Mevlana Şiirleri – Mevlana’nın En Güzel ve Özlü 15 Şiiri

Mevlana Şiirleri – Mevlana’nın En Güzel ve Özlü 15 Şiiri
08.10.202016:55

Mevlana 1207 yılında dünyaya gelmiş ve yazdığı şiirler dünya çapında ün sahibi olmasını sağlamıştır. Filozof ve şair olan Mevlana’nın en güzel şiirlerini bu içeriğimizde derledik. İşte en güzel ve kısa Mevlana şiirleri…

Haber güncelleme tarihi 08.10.2020 17:00

En Özlü ve Kısa Mevlana Aşk Şiirleri

Mevlana-tam adıyla Mevlana Celaleddin Rumi- 1207 yılında dünyaya gelmiştir. Bugün Afganistan’ın sınırları içerisinde kalan Vahş kasabasında doğan Mevlana daha sonra Konya’ya gelmiştir. En güzel eserlerinden biri olan Mesnevi’yi burada kaleme almıştır. Mevlana öldükten sonra şiirleri dünya çapına yayılmıştır. Biz de bu içeriğimizde tıpkı Mevlana Sözleri içeriğinde olduğu gibi en güzel ve özlü Mevlana şiirlerini bir araya getirdik. İşte kısa Mevlana aşk şiirleri.

Mevlana Şiirleri;

1. Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.

Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

 

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?

Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

 

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.

Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

 

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için...

Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

 

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,

Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

 

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.

Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

 

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.

Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

 

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;

Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

 

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,

Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

 

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,

O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

 

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.

Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

 

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.

Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

 

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.

Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

Mevlana Şiirleri


2. Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana,

seni yalnız ben tanırım demedim mi?

Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

 

Bir gün kızsan bana,

alsan başını,

yüz bin yıllık yere gitsen,

dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

 

Demedim mi şu görünene razı olma,

demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,

onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

 

Ben bir denizim demedim mi sana?

Sen bir balıksın demedim mi?

Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,

senin duru denizin ben'im demedim mi?

 

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?

Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,

senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

 

Demedim mi yolunu vururlar senin,

demedim mi soğuturlar seni.

Oysa senin ateşin ben'im,

sıcaklığın ben'im demedim mi?

 

Türlü şeyler derler sana demedim mi?

Kötü huylar edinirsin demedim mi?

Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?

Yani beni kaybedersin demedim mi?

 

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

Mevlana Şiirleri


3. Olduğun Gibi Görün

Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.

Gece gibi ol ayıpları örtmekte.

Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.

Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.

Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.

Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.

Mevlana Şiirleri


4. Allahım Bu Vuslatı Hicran Etme

Allahım bu vuslatı hicran etme

Aşkın sarhoşlarını nalan etme

 

Sevgi bahçesini yemyeşil bırak

Bu mestlere bahçelere kasdetme

 

Dalı yaprağı vurma hazan gibi

Halkını başı dönmüş zelil etme

 

Kuşunun yuvasının ağacını

Yıkma da kuşlarını perran etme

 

Kumunu ve mumunu karıştırma

Düşmanları kör et de şadan etme

 

Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır

Onların işlerini asan etme

 

İkbal kıblesi yalnız bu halkadır

Umut kabesin öyle viran etme

 

Bu çadır iplerini öyle katma

Çadır senindir eya sultan etme

 

Yok dünyada hicrandan daha acı

Ne istiyorsan et de onu etme

Mevlana Şiirleri


5. Ağıt

Göz gamın ne olduğunu bilseydi,

gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,

padişah bu acıyı duysaydı;

göz gece demez gündüz demez ağlardı,

gökler yıldızlara, güneşle, ayla

gece demez gündüz demez ağlardı.

padişah bakardı ününe,

tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,

gece demez gündüz demez ağlardı.

 

Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,

uçan kuş avlanacağını bilseydi,

gerdek gecesi bu özlemi görseydi;

gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,

uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,

gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.

 

Zaloğlu bu zülmü görseydi,

ecel bu çığlığı duysaydı,

cellâdın yüreği olsaydı;

Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,

ecel bakardı kendine ağlardı,

cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

 

Kumru, başına geleceği duysaydı,

tabut, içine gireni bilseydi,

hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;

kumru selviden ayrılır ağlardı,

tabut omuzda giderken ağlardı

öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

 

Ölüm acılarını gördü tatlı can,

koyuldu işte böyle ağlamaya.

Olanlar oldu, gitti dostum benim.

şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.

öylesine topraklar altında kalmışım

Mevlana Şiirleri


6. Ey Balçık Dünya

Seni bildim bileli,

ey balçık dünya,

başıma nice belâlar geldi,

nice mihnet, nice dert.

Seni sırf belâdan ibaret gördüm,

seni sırf mihnetten, dertten ibaret.

 

İsa'nın yurdu değilsin sen,

yayıldığı yersin eşeklerin.

Nerden tanıdım seni bilmem ki,

nerden parçası oldum bu yerin,

 

Bana vermedin bir yudum tatlı su,

sofranı yaydın yayalı.

Elimi ayağımı bağladın gitti,

elimin ayağımın farkına varalı.

 

Bırak da bir ağaç gibi

yerin altından çıkarıp ellerimi

sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,

uzayıp gideyim bâri.

 

Ey çiçek, dedim çiçeğe,

dedim, bu küçük yaşta sen,

neden ihtiyar oldun bu kadar,

dedim, nasıl oldu bu böyle?

 

Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,

sabah rüzgârını tanıyalı,

hep yukarlara doğru çıkar

yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.

 

Şunu da söyledi çiçek:

Madem aslımı tanıdım,

madem yersizlik âlemi aslım,

artık bana tek bir şey düşecek:

Yücelip aslıma gitmek.

 

Sus yerter artık,

var git yokluğa haydi,

yoklukla yok ol.

Git, yokluklardan tanı

yokluktan var olanı.

Mevlana Şiirleri


7. Bu Ayrılık

Kusuruma bakmayın benim, dostlar,

bağışlayın beni.

Ben davullara, bayraklara aldırmayan

bir padişahın yoluna düşmüşüm,

deli divane olmuşum.

Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,

çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.

Ama yok da sayılmam hani,

var olan bir şeyim ben.

 

Haydi ben bensiz geleyim,

sen sensiz gel.

Ne varsa şu ırmağın içinde var,

soyunalım iki can,

dalalım şu ırmağa, hadi.

Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,

bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

 

Bu ırmakta ne ölmek var bize,

bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.

Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,

bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

 

Durma, çabuk gel, gelmem deme.

Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,

senin şânına sadece gelmek yaraşır.

Mevlana Şiirleri


8. Dün Gece

Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:

Onunla sarmaşdolaş, dudak dudağa,

talih kapısı ardına kadar açık,

güneş kucağımızda.

 

Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:

Şarap tasını her sunuşunda

diyordu aklına başına al.

Hani dün gece aklın da tam sırasıydı ya!

Mevlana Şiirleri


9. Bir Gececik

Bir gececik uyuma, ne olur.

Ayrılık kapısını çalma bir gececik.

Bir gececik dostların gönlü olsun,

ne olur sabahı et bir gececik.

 

Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,

kör olsun şeytan bir gececik.

Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.

Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.

Sofrandakiler dirilsin bir gececik.

 

Bir gececik uyuma, ne olur.

Ayrılık kapısını çalma bir gececik.

Bir gececik ata bin, meydana gel.

Gönüller bir gececik rahat olsun,

göğüsler meydana dönsün bir gececik.

 

Yeniler giyinelim biz kulların.

Musa gibi sen bir sopa al eline.

Sopa bir anda elinde yılan olsun.

Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.

Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.

 

Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.

Mevlana Şiirleri


10. Başka Yarınlar

Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,

bugün dudağında başka bir tad var,

boyunda başka bir yücelik.

Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

 

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.

Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.

Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,

bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,

dünyada bir başka gidiş

 

Biz senin gözlerinden gördük

arslanlara meydan okuyan o ceylanı,

Başka bir ovası var o ceylanın bugün

iki cihandan da dışarı

 

Seven insanın ayağı mı yok,

işte ona ölümsüzlük kapandı.

Yukarlarda onunla uçar gider.

 

Gözlerinin denizinde onu arama.

Oinci bir başka denizde.

 

Bakarsın bugün sever bu yürek,

yarın sevilir bakarsın.

 

Yüreğimin özünde başka yarınlar var.

Mevlana Şiirleri


11. Bahar

Sevgili tutmuş yularımdan beni,

develer gibi habire çeker.

Esrik devesini böyle nereye götürür,

böyle hangi katara?

 

Hem canımı çiğnedi benim o,

hem bedenimi çiğnedi.

Gönlümü bağladı benim o,

kırdı şişemi.

 

Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,

nereye götürür beni.

 

Sevgili takar beni oltasına,

atar karaya balık gibi.

Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,

avcıdan yana çeker sürür beni.

 

Bakarım tabiat başlar büyük işine:

Bulutlar gelir uzaktan

katar katar, küme küme.

Bulutlar sular ovaları.

Bulutlar yürür dağlara doğru.

Uyanır açar gözlerini yeryüzü.

Gökler çalar davulunu.

Dalların gönlüne çeker gülün özü

en güzel kokusunu baharın.

Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.

Ağaç durmadan söyler, döker içini.

Mevlana Şiirleri


12. Mesnevi'den

Aşkın şerarı ateşi ta bağrıma düştü,

Ahım işiden yandı deyu başıma üştü,

İmdadıma eşkim ile dide yetişti,

Hepsi kalıp acz dediler: 'eyvah',

Yansın ko dedim, sönmeye söndürmeye Allah.

Mevlana Şiirleri


13. Bizim Canımıza Gelsin

Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı,

ey gören gözümüz,

kem gözler senden uzak olsun!

 

Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel,

gölgen başımızdan eksik olmasın!

 

Gül bahçesine benzeyen yüzün,

o gönül otlağımız,

ovamızın yeşilliği,

nasılsa hep öyle kalsın,

hep öyle taze, yeşil.

 

Bizim canımıza gelsin

senin bedenine gelen ağrı.

Mevlana Şiirleri


14. Hatırla Ama

Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,

ayrılık atına eyer vurdun inadına.

Ama bizi unutma, hatırla ama.

 

Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar

yeryüzünde de var. gökyüzünde de var.

Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.

 

Sen her gece ay değirmisini

başına yastık edince yollarda,

dizimde yattığın geceleri hatırla ama.

Sen ey, hüsrev'i kendine kul,

Şirin gibi bir nice güzeli esir eden,

aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim

ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.

 

Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında

bir aşk ovasını görmüştün hani;

sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.

Bunu unutma, hatırla ama.

 

Ey Tebrizli Şems,

dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,

benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili.

Bunu unutma, hatırla ama.

Mevlana Şiirleri


15. Dostlar Gün Bugün

Toy, düğün kumaş oldu, ölçüldü biçildi.

Toy, düğün elbise oldu uzun boya.

Toylar, düğünler tam bizim için,

toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya.

 

Şekere eş oldu dudu kuşu,

zühre eş oldu aya.

Toylar, düğünler tam bizim için,

toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya.

 

Bugün hayat öylesine rahat.

Bugün yürekler öylesine ferah.

Bugün insanlar öylesine kardeş.

Toylar, düğünler tam bizim için,

toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya.

 

Ey şehrimizi aydınlatan sultan,

güvey oluyorsun bir güzele bu gece.

Ne de güzel yürüyorsun mahallemizde salına salına,

ne de güzel akıyorsun deremize çağlaya çağlaya,

ey bizi unutmayan, bizi arayan dost,

ey bizim suyumuz, ırmağımız.

Toylar, düğünler tam bizim için,

toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya.

 

Dostlarım, gün bugün,

oynayın, raksedin, dönün.

Bir bölük halk deniz gibi köpürüyor,

bir bölük halk dalga dalga secdede.

Bir bölük halk kılıç gibi savaşıyor,

bir bölük halk kanımızı içmede.

İşte girdi gerdeğe nergisle gül,

işte astım davulumu boynuma.

 

Toylar, düğünler tam bizim için,

toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya.

Mevlana Şiirleri

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
121
65
19
13
13
9
5
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
Etiketler:
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2021 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.