• DOLAR5,34130.47
  • EURO6,08981.17
  • ALTIN209,9520.46
  • BIST93.6160.34

Geçmişten Günümüze Türkiye’de Gençlik

Geçmişten Günümüze Türkiye’de Gençlik

1923'ten günümüze gençlik ne yönlerde değişti. Ayrıntılı olarak Cumhuriyetle birlikte, geçmişten günümüze gençliğin değişim serüvenini ele alacağız.

Haber güncelleme tarihi 15.10.2018 09:23

Gençlik Kuşkusuz her ülkede nüfusun dinamik bir bölümünü oluşturur. Bu husus Türkiye’ de de geçerliliğini sürdürmektedir. Ülkemizde gençliğin durumunu, rolünü sorumluluğunu, sorunlarını incelerken toplumsal değişme sürecini dikkate almakta fayda var. Gerçekten, ülkenin değişik dönemlerde gençlik farklı roller üstenmiştir.

Gençlik üzerine literatürde gençliğin herkes tarafında kabul edilen bir tanımı ve yaş aralığı yoktur.  Gençlik ile ilgili yapılan çalışmalarda genellikle kullanılan belli başlı yaş aralıkları vardır. Kimi çalışmalarda 12-24 yaş grubunu, kimi çalışmalarda ise 15-24 yaş grubunu, kimileri ise 12-26 ya da 15-30 yaş grubunu genç olarak ele almaktadırlar.

Sosyo-Kültürel Değişim Sürecinde Türkiye’de Gençlik

 Toplumun sosyal kültürel değişimine paralel olarak gençlikte bu değişime göre biçimlenmiş ve bundan etkilemiştir. 

 Gençlik sorunları, daha çok toplumsal yapının özellikleri çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan, sanayileşmekte olan ülkemizde sosyo-ekonomi yapının, geleneksel toplum tipinden uzaklaşması sonucu, gençliği yakından ilgilendiren yapısal sorunlarla karşılaşılmaktadır.

  Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünü genç nüfus oluşturmaktadır. Genç, toplumda, eğitimde, ekonomik alanda, sosyo-kültürel alanda ve günümüzün en önemli uğraşı olan sanal alanlarda pek çok sorunla karşılaşmakta ve bu konularda arayış içine düşmektedir.

 Şimdi de toplumumuzun çeşitli dönemlerindeki gençliğin durumunu ele alalım.

1923’lü yıllar Gençliği: Modernleşmecilik, Yenilikçilik, Devrimcilik

1923- 1950 arası yıllardaki gençlik, modernleşmecidir. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda gençlik, Atatürk devrimleri doğrultusunda modernleşme yanlısı, inançlı bir konumdaydı. Modernleşmenin gerçekleşmesinde gençliğin büyük rolü olmuştur.

1923 Gençlik

1950’li Yıllar Gençliği: Çoğulculuk ve Demokrasiden Yana

Bu yıllarda gençlik, Çoğulculuktan, demokrasiden yana olmuştur. Demokrasinin geliştirilmesi yaygınlaşması genç nüfusun katkılarıyla gerçekleşmiştir.

1950 gençliği

1960’lı Yıllar Gençliği: Devrimci 

1960’ların gençliği, rejim yozlaştırmaya yeltenen siyasal iktidara karşı eyleme geçmiştir. 27 Mayıs askeri darbesi önemli bir gençlik hareketi deneyimi sağlamıştır.1960 Hareketi, tümüyle ulusal reformist karakterliydi. 

 Gençlik bu dönemde rejim ile barışık idi. Rejimi temel ilkelerinden saptıran siyasal iktidarlara karşı tetiktedir. Bu ortamda ordu ve parlamento gibi rejimin tele öğeleri saygındır ve Ordu Gençlik el eledir.

1970 yılları gençliği

1970’li Yıllar Gençliği: Politize Gençlik

Dünyadaki 1968 yılı gençlik hareketleri,” daha çok özgürlük”,”daha çok ekmek”,”kalıcı barış” gibi istekler yansıtıyordu. Bu hareket Türkiye’ye de yansıdı ve ağırlaşan ekonomik koşulların belirlenmesiyle toplumda hızlı bir siyasallaşma görülmüş, 1970’li yıllarda hızla politize olan yani siyasetle içli dışlı olan gençlik hareketi kısa zamanda siyasal şiddete dönüşmüştür. Bu dönemde, gençliğin fikir platformundan radikal eylemliliğe geçtiğini görüyoruz.

  1975-1980 arası dönem, gençliğin kesin çizgilerle sağ-sol ve İslami ideolojiler doğrultusunda kamplaşma ve çatışma dönemi durumuna gelmiştir. Sosyalist, İslamcı, radikal milliyetçilerin hepsinin de hareket noktası, toplumda ki eşitsizlikler, hoşnutsuzluklar ve çözüm arayışlarıydı.1980 gençleri

1980’li Yıllar Gençliği: Tüketici

1980’li yıllarda gençlik, depolitizasyon yani siyasetten uzaklaşma sürecine girmiştir.Türkiye 80’le den itibaren Özelleştirmelerle berber liberalizmin öngördüğü kapitalizm sisteminin yerleşmesiyle birlikte tüketim toplumu olma yolunda önemli adımlar atmıştır. Bu dönemde özellikle dışa açılma süreciyle birlikte sınırsız çeşitliklerden dolayı tüketim eğilimleri oldukça çoğalmıştı. Oysaki alım gücü çok sınırlı kaldığı için sosyal farklılaşma, sınıflar arası düşmanlık duygularını körüklemiş ve tüketim isteğinin tatmin edilememesi, kitleler üzerinde olumsuz etkiler yapmıştır.

1990’lı yıllar Gençliği: Apolitik, Şiddet Eğilimli ve Global Yönelimli

 Gençliğin şiddete yönelmesi, 1990’larda da sürdü. Ankara ve İstanbul’da liseli cinayetleri, gençlik çeteleri arasındaki çatışmalar yaygınlık gösterdi. 1990’Ların gençliğini şiddete iten etmenler, sosyo-politik güvensizlik, ekonomik dengesizlik ve kültürel çatışmalardı.

 1990’lı yılların Türk gençliğinin en önemli özelliği ise küreselleşme (Globalleşme) isteğinde oluşudur. Yapılan araştırmalar ve gözlemler bu doğrultudadır. Kentli gençlerin geleneksel değerlere bağlı ancak, yurt dışında olup bitenleri, ortaya çıkan trendleri takip etmeye hevesli bir yapı içerisindeydi. Globalleşmeyi tetikleyen en büyük unsur ise medyaydı. Özellikle Kanalların özelleştirilmesi yani Türkiye’nin dışa açılmasıyla birlikte gençlik üzerinde önemli değişimler ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Türk gençliği, siyasal iktidarlardan yoğun talepleri bulunan bir nüfus kesitini oluşturmaktaydılar. Böylece iktidarlar sistem için çözümlerle gençliğin taleplerini hafifletmek zorundaydı çünkü 1990’lı yılların Kola Hamburger, Adidas gibi kültürel değerler içeren öğeler artık gençliğin geleceği üzerinde önemli endişeler ortaya çıkartacaktı.

2000’li Yıllar Gençliği: Popülist

"2000'li yılların gençliği önceliği paraya veriyor, sevgi ikinci sırada geliyor."                          

"Popstar yarışmalarına gençliğin büyük ilgi göstermesi, ön elemelerde İzmir'de yarışmaya katılmak için 4 bin kişinin sabaha kadar kuyrukta beklemesi, dans yarışmalarına sadece Samsun’dan 3 bin 500 kişinin müracaat etmiş olması, bu kişilerin yarısından fazlasının üniversite gençliği olması yıllarca gençliğin değer yargılarındaki değişimi tartışmaya açtı.

Üzerinde durulan konu, gençliğin değerlerinin değişmesidir. Gençler üzerinde 1980'den bu yana yapılan anket çalışması, Popstar yarışmasına gösterilen ilginin daha önce "dev-genç" sonra "sev genç" olan gençlik profilinin 2000'li yıllarda "ben genç" (paracı ve egoist) şeklinde değişmesinden kaynaklandığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca dans ve şarkı yarışmalarına aşırı ilgi olması da “popülist gençlik” şeklinde açıklanabilir.

2000 yılları gençlik

 

 Teknolojik Uğraşlar Gençleri Yalnızlaştırıyor

Geçmişten günümüze detaylı olarak yapmış olduğumuz bu yolculukta günümüzde ki gençliği de ele almazsak yarım olur. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte en yakın arkadaşlarımızın adete internet ağlı elektronik aletler almış durumda.

Yapılan anketlere göre uzmanlar, daha önceki genç kuşağın toplumsal değerlere, vatana, millete sahip çıkan, bilinçli ve sorumlu, eşitliği ön planda tutan bir yapıda olduğunu ifade ediyorlar. Günümüze baktığımızda zamanının çoğunu TV ve bilgisayar karşısında geçiren, eğlenceye, müziğe ve dinlenmeyi karşı cinsle gezip dolaşmak olarak yorumlayan, iletişim kurmayı sohbet yapmakla bir sayan gençlik karşımıza çıkıyor.

Yeni teknolojiler ve eğlence endüstrisi aile yapısını değiştirmiş durumda. Günümüzde gençler ve çocuklar daha çok yalnızlık içinde kalıyor; çünkü evdeki TV, bilgisayar ve internet giderek konuşma ortamını kaldırıyor. Bu durum da gençlerimizi sosyal bir yaşamdan uzaklaştırmış oluyor.

Teknoloji çağında genç olmak

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.