• DOLAR5,34130.47
  • EURO6,08981.17
  • ALTIN208,9900.19
  • BIST93.6160.34

Rusya Hakkında Bilmeniz Gereken İlginç Bilgiler

Rusya Hakkında Bilmeniz Gereken İlginç Bilgiler

Yüzölçümü bakımından dünya yaşam alanının sekizde birini kapsayan Rusya hakkında gerek kültürüne, gerek tarihine dair çok şaşıracağınız bilgileri derlediğimiz bu içeriğe mutlaka göz atmalısınız.

Haber güncelleme tarihi 13.09.2018 17:50

Rusya Hakkında Çok Şaşırtıcı İlginç Bilgiler

Kuzeyinde Kuzey Kutup Denizi, doğusunda Pasifik Okyanus’u bulunan, dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi Rusya hakkında en ilginç ve gerçek bilgileri bu içeriğimizde sizler için derledik.

rusya-hakkinda-cok-sasirtici-ilginc-bilgiler.jpg

Rusya Gezilecek Yerler


Sis Perdesiyle Örtülmüş Bir Bulmaca

"Rusya adeta bir muammanın ortasında, sis perdesiyle örtülmüş bir bulmaca” İşte bu sözü 1939'da Winston Churcill söylemiş. Evet. Gerçekten de Rusya, içinde bulunduğu coğrafik koşullar nedeniyle bir türlü işgal edilememiş ve hatta işgal edenlerin de sonu olmuştur. 

sis-perdesiyle-ortulmus-bir-bulmaca.jpg

Moskova Gezilecek Yerler


Yüzölçümü En Büyük Ülke

Rusya'nın resmi adı Rusya Federasyonu’dur. 17 milyon 125 bin 200 km² yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesidir. Dünyadaki ekilebilir arazinin ise %10'una sahiptir.

yuzolcumu-en-buyuk-ulke.gif


Rus Ülkesi Rosia

Rusya'nın adı, Bizans İmparatorluğu tarafından telaffuz edilen "Rosia" yani "Rus Ülkesi" kelimesinden gelmektedir.

rus-ulkesi-rosia.jpg


Anlam Yüklü Bayrak

Rus bayrağındaki renkler, Panslavizm renkleri olan mavi, beyaz ve kırmızıdan oluşmaktadır. Slav kökenli uluslar bayraklarında genelde mavi, beyaz ve kırmızı renkleri tercih etmişlerdir. Beyaz: Asillik, soyluluk, büyüklük, açık yüreklilik, samimiyet. Mavi: Bağlılık, sadakat, vefa, namus, dürüstlük, kusursuzluk, ahlaki temizlik. Kırmızı: Cesaret, yiğitlik, mertlik, yüreklilik, gönül yüceliği, alicenaplık ve sevgiyi simgeler.

rus-bayragi.jpg


Hem Asya Hem Avrupa

Rusya hem Avrupa'da hem de Asya’da toprakları bulunan bir ülkedir ve üç bölgeden oluşur. Bunlar Avrupa Rusyası; Sibirya Bölgesi ve Uzakdoğu Rusya olarak söylenebilir. Rusya toprak büyüklüğünden dolayı hem Asya'dan hem de Avrupa'dan birçok ülkeyle komşudur. Batı'dan Doğu'ya sayacak olursak Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Belarus, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Moğolistan, Çin Halk Cumhuriyeti ve Kuzey Kore ile komşudur.


Plüton’dan Büyük Yüzölçümüne Sahiptir

Rusya'nın yüzölçümü Plüton'un toplam yüzölçümünden daha büyüktür.

pluton’dan-buyuk.png


Nüfusun Çoğu Avrupa Bölgesinde

Rusya, ilhak ettiği Kırım ve Sivastopol'u saymazsak 145 milyon nüfusa sahiptir. Nüfusun yaklaşık %77'si Rusya'nın Avrupa bölgesinde yaşamaktadır. Toplam nüfusun %80'ini Ruslar oluşturur. Rusya Devlet İstatistik Kurumu'nun 2014 verilerine göre kadın nüfusu erkek nüfusundan 10.5 milyon fazladır. Kadın ve erkek nüfusları arasındaki bu uçurum kentsel bölgelerde daha da büyüyor.

rusya-nufusu.jpg


9 Farklı Saat Dilimi!

Rusya günümüzde 9 farklı saat dilimi kullanmaktadır. Rusya için "güneşin batmadığı ülke" desek yeridir.

9-farkli-saat-dilimi!.png


Ata Yurtları Ukrayna

Rusya ilk olarak Ukrayna'nın başkenti Kiev'de kuruldu. Evet, yanlış duymadınız.  Rusya'nın ata yurdu Ukrayna'dır. Kurulduktan sonra Kiev Knezliği, bir dizi küçük devletler halinde parçalandı. 1237-1240 yılları arasındaki Moğol istilası, Kiev Knezliği'ne son darbeyi vurarak yıkılmasına ve Slav nüfusunun yarısını kaybetmesine yol açtı. Daha sonra kurulan Türk-Moğol devleti olan Altın Orda Devleti'nin kolları haline geldi. Kıpçaklar ve Peçenekler gibi göçebe Türk boyları tarafından sürekli yapılan akınlar Slav nüfusun kuzeyde güvenli yoğun ormanlık bölgelere göç etmelerine neden oldu.

ukrayna-tarihi.jpg

Kiev Knezliği'nden parçalanan prenslikler yavaş yavaş yeniden birleşip, Moskova Knezliği'ni kurmuş ve Kiev Knezliği'nin kültürel ve siyasi mirasının ardılı olmuştur. 1382 yılında Altın Orda Devleti Hanı Toktamış Han Moskova'yı kuşattı. Başarı gösteremeyince hileye başvurarak para karşılığında kuşatmayı kaldıracağına dair söz vermesine rağmen şehrin kapılarının açılması üzerine şehre saldırarak yerle bir etti ve büyük ganimetler elde etti. 18. yüzyıla gelindiğinde ise dengeler değişti ve büyük ölçüde fetih, ilhak ve keşif yoluyla Polonya'dan Alaska’ya kadar uzanan tarihin en büyük üçüncü imparatorluğu olan Rus İmparatorluğu haline geldi.

rusyanin-atasi-ukrayna.jpg

Ukrayna Gezilecek Yerler


Napolyon ve Hitler’in Sonunu Getirdiler

Rusları düzenli ordu disiplinine sokan ve ilk defa Avrupa coğrafyasına girmelerini sağlayanlar Türklerdir. Ruslar savaşçı kimliğini Avarlar'dan almışlardır. Rus askeri geleneğinde kış mevsimine  "General Kış" denir. Uçsuz bucaksız Rus toprakları işgale gelen orduların mezarı olmasıyla bilinir. Bu özelliğinin ana nedeni Rusya'nın o sert kışıdır.

napolyon.jpg

Ruslar sert koşullara dayanabilen yarı asyalı bir millet oldukları için tarih boyunca kışı kendi avantajlarına olabildiğince kullanmışlar, ülkenin sonbaharda yağışların olduğu ve çamurlardan dolayı adeta bataklık haline döndüğü "Rasputitsa" adını verdikleri dönem ile kış gelene dek oyalama taktiği ve gelen işgalcilerin faydalanmaması için ulaşım, barınma, gıda sağlayan tüm unsurların yok edildiği "Yanmış Toprak Politikası" uygulamışlar. İşgalci birliklerin etkisi azalınca da karşı saldırı yapmış ve ağır kayıplar yaşatmışlardır. Rusya'nın hava muhalefetine dayalı taktiği Napolyon ve Hitler'in sonunu getirmiştir.

hitler-rusya.jpg

Napolyon, Hitler'e göre nispeten daha başarılı olmuştur. Çünkü Moskova'ya girebilmiştir. Hitler ise St. Petersburg'a girmiş ve hatta St. Petersburg kentinde bulunan The Astoria Hotel'de kutlama yemeği yemiştir. Fakat Moskova'dan önce geri püskürtülmüştür. Napolyon ise gücünün doruğundayken General Kış'la birlikte inatçı bir direniş sonucu ordusunun %95'ini kaybetmiştir. Rus Ordusu gücünü kaybeden Napolyon'u Avrupa'ya kadar sürmüş ve sonunda da Paris'e girmiştir. Ruslar aynı taktikle Hitler'in de sonunu getirmiştir.


Büyük Dedikodu; Baltacı Mehmed-Katerina

Osmanlı Döneminden günümüze kadar ulaşan en büyük dedikodu, Baltacı Mehmed Paşa ve Rus Çariçe Katerina ilişkisidir. Peki bu olayın aslı neydi ve gerçekte neler yaşanmıştı? İsveç'i savaşta bozguna uğratan  Rus Hükümdar Çar Büyük Petro, İsveç Kralı'nın Osmanlı Devleti'ne sığınmasıyla Rus-Osmanlı ilişkileri kopma noktasına gelmiştir. İsveç karşısında galip gelen Petro, Osmanlı içindeki hristiyanların da destek vereceğini düşünerek savaşmayı göze almıştı. Fakat Petro'nun umduğu gibi olmadı. 1711 Prut Savaşı'nda Osmanlı ordusu çok hızlı davranarak Tuna Nehri’ni geçti.

baltaci-mehmed-katerina.jpg

60 bin askerine karşı 140 bin kişilik Osmanlı ordusunu gören Petro adeta bozguna uğramıştı. Sayıca üstün olan Osmanlılar kısa sürede Rus ordusunun etrafını sardı. 20 Temmuz günü bütün Rus ordusu Tuna nehrinin kenarına sıkıştırıldı. Artık kaçacak hiçbir yer kalmamıştı. Rus ordusu hendekler kazarak geriye kalan askerleri ve toplarıyla iyi bir savunma hattı oluşturdu. Fakat Osmanlı'nın uzun süre boyunca Rus ordusunu kuşatacak kuvveti vardı. Oysa Rus ordusunun besini ve cephanesi tükenmekteydi. Büyük Petro çaresizce bu kuşatmadan çıkışın yollarını arıyordu. Osmanlı ordusu ise sabırsızlıkla son taarruz emrini beklemekteydi. Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa da taarruz emrini çıkartmak için uygun anı bekliyordu. Tam bu anda tarihin seyrini değiştirecek bir şey oldu. Petro'nun karısı Katerina, Osmanlı'ya teslim olarak bir barış teklifinde bulunmayı önerdi.

rus-carice-katerina.jpg

Osmanlı, Türk-İslam geleneklerince aman dileyerek teslim olan düşmanlarını öldürmüyordu. Baltacı Mehmed Paşa tarihteki yenilgileri göz önüne getirerek hiçbir riske girmemek adına Rusya'nın barış teklifini kabul etti. İşte asıl dedikodular da bu olaydan sonra başladı.  Zira Rusya bu barışın şartlarını layıkıyla uygulamadı. Rus ordusunu hükümdarıyla beraber imha etmeyip kurtulmalarına imkân tanıdığı için herkes Baltacı Mehmed Paşa'ya kızgındı. İstanbul'da Paşa'nın rüşvet aldığı ve hatta Çariçe Katerina'nın kendisine sunulduğu ve bu yüzden barışı kabul ettiği söylentileri bile yayıldı. Baltacı Mehmed Paşa ise barış şartlarının Devlet-i Aliyye lehine olduğu ve bunun büyük bir zafer olarak addedilmesi gerektiğini söyleyerek kendini savunuyordu. Oysa bunların hiçbiri fayda etmedi ve  Baltacı Mehmed Paşa, Padişah III. Ahmed tarafından 20 Kasım 1711'de görevden alınarak Midilli'ye sürüldü. Doğrusu Osmanlı sadrazamının basit bir kağıt parçasıyla antlaşmayı kabul etmesi mümkün değildi. Kendisine ve yanındaki mühim devlet adamlarına 7 araba dolusu mücevherat, para ve hediyeler yollanmıştı. Bu paralardan nasibini alanlar idam edildiler. Baltacı Mehmed Paşa da 1712'de hayata veda etti. Zaferin en büyük galibi ise tartışmasız Büyük Petro olmuştu. Kendi canından ziyade Rusya tarihinin istikbalini kurtarmıştı.


Rasputin’in Hikayesi ve İlginç Ölümü

Rusya burjuvazisinin en merak edilen adamı 1869-1916 yıllarında yaşayan Grigory Rasputin'dir. Uzun boyu, heybetli sakalı, insanın içine işleyen derin bakışları ve inanılmaz hitabet gücü ona özellikle kadınlar arasında büyük bir hayran kitlesi oluşturur. En büyük hayranı ise Çariçe Aleksandrova’dır. Rasputin'in radikal görüşleri ve ilginç kehanetleri onu üne kavuşturur. Kehanetlerinin arasında 1. Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi de olan Rasputin, Saray çevresi ve Rusya yüksek sosyetesi için birçok vaaz verir. Rasputin'i üne kavuşturan ise "hemofili" (kanın pıhtılaşmaması) hastalığı olan Aleksi’yi tedavi etmesidir.

rasputin’in-hikayesi.jpg

Aleksi 1907 yılında çok ağır bir kanama geçirir ve Çariçe, Rasputin’i çağırır. Rasputin parmaklarıyla çocuğun açık yaralarına dokunarak ve birtakım dualar okuyarak kanamayı birkaç dakika içerisinde durdurmayı başarır. Bu olay Çar’ın da güvenini kazandırır. Rasputin’in artık saraydaki yeri çok sağlamlaşmıştır. Aileden birisi gibi olmuştur. Dış politikadan, günlük olaylara hatta aile meselelerinde bile Çariçe onun görüşünü almadan hiçbir karar almamaktadır. İddialara göre aralarındaki ilişki özellikle bu olaydan sonra çok daha ilerlemiştir. Çariçe tamamen Rasputin’in etkisi altındadır. Ve bu durum hem saray ahalisinin hem de geleneksel rahip kesiminin canını fazlasıyla sıkmaktadır. Hayatı ilginç hikayelerle dolu olan Rasputin’in ölümü de ilginç olacaktır. Rasputin, Prens Yusufov tarafından bir davete çağrılır. Fakat Prens, Rasputin’i kendisi ile özel bir konuda görüşmek bahanesiyle davetten önce evine misafirler gelmeden ayrı getirtir. Durum oldukça gariptir.

rasputin-suikasti.jpg

Rasputin’i bahçe tarafında bodrum katında bir odaya indirirler fakat ikramda kusur yoktur. Siyanürle hazırlanan kurabiyeler ve yine siyanürlü şarap sunulur Rasputin’e merakla Prens’in ne anlatacağını bekleyen Rasputin, kurabiyeleri afiyetle yer ve hatta şaraptan da birkaç kadeh içer. Bir türlü konuya giremeyen ve lafı geveleyen Prens, Rasputin’e hiçbir şey olmadığını görünce telaşa kapılır. Müsaade ister ve komployu hazırladığı ve yine evde başka bir odada onu bekleyen İngiliz ajanından yardım ister. İngiliz Ajan, Prense bir silah verir ve sessizce bu işi bitirmesini söyler. Prens silahı alır, odaya gider ve iki el ateş eder. Başından ve boynundan yaralanan Rasputin yere yığılır. Komplocu Prens bu işi bitirdiğini zannederek yukarı çıkar ve diğer işbirlikçileri aşağıya çağırır. Fakat iki metrelik bu dev Sibiryalıyı öldürmek o kadar da kolay değildir.

rasputin-oykusu.jpg

Prens ve komplocular odaya girdiklerinde Rasputin ayaktadır, ölmemiştir. Rasputin kendisini bahçeye atar ve kaçmaya başlar. Arkasından ateş ederler ve durdururlar. Artık bu tehlikeli adamı öldürdüklerini düşünürler ve cesedini Neva Nehri'ne atarlar. Ceset birkaç gün sonra nehirden çıkarılır, otopsi yapılır. Otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür. Onu öldürmek hiç de kolay olmamıştır anlaşılan... Cinayet ile ilgili bu denli detaylı bilgilere, bu cinayeti planlayan İngiliz ajanının günlüklerinden ulaşıyoruz. İşin en ilginç tarafı Rasputin’i İngiliz hükümetin öldürttüğü gerçeğini de İngiliz ajanının günlükleri ve İngiliz istihbarat kayıtları doğruluyor.

buyucu-rasputin.jpg

Ölüm emri ise bizzat "İngiliz Savaş Dairesi" tarafından veriliyor. Peki, İngilizler neden Rasputin’i öldürmek istediler? Rasputin o yıllarda hükümet ve saray çevresindeki savaş karşıtı lobinin sözcüsü konumundaydı. Hatta Çar’a Rusya’nın savaştan çekilmesi için baskı yapmaktaydı. Bir demecinde bu savaşın tamamen bir aptallık olduğunu ve Çar’ın bu savaşı kaybedeceğini ve hatta bu süreçte Rusya’da sosyalistlerin iktidara gelebileceğinden bile bahsediyor. Rusya’yı mutlaka savaşta tutması gerektiğini bilen İngilizler ise işi içeriden bitirebilmek için Rasputin’i susturma yoluna gidiyorlar.

 

NeOldu.com / Bilgi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Etiketler:
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.