• DOLAR6,10281.09
  • EURO6,96891.17
  • ALTIN232,7351.44
  • BIST90.1861.64

Sanayi Devrimi

Sanayi Devrimi

Sanayi Devrimi üretimde kol gücünün yerini makinenin almasıdır. Peki Sanayi Devrimiyle birlikte nasıl gelişmeler olmuştur ve bunların sonuçları nelerdir?

Haber güncelleme tarihi 19.05.2017 09:51

18. ve 19. yüzyılların fırtınalı yıllarında siyasal ve toplumsal mücadelelerin arka planını oluşturan en önemli gelişme Sanayi Devrimi oldu.

Binlerce yıllık insanlık tarihinin ilk büyük sıçraması, günümüzden yaklaşık 12 bin yıl evvel insanların “yerleşik yaşama” geçmesiydi. Kimi tarihçiler tarafından “neolitik devrim” ya da “tarım devrimi” olarak da adlandırılan bu süreçte “bitkileri, hayvanları ve ateşi” evcilleştiren insanoğlu, yerleşik yaşama geçerek binlerce yıl sürecek uygarlık sürecinin ilk adımını atmıştı.

Bu tarihten 18. yüzyıla gelene kadar geleneksel toplumların temel faaliyeti olan tarım, uygarlıkların, siyasal yapıların ve toplumsal yaşamın biçimlenmesinin alt yapısını oluşturdu. Başlangıcı, kabaca 1700’lü yılların ikinci yarısına tarihlendirilen Sanayi Devrimi ise binlerce yıl boyunca oluşmuş olan, ekonomik, siyasal ve toplumsal yapıları altüst edip, yeniden biçimlendirerek, günümüze kadar gelecek temelini oluşturdu.

Sanayi Devrimi basitçe makine kullanımına geçiş olarak tarif edilse de, uygarlığın ilk dönemlerinden beri üretimde makine kullanımı görülmüştür. Değirmenlerden, ağırlıkları kaldırmaya yarayan çeşitli vinçlere, tekstilde kullanılan çıkrıklardan, demircilik de kullanılan körüklere kadar insanlar bir dizi alanda farklı makineleri kullanmışlardı.

Sanayi Devrimine esas anlamını veren makinelerde güç kaynağı olarak kol gücü yerine başta buhar olmak üzere farklı güç kaynaklarının kullanılmaya başlaması ve üretimin giderek kitleselleşmesiydi. Bir güç kaynağı olarak buharın kullanılmaya başlamasından hemen önce, daha 15. yüzyılda Avrupa’da ticari kapitalizm ile birlikte özellikle tekstil alanında “manifaktür” olarak adlandırılan küçük atölyeler ortaya çıkmış, dar çerçeveli de olsa üretimde kitleselleşme başlamıştı.

sanayi-devrimi-gelismeler.jpeg

İngiltere’nin Sanayi Devrimi’nde öncü bir rol oynaması tesadüf değildi. Daha 1640 gibi erken bir tarihte, parlamento ile kral arasında başlayan ve kısa sürede iç savaşa dönüşen mücadele, 1649’da dönemin Kralı I. Charles’ın idamı ve yeni yükselmekte olan burjuvazinin çoğunlukta bulunduğu parlamentonun (Avam Kamarası) iktidarını güçlendirmesiyle sonuçlanmıştı.

Bu dönemden sonra İngiltere’de kapitalist ekonominin önündeki engellerin hızla kaldırılması, Sanayi Devrimi’nin gerçekleşeceği zemini de hazırladı. Devletin sistemli ve yoğun yardımıyla desteklenen ihracat içinde, başta pamuklu dokuma olmak üzere, tekstil, sanayinin öncü sektörü haline geldi. Artan ihracat hem deniz taşımacılığında, hem de ülke içi karayolu taşımacılığında yenilikler için teşvik edici oldu.

Devlet, tüccarlar, imalatçılar için teknik buluşlar ve yatırım malları sanayinin gelişmesi için önemli desteklerde bulundu. Bu destekleri arkasına alan yatırımcılar, üretimi arttırmanın yollarını aramaya, bir yandan iplik bükme ve dokumayı hızlandıracak araçlar üzerinde kafa yorarken bir yandan da bu araçları çalıştırmakta kol gücünün yerine kullanabilecekleri yeni güç kaynakları arayışına girmişlerdi.

Geleneksel makine kullanımından farklı olarak Sanayi Devrimi’ne asıl anlamını veren olay ise bir güç kaynağı olarak buharın makinelerde kullanılması oldu. İngiliz mucit ve girişimci Thomas Savery (1650-1715), basit ve kaba bir buhar makinesi yapıp, daha 1698 gibi erken bir tarihte patentini almıştı.

sanayi-devrimi-tarihi sonuçlar.jpg

Kısa bir süre sonra, 1712 yılında Thomas Newcomen’in (1663-1729) tasarladığı buhar makinesi, Savery’nin icadını bir adım öteye taşıyordu. Newcomen’in tasarladığı makine hantal olmasına rağmen, özellikle kömür madenlerinde, geniş bir kullanım alanı buluyor ve kısa süre içerisinde yüzlerce Newcomen makinesi yapılıyordu.

Newcomen’in buharlı makinesinin yaygınlaşmaya başladığı bu yıllarda, dokuma alanında da ilk yenilikler görülmeye başlandı. Kendisi de bir dokumacı olan John Kay’in (1704-1779) 1733 yılında imal ettiği uçan mekik (flying shuttle), iki kişinin büktüğü kadar ipliği, aynı sürede tek kişinin bükmesini sağlıyordu.

1764’te James Hargreavas (1720-1778) adındaki dokumacı ve mucit, karısına adayarak, adını “eğiren Jenny” (spinning Jenny) koyduğu bir iplik eğirme tezgahı yaptı. Sürekli geliştirilen tezgah 1779 yılında iplik eğirmedeki verimliliği dokuz kat arttırmıştı. 1765 yılında James Watt (1736-1819), Newcomen’in buhar makinesine, buharı yoğunlaştıracak ikinci bir bölme ekleyerek, daha az yakıt ile daha fazla güç elde etmeyi başarmış, makinenin çalışmasını çok daha verimli hale getirmişti.

Watt’ın yeni makinesi Sanayi Devrimi’nin simgesi haline geldi. Buhar makineleri artık madenlerde pompalama işlerinde kullanılmaktan öte, başka birçok alanda da kullanılmaya elverişli hale geldi. Tekstilde pamuk ipliği makineleri, matkap makineleri, imalat makineleri, metal işlerinde kullanılan tornalar ve silindirler, ocaklara hava üflemekte kullanılan mekanizmalar bu yeni teknolojiyi kullanarak yaygınlaştılar.

sanayi-devrimi-sonuclari.jpg

Buhar enerji kaynağı haline gelince kömür ve demir de sanayinin belkemiği oldu. 1800’lerin başında, daha önceleri ahşaptan yapılan birçok makine ile makine parçası artık çok daha dayanıklı olan demirden yapılmaya başlamıştı. Demire duyulan bu ihtiyaç kömür madenciliğini ve demir-çelik yani metalürji sektörünü geliştirdi.

Buhar makinesinin yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla ekonomide bir üretim patlaması gerçekleşirken, buharlı gemi ve demiryolu ulaşımının devreye girmesiyle büyük bir dönüşüm başlamış, Sanayi Devrimi ağır sanayiye de sıçramıştı.

Başta emperyalizm olmak üzere 19. yüzyıl ortalarından itibaren ortaya çıkan gelişmeler, Sanayi Devrimi sonrasında dünya ekonomisinde meydana gelen bu büyük dönüşümün eseridir. Buhar gücünün üretimde ve ulaşımda kullanılmasıyla birlikte, üretim birimlerinin ve şehirlerin görüntüsü de değişmeye başladı. Fabrikalar temel üretim birimleri olarak ortaya çıkarken, şehirler giderek kalabalıklaşan nüfusları barındıran büyük merkezler haline gelmeye başladılar.

sanayi-devrimi-tarihi-gelismeler.jpg

İngiltere’de başlayan Sanayi Devrimi’nin Batı Avrupa’ya yayılması, bu coğrafyanın, geleneksel üretim yapan dünyanın geri kalan bölgelerine üstünlük kurmasını sağladı. Fabrikalarda üretilen mallar sadece Batı dünyasının ekonomik ve toplumsal yapısını değiştirmekle kalmadı; yeryüzün her yerindeki geleneksel el zanaatları ile yapılan üretim, kitle üretiminin rekabetine dayanamayarak, gerilemeye başladı. Sanayi Devrimi’nin en belirgin özelliği, üretim miktarlarında görülen büyük artış oldu.

Daha fazla üretimin gerektirdiği daha fazla hammadde, bunların zamanında yerlerine ulaşmasını sağlayacak daha hızlı ve dakik ulaştırma, teknolojiyi kullanabilecek ve geliştirebilecek daha fazla okumuş insan ve giderek daha büyük sermayesi olan, daha çok insan çalıştıran, daha büyük şirketlerin ortaya çıkışı toplumun yapısını tamamen değiştirdi.

Modern sanayi ve fabrikaların ortaya çıkışı sadece toplumun yapısını ve toplumsal düzeni kökten değiştirmekle kalmadı, insanların yapma etme biçimini olduğu kadar düşünme biçimlerini de değiştirdi. Bu gelişmelerin toplumsal ve siyasal açıdan önemli sonuçları oldu: Burjuva sınıfının yapısı değişirken, köyden şehirlere göç giderek arttı. Şehirlerde sayıları sürekli artan işçi sınıfı kısa süre içinde toplumsal ve siyasal bir güç haline geldi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.