• DOLAR6,26100.91
  • EURO7,35240.92
  • ALTIN242,7910.97
  • BIST97.9881.94

Yer çekimi Nedir?

Yer çekimi Nedir?

Sürekli adını duyduğumuz yerçekimi kuvvetini ne kadar biliyoruz? Bilinen ve bilinmeyenleri ile yerçekimi nedir?

Haber güncelleme tarihi 09.05.2017 14:40

Yerçekimi Nasıl Keşfedildi?

Yerçekimi, Newton’ un başına düşen elmadan sonra ortaya çıkmış bir kavram olarak bilinse de aslında çok daha öncelere dayanmaktadır. M.Ö. 4. yy. da Yunanlı Filozof Aristo, ilk olarak bu kuvveti fark etmiş ve ağır cisimlerin hafif cisimlere göre daha hızlı yere düştüğünü belirtmiştir. Aristo’ nun ardından İtalyan Galileo havanın sürtünme kuvveti uyguladığını ve bu sürtünme ortadan kaldırılınca kütle fark etmeksizin tüm cisimlerin aynı hızda düştüğünü ayrıca düşme hızının, düşülen yükseklik ile alakalı olduğunu kanıtlamasıyla gelişmiştir.

İsaac Newton elma hikayesi ile çocukluktan beri okullarda öğretilen sanki bir tesadüf gibi kafasına elmanın düşmesiyle Newton’ un birden aydınlanması ve yer çekimini keşfetmesi şeklinde anlatılır. Bu o kadar basit bir durum değildir. Newton uzun yıllar boyunca bu kuvveti anlamaya ve açıklamaya çalışmıştır. Zaten Aristo zamanından beri bu kuvvetin varlığı biliniyordu fakat cisimlerin neden sağa ya da sola kaymaksızın doğruca yere doğru düştüğünü açıklanamıyordu.

Newton’ un kuramı burada devreye giriyor “ Kütle Özçekim Kuvveti”… Newton cisimlerin kendi kütlelerine göre aralarında bir çekim gücü olduğunu anlamış ve dünyanın yeryüzüne uyguladığı çekim kuvveti sonucu cisimlerin doğruca yere düştüğünü anlamıştır. Newton’ un teorisine göre iki kütle arasındaki çekim gücü, kütlelerin büyüklüğü ile doğru orantılı; aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır. Yani, kütleler büyüdükçe çekim gücü artar, aralarındaki uzaklık arttıkça çekim gücü azalır. Newton bu teorisiyle fiziğin en önemli temellerinden birine imza atmış ve gökbilimi bu kuram sayesinde bilinmeyenlere açıklamalar getirebilmiştir.

Yerçekimi kuvveti yıllar boyunca Newton ilkeleri ile açıklandı. Fakat Albert Einstein, 1915 yılında genel görelilik teorisiyle farklı bir bakış açısı getirdi. Einstein’ ın teorisinin anlaşılması zordu ve ilk zamanlarda bilim adamları dahi bunu anlayabilmiş değillerdi. Fakat anlaşıldıkça aslında Einstein’ in yerçekimi kuramını güncellediği anlaşıldı. Buna göre yerçekimi uzay-zaman eğiminin bir sonucu olarak meydana gelmektedir.

 

Einstein’a Göre Yerçekimi

Einstein genel görelilik kuramına göre iki cisim arasında çekim gücü yok, uzayın bükülmesi sonucu bu oluşuyor. Yani dünya bizi çekmiyor uzay bizi dünyaya itiyor. Peki, bu nasıl oluyor? Şöyle açıklayabiliriz. Bir asansörün gökdelenin tepesinden serbest şekilde aşağı bırakıldığını düşünün. İçinde bulunan insanların ağırlıkları yoktur. Havada asılı durabilirler. Aynı şekilde uzay gemilerinde bu durum mevcuttur. Dünya yörüngesine giren bir uzay gemisinde bulunan astronotların ağırlıkları yoktur. Bu ortamda bir bilye ya da bowling topu da aynı durumdadır. Yere bırakıldıklarında aynı hızla düşerler. Bu deneyin benzeri ayda uygulanmış ve iki farklı kütleye sahip cismin aynı anda düştüğü gözlemlenmiştir.

Einstein uzayın bir boşluk değil bir çarşaf gibi bir tabaka oluşturduğunu ve katmanlardan ileri geldiğini söylemektedir. Bu şekilde bakıldığı zaman büyük kütleli cisimlerin yerçekimi alanlarını görmek ve oluşturdukları zaman uzay bükülmelerini anlamak mükündür. Aşağıdaki video ile genel görelilik kuramına göre yerçekimi kuvvetinin nasıl meydana geldiğini izleyebilirsiniz.

Newton Mu Haklı Einstein Mı? Hangi Kuram Doğru?

Burada doğru olanın Einstein tarafından ortaya atılan kuram olduğunu görüyoruz. Newton’ un kuramının yanlış olduğu kanıtlanmıştır. Tam anlamıyla yanlış demek de doğru değildir. Çünkü Newton formülleri küçük cisimler ile uygulandığında doğru sonuçlar vermektedir. Yani dünya üzerindeki olayları bu denklemler ile anlatabilmek mümkündür ufak sapmalar da olsa doğru sonuçları verir fakat daha büyük cisimlere uygulandığında yanlışlığı görülmektedir. Einstein’ in teorisi burada devreye giriyor. Uzay ve evrendeki çok büyük kütleli cisimleri anlayabilmek ve açıklayabilmek için genel görecelilik teorisi kullanılmış ve Newton’un teorisinin yerini almıştır.

Günlük fizikte hala daha Newton kurallarının geçerliliği mümkündür. Doğru sonuçlar alınabilir fakat Einstein’ ın kuramı birçoğumuzun anlayamayacağı türden olsa da doğruluğu kanıtlanmış son kuraldır.

 

Yerçekimi Sayesinde

Yerçekimi kuvveti etkisiyle neler oluyor eğer yerçekimi kuvveti farklı olsaydı ne olurdu?

  • Yerçekimi kuvveti yaşamın kaynağını oluşturur.
  • Yerçekimi ile bugün kullandığımız element ve atomların şekilleri oluşmaktadır.
  • Yerçekimi sayesinde insanların vücudu bugün tanıdığımız şekildedir.
  • Yerçekimi olmasaydı ay ile dünya bu şekilde duramazdı.
  • Yerçekimi olmasaydı galaksiler ya da yıldız sistemleri olmazdı.
  • Yerçekimi kuvveti fazla olsaydı zaman dediğimiz kavram daha yavaş akardı.
  • Yerçekimi kuvveti daha az olsaydı evren daha geniş olur galaksilerin ve yıldızların durumları farklı oluşurdu.
  • Yerçekimi fazla olsaydı evren çok daha küçük olurdu ve yıldızların ömürleri kısalırdı.
  • Yerçekimi fazla olsaydı gel-git ile oluşan dalgalar çok daha yüksek olurdu.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    BENZER HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
    Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
    kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.