya gelmesi ile oluşan Boy,Bey tarafından yönetilen siyasi bir teşekkül niteliğindeydi.Uygulamalar Töre'ye göre yapılır ve başta bulunan Boy beyleri boyun çıkarlarını korumak, adaleti temin etmek ve dayanışmayı sağlamak için çalışırdı. Her boy'un kendine ait toprağı, askeri birliği ve özel damgası bulunurdu.
 

Bodun – Budun (Boylar Birliği):

Bodun, boyların işbirliği ile ortaya çıkan siyasi teşekküldür. Bodun'un başında Han bulunmaktaydı. Siyasi yönden bağımsız olan Bodun'lar İl (Devlet)' e de bağlı olabilmekteydi.


İl (Devlet):

Belli bir toprağı, ordusu, hukuk sistemi ve halkı olan İl(Devlet), Bodun'ların birleşmesiyle meydana gelirdi. İl dağılsa bile onu oluşturan diğer yapılar korunduğu için yeni devlet kurmak kolaylaşıyordu. Bu durum göçebe bir yaşam tarzına sahip olan Türklerin varlıklarını koruyabilmelerinde ki en büyük etkenlerdendir.

 

Ekonomik Yapı

Tarım:

Göçebe bir yaşam tarzı binimseyen eski Türkler azda olsa yapılan tarım faaliyetleriyle buğday, darı, kendir, bezelye, bakla, üzüm yetiştiriciliği yapmışlardır. Yerleşik yaşama geçen Uygurlarla birlikte tarım gelişmeye başlamıştır.

 

Hayvancılık:

Ekonomik yaşamın temelini oluşturan hayvancılık faaliyetleri oldukça yoğundu. At, deve, koyun, sığır gibi hayvanların ticareti yapılırdı.

 

Ticaret:

İpek yolu üzerinde bulunmaları dolayısıyla canlı olan ticari faaliyelere önem vermişlerdir. Bu ticaret yolunu korumak ve faydalanmak için büyük mücadeleler verilmiş, Çin ve Bizans ile ticari anlaşmalar imzalanmıştır. Canlı hayvan, deri, kösele, kürk, hayvani gıdalar gibi ürünlerin ticareti yapılmıştır.

 

Dokuma ve El Sanatları

Hayvan yetiştirciliği beraberinde dokuma sanatının da gelişmesini sağlamıştır. Keçeden kilim ve halılar üretmişlerdir. Pazırık kurganında bulunan Türk halısı dünyanın ilk halısı olarak kabul edilir. Ahşap oymacılık, silah, at eğerleri, kemerler, altın, gümüş ve tunçtan yapılmış eserler önemli el sanatlarıdır.

 

Askeri Yapı

Türkler, ordu-millet anlayışı içinde oldukları için erkekler kadar kadınlar da savaşçı olarak yetişmekteydi. Türk ordusunun üç ana özelliği vardır: Ücretli değildir, daimidir ve genelde süvari birliklerinden oluşur. Türkler için savaş aynı zamanda bir sanat dalı haline gelmiştir. Türk askeri teşkilatına ait kayıtlar M.Ö 3.yy'a ait olup ilk düzenli ordu Hun devletinin kağanı Mete tarafından oluşturulmuştur. Ordunun başında Sübaşı'lar bulunurdu. Ordunun en rütbeli yöneticileridir. Bu görevi genellikle kağanın çocukları, kardeşleri ve yeğenleri yürütürdü. Sübaşılık'tan sonra gelen rütbe Çabış'lıktır. Eski Türk ordusunda en büyük birlik 10 bin kişilik ''Tümen'' adı verilen ve başında ''Tümenbaşı'' bulunduğu birliklerdir. Ondan sonra beşbin kişilik birlikler gelmektedir. Bu birliklerin başında ki yöneticiye ''beş bıng er başı'' denirdi. Savaş esnasında asker, komutana yüzdeyüz itaat etmek zorundadır. İtaatsizliğin cezası idamdır. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.