Bayramlarda Yaşadığımız 'Acı' Gerçekler
  • DOLAR4,73780.13
  • EURO5,49080.33
  • ALTIN193,677-0.21
  • BIST94.5520.12

Bayramlarda Yaşadığımız 'Acı' Gerçekler

Bayramlarda Yaşadığımız 'Acı' Gerçekler

Bayramlar güzeldir fakat her bayramda yaşanan 'acı' gerçeklerin de var olduğu inkar edilemez. Düşündüğümüz zaman gülümseten durumlara gelin beraber bakalım. İşte bayram klişeleri...

Haber güncelleme tarihi 15.06.2018 13:55

Çocukluğumuzdan beri her bayram yaşadığımız şeyler vardır. Bayram klişeleri olarak bilinen bu ‘hassas’ durumlar ne kadar istesek de değişmez. En önemlisi de temizliktir. Bayram öncesinde yapılır, yetmez, bayram sonunda yeniden yapılır. Yine de bayramı en iyi anlatan şeydir belki de. Neden mi? Misafirler varken çok da dağınık görünmeyen ev, onlar gittiğinde savaş alanı gibi görünür gözüne. Birden sessizlik çöker hani, belki de ondandır bunu fark edişin. Yapacak bir şey yoktur artık, sohbet edilecek kimse… Bakarsın etrafa, başlarsın toparlamaya. O yorgunlukla yaptığın bu temizlik, nedense sevimlidir. Sohbetin, kahkahaların yankıları kalmıştır, belki bundandır.

Gelin her şeye rağmen hepimize mutluluk veren bayram günlerinin ‘acı’ gerçeklerini hatırlayalım.

Günler öncesinden temizlik başlar

temizlik

Evin genç kızlarından çok anneler, tıpkı bir süper kahraman gibi davranarak, bayramı karşılamak için canını dişine takar ve evin her köşesini pırıl pırıl yapar.


Ve sonunda misafirler gittiğinde

dağınık mutfak


Evin genç kızı 'sürekli' çay koyar

Baklavalar açılır, sarmalar sarılır… Yemesi güzeldir de, o uzun süren hazırlık aşamasında ağrıyan belin acısını evin genç kızı çeker. 

çay koymak

Biri bitip diğeri boşalan çay bardaklarını doldurmak da onun görevidir. Kolonya tutmayı da ihmal etmez.

Tüm bunların yanı sıra, bütün akrabalar tarafından 'damat adayı' olup olmadığı alttan alttan araştırılır. Erkekler de kaçabileceğini sanmasın. Gelin adayın yoksa, 'bilmem kimin kızı var, tam da evlenilecek kız!' sözleri sen duy diye söylenir.


Öptüğün el sayısını hatırlamazsın

türk adetleri

Ama eli öpülesi büyüklerimiz her zaman başımızın tacı... Buna rağmen görüşmediğiniz akrabalarla karşılaşmak ve aynı ortamda bulunmak tuhaf bir tedirginlik yaratır.


Evin gencinin ilgilenmek durumunda kaldığı 'misafir çocukları'

yaramaz çocuklar

Komşular için de kapının önündeki sayısız ayakkabı kalabalığı içerisinde en korkutucu olanı çok sayıdaki çocuk ayakkabısıdır. "Eyvah!" dersin. "Koridorda koşturma sesleri, hoş geldin."


Editör Notu:

Bunları çocukluğumda, lise yıllarımda çok yaşadım. Bayramda ziyaretine gittiğim çok kişi de yoktu aslında. Dedeme giderdik. Rahmetli dedem son günlerinde komik anılarını anlatırdı. Bir gün mahallenin delisi ile gece yarısı sessiz bir sokakta karşılaştığında “Hay aksi! Kim bilir ne yapacak şimdi” demiş kendine. “Karşıdan geliyor, ben de ona doğru yürüyorum, böyle keskin bir soğuk var. Bir an önce eve gitsem diye bakıyorum derken… Dedim yandık. Tam yan yana geldiğimizde bu deli hiçbir şey yapmadan geçmesin mi! Sonra ne telaşlanıyorsun dedim kendime. Deli deliyi görünce sopayı indirir.”

Güzide atasözümüzün dediği gibi: Deliye her gün bayram

deli

NeOldu.com

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    İLGİLİ HABERLER
    BENZER HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
    Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
    kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.