Geçmişten Günümüze Siyahi Amerikalıların Yaşadıkları

Amerika'da yaşayan 'Siyah Amerikalılar' kimlerdir, onlara verilen haklar nelerdir? Sizlere geçmişten günümüze Siyah Amerikalıların her alandaki yaşamlarını, onlara bakış açılarını anlatacağız.
Geçmişten Günümüze Siyahi Amerikalıların Yaşadıkları

Nerede bir ezilen görüyorsak, anlıyor ve onlara canı gönülden katılıyoruz. Siyahi Amerikalılar Hareketi, İsrail'in Gazze'deki Filistin halkına karşı yaptığı katliamlara baktıkları zaman kendilerini gördüklerini dile getirdiler. Afroamerikan ya da Siyahi Amerikalılar olarak adlandırılan bu sınıflandırma içinde yer alan insanlar neler yaşadılar, ne gibi haklarından yoksun kaldılar. Sizlere geniş bir şekilde Siyahi Amerikalıları anlatacağız.

Siyahi Amerikalılar herhangi bir siyahi nüfusa dayanan Amerika Birleşik Devletleri yurttaşlarına deniyor. Beyazlar 15. yüzyılda bu topraklara bastığı zaman bu topraklarda hiç siyah insan yoktu. Günümüzde ise Amerika’daki siyahilerin nüfusu %14’lerdedir. 1619 yıllarında Felemenk gemisiyle Kuzey Amerika’ya getirilen Afrikalı köleler, Virginia’daki İngiliz kolonisine satılmıştır. Başlangıçta ev hizmetleri gören kölelerin büyük çoğunluğu tütün ve pamuk tarlalarında çalışmaya başlatıldı. Kölelere gereksinim duyulduğu için köle ticareti de hızlı bir şekilde büyüdü. 1680’şi yıllarda Virginia’da yaklaşık 2 bin köle varken bu sayı 19.yüzyılda 4 milyona çıktı. Bir köle alınıp satılabilir, borç karşılığında birine verilebilir, karısı ve çocukları satılabilirdi. Ayrıca kölelerin mülk edinme hakkı, seçme seçilme hakkı, eğitim, beyazlarla ilgili davalar da tanıklık etme haklarında yoksundular. Yani kölelerin hiçbir hakları yoktu; insan yerine koyulmazlardı.

Tarım Emekçisi Siyahlar

1793 yılında Eli Whitney’nin çıçır makinemsini bulmasıyla beraber pamuk üretimi hızlandı. Öteki tarım ürünleri geri planda kalarak köle ihtiyacı da artmıştı. Diğer bölgelerdeki köle nüfusu ve Afrika’daki köle nüfusuna da tekrardan ihtiyaç duyulmuştu. Böylelikle Amerika’daki köle nüfusunda iyice bir artış gerçekleşmişti. Kölelerin doğan çocuklarının da köle hükmüne sahip olmasıyla birlikte iyice artış göstermişti.

Özgürlük Koşulları

 

siyahi12.jpg

Bir kölenin özgürlüğünü kazanma olasılığı büsbütün yok edilemezdi. Hindistan’daki gibi kesin sınırlarla çizilmemişti. Örneğin; çok iyi derecede hakkını vererek çalışmış, başarılara imza atmış köleler azat edilebilirdi. Ölüm döşeğinde olan bir köle de sahibi tarafından özgürlüklerinin bağışlandığı ya da çalışarak kazandıkları paralardan dolayı özgürlüklerini satın alabilirlerdi; diğer bir seçenek ise ölümü göze alarak kaçmaktı. Bu özgürlükler yine de bir beyazın gibi özgür olmalarını sağlamıyordu. Özgürlüğünü kazanan bir siyah yine oy kullanamaz, bir beyaza karşı tanıklık edemez, beyaz biriyle evlenemezdi. Sadece mülkiyet hakkına sahip olabilir, kendi işini kendi kurabilirdi. Bu kölelik durumu 1800’lü yıllara kadar devam etmişti. 1808 yılında Başkan Thomas Jefferson’un önerisiyle resmi olarak sona ermiştir. Ancak ekonomisi köle ticaretine dayanan güney eyaletlerde bu durum devam etti. Köleliğin tamamen bitmesi siyah-beyaz renk ayrımını son vermemişti. Siyahlar çeşitli kısıtlamalara sahipti. Siyah ve Beyazların okulları ayrı; birçok meslek gruplarında siyahlara hak verilmiyordu, sokaklar, mezarlıklar hatta lokantaları bile ayrıydı. Aynı kent içinde farklı yerlerde yaşıyorlardı. Bu derece bir ayrım söz konusuydu. Bu durum iyiden iyiye sorunlar ortaya çıkarmaya başlatmıştı.

 

İlk Ayaklanmalar

ABD’de büyük köle ayaklanması 1800 yıllarında Gabriel Prosser tarafından 1.000’den fazla köleyle birlikte Virginiya’da bağımsız bir devlet kurmak amacıyla başlatıldı. Bu ayaklanma sonrası Prosser’unda içinde bulunduğu 34 kişi idam edildi. Şiddetle bastırılmasına karşın beyazların siyahilerden duyduğu korkunun artmasına neden oldu. Bunun gibi birçok ayaklanma oldu.

Bir diğer ayaklanmada şu şekilde olmuştur; Virginia’da varlıklı bir kişinin kölesi olan Nat Turner, 20 yaşında bir başka köle sahibine satıldı. 1831 yılında bir kez daha satılan Turner, bir zanaatkârın kölesi oldu. Tanrı’nın onu siyahları kurtarmak için görevlendirdiği inancına sahip olarak; ilk olarak ailesiyle birlikte sahibini ve 51 beyazı öldürerek ayaklanmayı başlatmışlardır.  Sayıları 75’i aşmayan ayaklanmacıların disiplinsiz hareketleri sonucu kısa bir sürede dağıldılar. Bu ayaklanmayı yapanlar ve ilgisi bulunmayan bir çok siyahi öldürüldü. Böylelikle siyahilere karşı şiddet artmıştı.

 

Kölelerin Özgürlüklerini Kazanması

siyahi-ogrenci.jpg

 

1805’lerde Gazeteci Willam Lloyd Garrison önderliğinde kurulan ve köleliği kaldımayı amaçlayan Amerika Kölelikle Mücadele Derneği’nin üyeleri çoğunlukla din adamları, aydınlar ve özgür Siyahlar’dan oluşuyordu. Kölelerin özgürlük kazanması sadece resmi belgelerden yola çıkılarak yapılacak bir şey değildi. Eğer siyahileri gerçekten özgür kılmak isteniyorsa bu toplumdaki algıyla alakalı bir şeydi. Toplumdaki ayrımcılık ve bakış açıları aslında onları sınırlıyordu. Bu en iyi nasıl aşılabilirdi? Tabii ki de edebiyatla, gazeteyle yani iletişim mecralarıyla aşılabilinirdi.

David Walker, Prince Hall, Richard Allen Siyahlar’ın hakları kadar kadın hakları içinde mücadele eden Sojourner Truth, özgürlük hareketinin başarıya ulaşmasını sağlayan Siyahlar’dan sadece bir kaçıdır.

 

siyahi2.jpg

 

Siyahların özgürlüklerini kazanması, beyazlar gibi özgür oldukları anlamına gelmiyorladı. Siyahilerin özgürlüklerini kazanmasıyla birlikte beyazlara olan bağımlılıkları devam etti. Bu özgürlük bilinenin aksine bir sürü kısıtlayıcı unsur içeriyordu.

 

Sanayi İşçisi Siyahlar

Siyahlar ilk kez I. Dünya Savaşı’ndan sonra fabrikalarda çalışmaya başladı. İşçilere fabrikalarda fazla ihtiyaç olduğu için Siyahilere de yeni ekmek kapısı açıldı. Artık beyazlar ve siyahlar aynı koşullar içinde çalışıyorlardı. İlk etapta siyahlara sendika hakkı verilmiyordu, bundan dolayı siyahlar kendilerine bağımsız bir sendika kurdular ancak beyaz işçilerle sürekli karşı karşıya gelmeleri siyahları sendikalardan soğuttu. Daha sonraları sendikaların kitlesel olmasıyla birlikte beyazlar ve siyahlar yan yana yer aldı böylelikle işçiler arasındaki renk ayrımcılığı azaldı.

 

siyahi-isci1.jpg

 

"Ben bir insanım. Ne acıdır ki, bunu anlatmak için yürüyüş yapıyorum; insan olduğumu bile anlatmak zorunda kalıyorum. Benim insan olduğumu, bir canım olduğunu kabul etmeyenler, yaşama hakkımı nasıl kabullenecekler!"

Siyahilerin yavaş yavaş askeri anlamada kazandıkları başarılarından dolayı üst rütbelere çıktı. 1975’lerde ilk kez ABD’de bir Siyah, Daniel James hava kuvvetlerinde generalliğe yükseltildi.

İnsanlığı Kurtarmak İçin Birleşenler (PUSH) hareketini örgütleyen Jesse Jackson, 1988’de Demokrat Parti başkan adayı kazanmasa da siyahlar ve ırk ayrımına karşı olan beyazlar tarafından desteklenmiştir. Günümüzde ilk defa bir Siyahi başbakan oldu. Brack Obama, 2 dönem üst üste ABD’de başbakanlık görevini üstendi.

Sanat alanında, sporda, sinemada ve daha birçok alanda Siyahiler önemli konumlara gelmişlerdir. Bugün baktığımız zaman en iyi futbolcular, sanatçılar ve daha birçok açıdan başarı sağlayanlar siyahilerden oluşmaktadır.

 

Negro Kelimesini kullanmakta kaçınalım!

Eti'nin siyah kremalı olan bisküvitinin adı "Negro"'dur. Çoğumuz tarafından dile gelen bu kelimenin anlamı nedir? Zenci anlamına gelen bu sözcük, geçmişte siyahileri aşağılamak için kullanılmıştır. Bunun için bu kelimeyi kullanmaktan sakınalım, özellikle de bir Siyahi'nin yanında.

 

siyahi1.jpg

 

Özgürlüğe kanat açmak istiyorsan, doruklara uçmalısın. Che Guevara’nın söylediği gibi: “Özgürlük verilmez alınır.” Çeşitli yollarla yaptıkları mücadeleler sonucu kölelikten kurtularak, devletin önemli konumlarında yer almışlardır. Günümüzde her ne kadar ayrım yapılıp, dışlansalar da kazandıları başarılar görmezden gelinemez. Bizler bir insan olarak,  insanlığımızla hareket edip renk, cinsiyet, ırk, mezhep  gibi ayrımlar yapmamalıyız.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.