Bilgi Felsefesi

Bilgi Felsefesi
31.12.201517:42

Felsefenin önemli akımlarından biri olan Bilgi Felsefesi (epistemoloji) ile ilgili bilinmesi gerekenleri sizler için derledik.

Haber güncelleme tarihi 22.05.2017 17:58

Bilgi Felsefesi Nedir?

Bilgi edinme, bilme ve öğrenme insanı diğer canlılardan ayıran en temel güdülerinden biridir. İnsanın ortaya çıkmasından itibaren her yerde her zaman bu güdülerden etkilendiği görülmektedir. Bu nedenle bilgi edinme yani bilme ve bilginin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. 

Felsefe tarihinin ilk dönemlerinde, bilginin öznesine değil daha çok nesnesine yoğunlaşıldığı görülmüştür. Thales, her şeyin arkhesinin "su" olduğunu söylemiştir. Anaksimandros, her şeyin arkhesinin sonsuz ve sınırsız olan "aperion", Anaksimenes ise "hava" olduğunu söylemiştir. İşte bunlar, felsefe tarihinde daha çok nesne üzerine yoğunlaşmış ilk dönem filozoflarıdır.

"Bilgi" konusunun, felsefi düşüncenin gündemine gelmesi ise, Sofistler, Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi büyük filozofların döneminde olmuştur.

İnsan usunun doğası, duyular ile algılanan yeri, gerçek bilgi ile bilgi sanılanı neyin ayırdığı gibi konular doğrultusunda bilginin doğasını, kaynağı ile kökenini, bilgi savlarının gerçeklilikleri ile sınırlarını, bütün yönleri ve öğeleriyle birlikte bilme süreci ile bilginin özünü soruşturan; bilginin olanaklılığını, geçerliliği ve doğruluğu ile koşulları ve türlerini ele alıp inanç, kuşku, kesinlik gibi kavramlarla ilişkisini tartışan; nelerin bilgi nesnesi olarak kabul edilebileceğini belirlemeye çalışan; tüm yönleriyle bilginin değerini araştırıp bilen özneyle bilinen nesne arasındaki ilişkinin neliğini irdeleyen felsefe dalıdır.

Bilgi Felsefesi Temel Soruları

 

Bilgi Felsefesi Tarihi

"Bilginin kaynağı ya da kökeni nedir?" sorusu bağlamında, verilen yanıtlara bağlı olarak felsefe tarihinde çok temel iki ana felsefe anlayışı öne sürülmüştür. Bunlardan ilki insan bilgisinin tek kaynağının duyular yoluyla gerçekleştirilen deneyimler olduğunu ileri süren "Deneycilik" anlayışıdır.

Deneycilik anlayışının izleri felsefe tarihinde "Stoacılık" ile "Epikurosçuluk"a dek uzandığı görülmektedir. Ancak bu anlayış en yetkin biçimiyle başını Locke, Berkeley ve Hume'u çektiği "İngiliz Deneyciliği"nde temellendirmiştir.

Yine aynı felsefe sorusuna karşı verilen öteki yanıt doğrultusunda temellendirilen yaklaşım ise "usçuluk"tur. Aynı deneycilik gibi usçuluğunda felsefe tarihinde değişik biçimleri bulunmakla birlikte, en genel anlamıyla usçuluk, bilginin kaynağının deneyden bağımsız ya da deneye önsel bir ussallık alanı ya da soyut ve genel kavramlar üzerine dayalı üst düzey bir duyum alanı olduğunu ileri sürmektedir.

Usçuluk anlayışının en önemli savunucuları arasında Platon, Aristoteles, Augustinus, Descartes, Leibniz ve Spinoza gibi daha çok klasik filozoflar yer almaktadır.

 

Bilgi Felsefesinin Temel Soruları

Genel olarak bilgi felsefesini cevap aradığı temel sorular şunlardı;

  • Bilgi teorisi (epistemoloji) nedir?    
  • Doğru bilginin imkanı
  • Bilginin kaynağı ve ölçütleri    
  • Rasyonalizm (akılcılık) nedir?
  • Bilginin alanı, kapsamı ve sınırları    
  • Ampirizm (deneycilik) nedir?
  • Bilgi felsefesinin konusu nedir?    
  • Kritisizm (eleştiricilik) nedir?
  • Bilgi kuramının temel soruları nelerdir?    
  • Pozitivizm (olguculuk) nedir?
  • Doğru bilginin imkanı problemi    
  • Analitik felsefe (çözümleyici felsefe) nedir?
  • Doğru bilginin imkansızlığı    
  • Pragmatizm (faydacılık) nedir?
  • Kuşkuculuk (septisizm) nedir?    
  • Fenomenoloji (görüngübilim) nedir?

Bilim ve Bilgi Felsefesi Arasındaki Farklar

Bütün bilimler ve felsefe arasında ortak olan bilgi, bir fenomendir fakat bu fenomende birçok problemler vardır. Bilim, bilgi fenomeninin bu problemlerinden hiçbirisiyle uğraşmaz. Her bilim, naiv olarak kendi alanına giren şeyleri, varolan şeyleri ele alır; onlardaki problemleri adım adım izler; bu problemleri çözmeye çalışır. Kendi alanındaki bilgiyi geliştirir, derinleştirir ve ilerletir.

Bilim ise "bilgi nedir?" sorusunu sormaz. Elde ettiği bilginin niteliği (apriori, aposteriori) ile, bu bilginin kazanıldığı şeyin (varolan şeyin) üzerinde de durmaz. Bilim, araştırmalar yapar. Bu araştırmalarla sağladığı ilerlemeyi, kendiliğinden anlaşılan açık bir fenomen olarak görür. Bilim, araştırmalarını her adımında (her bilim kendi varlık-alanının özelliklerine göre) elde ettiği bilgiyi kontrol eder fakat bilim, araştırmanın, ilerlemenin ne olduğu, kontrolün niçin yapıldığını sormaz. 

Gerçi bütün bilimler bilgi ile uğraşırlar; fakat bu bilgiyi elde edenle, onun kaynağı olan (varolan şeyleri) çok açık şeyler olarak görürler. Bilim için burada sorulacak bir soru yoktur. Halbuki bilgi hangi alanda olursa olsun, onun birbirinden ayrılmayan iki öğesi vardır: Bunlardan birisi, bilen (insan), öteki ise bilinen, bilinebilen, araştırılan şey (varolan şey)dir. Her bilgi, bu iki öğeye, bunlar arasında kurulan bağa dayanır. 

Bilinen (insana), bilgi teorisinde "suje"; bilinen, bilinmesi gereken şeye de "obje" adı verilir. Obje var olan şeydir. Bu varolan şey doğal bir şey, tarihsel bir belge, dil, yazın yapıtı, matematik problemi, psişik, sosyal, ekonomik bir fenomen olabilir... Bilim, suje ile objenin özellikleri, varlık karakterleri üzerinde durmadığı gibi, suje ile obje arasındaki bağlarla (aktlarla) da uğraşmaz. Bu bağların nasıl kurulduğunu incelemez. İşte bütün bu problemler ile bilgi felsefesi uğraşır.

 

Bilgi Felsefesinde "Doğruluk" Sorunu

Bilgi felsefesinin temel kavramları, doğruluk, gerçeklik ve temellendirmedir. Doğruluk yani hakikat, düşüncenin nesnesine uygun olması olarak açıklanırken, gerçeklik, zaman ve mekan içinde var olanları tümü olarak değerledirilmektedir. Temellendirme ise düşüncenin ya da ileri sürülen sava gerekçe bulma olarak nitelendirilmektedir. Bilgi felsefesinin temel soruları; 

  • Doğru bilgi olanaklı mıdır?
  • İnsan gerçeği tam ve kesin olarak bilebilir mi?
  • Bilginin kaynağı nedir? 

"​Doğru bilgi olanaklı mıdır?" sorusuna verilen yanıtları, felsefe tarihinde iki ana gruba toplayabiliriz. Bunlardan ilkinde, doğru bilginin olanaksız olduğunu savunanlar (sofistler, septikler ve kuşkucular) yer almaktadır. İkinci grupta doğru bilginin olanaklı olduğunu savunanlar (rasyonalizm, ampirizm, kritisizm, entüisyonizm, pozitivizm, analitik felsefe, fenomenoloji ve pragmatizm) yer alır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
27
71
20
103
9
10
64
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
İLGİLİ HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2022 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.