• DOLAR6,03683.18
  • EURO6,88813.60
  • ALTIN228,223-0.53
  • BIST88.7351.83

Ay' a Gerçekten Ayak Basıldı Mı

Ay' a Gerçekten  Ayak Basıldı Mı

Ay’ a ilk ayak basan insan olarak öğrendiğimiz Amerikalı astronot Neil Armstrong, gerçekten Ay’ a indi mi? Yoksa Ay yüzeyine henüz insan gidemedi mi? Bu yazımızda inceliyoruz.

Haber güncelleme tarihi 16.05.2017 12:41

İlk Ay Yolculuğu

Ay’ a yapılan ilk insanlı yolculuk 20 Temmuz 1969 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından Apollo 11 uzay aracıyla yapıldı. Ay yüzeyine ilk adım atan insan olan Neil Armstrong, “Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım…” ifadeleri kullandı. Yıllarca kitaplarda bu şekilde anlatıldı. Amerika Birleşik Devletleri, Ay yüzeyine insan gönderen ilk devlet olmuştu. Yayınlanan görüntüler ile ay yüzeyinde yürüyen astronotlar ve Amerikan bayrağı dünyanın hafızasında yer etmişti. Acaba gerçek miydi?

 Amerika o dönemde Sovyet Rusya ile olan uzay yarışında geride kalmıştı. Uzay çalışmaları için NASA, 20 milyar dolardan fazla para harcamış ve bu paralar vergiler ile halktan kesilmiştir. Halk, Sovyetlerin uzay başarılarına cevap veremeyen NASA’ ya karşı ödediği vergiler yüzünden günden güne artan bir öfke besliyordu. Bunun üstüne cevap gecikmedi ve NASA Ay yüzeyine insan göndererek Sovyetler ile yapılan uzay yarışını kazanmıştı.

Hikayenin Arka Planında Neler Var?

Uzaya yapılan ilk insan yolculuğu 12 Nisan 1961 yılında Sovyetler’ in Vostok adını verdiği uzay gemisi ile Yuri Gagarin tarafından yapıldı. Sovyetler uzaya ilk insanlı uçuşu gerçekleştirmişti. İlk kez böyle bir deneyim gerçekleştirildiği için Yuri Gagarin’ in rütbesi uzay aracı daha yörüngedeyken yükseltilmişti. Nedeni ise ilk kez denendiği için inişte başarısız olma ve ölme ihtimalinin olduğu düşüncesidir.

Sovyetler uzay yarışında 1-0 öne geçmiş bulunuyordu. Amerika’ nın bir karşılık vermesi gerekiyordu fakat veremiyordu. Uzaya insan göndermek durumu eşitlemeyecekti. Daha ileri gidilmesi gerekiyordu. Aynı dönemlerde Vietnam başarısızlığının etkileri de Amerikan Hükümeti’ nin üstünde baskı yaratıyordu. Bunun üzerine uzay çalışmaları için alınan vergiler ve harcanan 20 milyar dolardan fazla para da eklenince durum içinden çıkılmaz bir hal almıştı. Hükümet düğmeye bastı ve Ay yolculuğu planını açıkladı. Bu tüm dünyada olay yaratmıştı. Gündem birden değişmişti. Henüz sadece uzaya çıkabilmiş insanoğlu için Ay’ a gitmek çok büyük bir gelişmeydi.

Yapılan hazırlıklar ile Apollo 11 uzay aracı başarılı şekilde görevini yaptı ve Ay’ a iniş gerçekleşti. Bu olay soncunda Amerika uzay yarışını kazanmıştı ve Sovyetler’ in üzerinde rekabet edilemeyeceği düşüncesi yaratmış, psikolojik anlamda üstünlük kurmayı sağlamıştı. Başarısız olunsaydı vergilerin hesabını soracak olan halk, bu gelişme ile gururlanmıştı. Verdikleri paraların boşa gitmediğini düşünüyorlardı. Bununla birlikte Vietnam savaşının etkileri çok çabuk unutulmuştu ve bu uzay zaferi Amerika Birleşik Devletleri için sembol olmuştu.

Gerçekten Gidildi Mi?

O dönem teknolojisiyle Ay yüzeyine inen astronotların çektiği fotoğraf ve videolar sadece NASA üssü tarafından kaydedilmişti. Televizyon kanalları yayını aynı anda alamıyorlardı. Bu yüzden basın toplantısı düzenlenerek görüntüler izlettirilmiş ve televizyonlar bu görüntüleri kaydetmek suretiyle yayınlamışlardı. Görüntü teknolojilerinin gelişmemiş olması sebebiyle görüntüler yansıtılan ekrandan çekildiği için kalite düşüktü ve net incelenme fırsatı sunmuyordu.

O dönem daha Amerika duyuruyu yaptığı anda Sovyetler, bunun bir yalandan ibaret olduğunu ve henüz böyle bir gelişmenin mümkün olmayacağını iddia etmişti. Fakat reklam kampanyaları ve insanlar üzerindeki etkileri öyle büyük olmuştur ki kimse Sovyetler’ e kulak asmamıştır. Halk, aradaki soğuk savaşın ve rekabetin verdiği çekememezlik sebebiyle Sovyetler’ in bu söylediklerini, yenilgiyi kabul etmek istemediklerinin bir kanıtı olduğuna inanmıştı.

Şüphe Uyandıran Konular

aya-inis.jpg

Fotoğrafta uzay aracının ay yüzeyine iniş yaptığı yerde, iniş izi ya da çukur görünmemektedir.

Aradan yıllar geçti ve bir gün Avustralyalı bilimadamı John Sarkassian, orijinal görüntüleri inceleme talebiyle NASA’ ya başvurdu. Gelen yanıt ise kasetlerin bulunamadığı yönündeydi. NASA bünyesinde kimse kasetlerin yerini bilmiyordu. O dönem teknolojisinde, görüntüler manyetik bantlara kaydedilmişti ve bantların bozulma ihtimalleri bulunuyordu. Dijital ortama kayıt etmek isteyen kişiler dahil kimse görüntülere ulaşamadı. NASA kasetleri bir türlü bulamadı.

Bilim dünyası NASA’ nın bu hareketi karşısında şaşkına dönmüştü. Görüntülerin incelenmesinin sakıncası olduğunu düşünüyorlarsa bu işte bir bit yeniği olduğu fikri yayılmıştı. Bunun üzerine yayınlanan video görüntüleri düşük kalitede de olsa inceleme altına alındı. Çıkan sonuçlar ise şaşırtıcıydı.

İncelenen video görüntülerine göre çıkan iddialardan bazıları şöyle:

  • Astronotların görüntü aldığı sırada Ay yüzeyi 130-140 santigrat derece civarında olmalıdır. Bu sıcaklıkta astronotlar kıyafetli dahi olsalar rahatsız olurlar. Görüntülerde rahat görünüyorlar. Ayrıca bu sıcakta manyetik bantlar erir.
  • Atmosferi olmayan Ay yüzeyindeki taşlar, Güneş’ ten gelen ışınlarla bu kadar güçlü gölge oluşturamazlar.
  • Güneşin radyoaktif dalgalarını atmosferde tutan tabaka ayda bulunmuyor. Rusya bu sorunu çözemedikleri için insan göndermenin mümkün olmadığını söylüyorlar. Astronotların bu derece radyasyona maruz kalmaması için uzay mekiğinin kalın bir kurşun tabakayla kaplı olması gerekirdi. (Yaklaşık 2-3 metrelik kurşun tabaka)
  • Aydaki yerçekiminin dünyadan 6 kat daha az olmasına rağmen astronotların yürüme ile zıplama hareketlerine bakıldığında dünyadaki kadar zıplayabildikleri ve yürüyebildikleri görülüyor. (Üzerlerindeki kıyafetin ağırlığını hesaplasanız da bu seviyede zıplayabilmeleri için kıyafetlerin yaklaşık 350-400 kilogram ağırlık yapması gerekiyor.)
  • Uzay yüzeyinde Neil Armstrong’ un ayak izleri görülüyor fakat 1 tonluk diğer uzay aracının izleri neden mevcut değil.
  • Dikilen Amerikan bayrağının gölgesi neden yok?
  • Uzay mekiğinin inip kalkabilmesi için güçlü iticileri bulunuyor. Ay yüzeyine inerken bu iticiler bir çukur ya da krater oluşturmadı?
  • Yüzeye inen mekik o kadar temiz inmiş ki ayaklarında bir tane toz bulunmuyor.
  • Astronotların gölge boyları arasındaki fark nasıl oluşuyor?
  • Astronot mekikten inerken onun gölgesinde kalması gerekiyor. Atmosferin olmadığı bir ortamda ışık yansımaları zayıf olurken nasıl bütün detaylarıyla astronotun kıyafetleri dahil net görünüyor?
  • Atmosfersiz alandan uzay boşluğuna bakıldığında neden hiç yıldız görünmüyor?
  • Eğer 1969 yılında o teknolojiyle Amerika Ay yüzeyine insan gönderebilmişse bugüne kadar Ay Amerika’ nın neden uzay üssü konumunda değil?

Bu sorular gibi daha birçok yanıtı verilmeyen soru mevcut. NASA ikna edici açıklamaları bir türlü yapamıyor. Videolar da bulunamadığı için görüntüler tekrar incelenemiyor. Yani tam bir kısır döngü…

NASA tüm bu iddiaları yalanlarken Ay yüzeyine gidildiğinin kesin olduğunu belirtiyor. Akıllara şu soru geliyor. “Neil Armstrong ve ekibinin uzay gemisini ve uzay mekiğini kontrol eden bilgisayarların işlemci gücü, iPhone 4 model telefonun işlemci gücünden daha düşüktü. Buna rağmen hala daha günümüzde Ay yüzeyine insanlı yolculuk niçin yapılamıyor?” Bir soru daha; “Japonya bu teknolojisine rağmen Ay yüzeyine hala daha niçin insan gönderemedi?

Soruların cevapları çok basit çünkü Ay’ a insan göndermek sorun değil. Asıl sorun, atmosferi olmayan bir yere gönderilen insanın maruz kalacağı şartlardan ve radyasyondan sonra, onu nasıl sağ salim geri getirecekleri… Bilim insanları bunu çözdüğü zaman gezegenler arası yolculuklar da mümkün olacak.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.