Serhan Ernak: "Aşk Askerlik Gibidir. Mantığın Bittiği Yerde Aşk Başlar"

Serhan Ernak: "Aşk Askerlik Gibidir. Mantığın Bittiği Yerde Aşk Başlar"
05.09.201510:04

Filinta dizisinin usta oyuncusu Serhan Ernak, NeOldu.com'a çok özel açıklamalarda bulundu.

Haber güncelleme tarihi 31.05.2017 14:28

Son dönemde Filinta dizisinde seyrettiğimiz oyuncu Serhan Ernak ile Cihangir'de buluştuk. Tam bir hayvan sever ve motor sporları tutkunu olan usta oyuncu, son dönemde yer aldığı dizi ve kendisi hakkında merak edilen birçok konuya açıklık getirdi.

Neden oyunculuk? Tiyatroyla ilk tanışmanız nasıl oldu?

Lise bittikten sonra oyunculuk yapmak istedim. Lise yıllarında da oyunculukla tanışabilme imkanımız vardı. Okulun tiyatro salonunda her çarşamba düzenlenen bilgi yarışmalarının aralarında skeçler yapıyorduk. Okul bittikten sonra da bu işe devam etmek istedim. Konservatuar sınavlarına girdim üç kere fakat almadılar. Daha sonra ben de amatör olarak çeşitli yerlerde bu işi yapmaya başladım. Sonra da E.S.E.K grubu kuruldu. Orada 5-6 sene oynadıktan sonra Beşiktaş tiyatrosuna geçtim. Daha sonra da Sahne oyunculuğuna geçtim ve Kraliyet tiyatrosunu kurduk. Orada da bir 5-6 sene kadar oynadık. Şu an ise tiyatro açısından nadastayım. Yapacağım ama...

"Komedi Oyunlarıyla Tiyatro Daha Dikkat Çekici Hale Gelebilir"

Tiyatronun Türkiye'deki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence seyirci açısından eskiye göre iyi durumda. Eskiye göre seyirci daha bilinçlenmiş durumda. Ayrıca daha çok sahneler açıldı. Çok amaçlı sahneler açıldı. Bu yüzden bir sürü belediyede artık tiyatro sergilenebiliyor. 

Diğer taraftan da çok fazla oyuncu ortaya çıktı. Eskiden sayılı sayıda konservatuar varken şimdi neredeyse bütün özel üniversitelerde de konservatuarlar açıldı. Fazlaca kurslar, programlar oluştu. Tiyatro ise artık sadece çok fazla idealist olan gençler tarafından yapılmak isteniyor. Eskiden oyunculuk denildiği zaman akla hemen tiyatro geliyordu. Şimdi ise sadece TV yani diziler akıllara geliyor. Yani artık herkes daha çok ün, para, şöhrete yöneliyor.

Sinemanın tiyatrodan daha fazla ilgi çekmesinin nedeni sizce nedir?

Türk sineması da aslında daha çok Eşkiya'dan sonra açıldı. Tiyatronun açılamasının nedeni belki daha çok klasiklerin sergileniyor olmasından da kaynaklanmaktadır. Tiyatro da daha çok komediye yönelirse ya da daha çok gündemle alakalı olursa belki daha çok ilgi çekebilir. Biz Kraliyet tiyatrosunda da aslında bunu yaptık. Bu yüzden seyircinin ilgisini çekti. Kraliyet Tiyatrosunda 50'den fazla ile de turne düzenledik.

Oynadığınız roller sizi gerçek hayatta etkiliyor mu?

Yoo hiç etkilemiyor...

Özellikle oynamak istediğiniz bir rol veya bir oyuncu var mı?

Oyuncu olarak bir şey diyemem şimdi fakat rol olarak, daha çok komedide yer aldığım için biraz daha "ağır abi" rollerinde yer almak isterim. Komedinin bir matematiği vardır. Doğru yerde espriyi patlatman gerekir. Bu yüzden komedi daha zordur. Örneğin, birden arkanızdan aniden gelse sizi korkutabilir fakat aniden yapılan espiriye gülemeyebilirsiniz. 

Oyunculuk konusunda etkilendiğiniz biri var mı?

İdol olarak değil ama benden ufak ya da büyük oyunculuğunu çok beğendiğim isimler var. Genç kuşağı çok fazla tanımasam da eski kuşaktan Şener Abi, Halit Akçatepe gibi büyük isimlerden etkilendiğim olmuştur. Konservatuara alınmadığımda, ben daha çok usta oyuncularla oynaya oynaya öğrendim diyebilirim. 

Sizce tiyatro ile dizi oyunculuğu arasında fark var mı?

Çok fark var. Tiyatronun başka bir disiplini, etkileşimi vardır. Hata kabul etmez. Yaklaşık bir ay kadar prova yaptıktan sonra sahneye çıkarsın ve sahnede seyirciyle baş başasındır. Sahnede geri dönüşün olmaz, ağzından her şey çıkabilir. Dizide ise o yok. Kesip baştan çekilebilmektedir. Onun dışında teknik olarak da çok farklılıklar vardır tabii. Örneğin; tiyatroda oynarken ışıkların belliyken, dizi de her açının ışığı vardır. Bunlar bile her ikisini çok farklı yapmaktadır. Aslında bambaşka şeyler yani. Tiyatronun geri dönüşü olmadığı için daha zor olduğunu da söyleyebilirim. Dizi daha yapaydır.

Yeni nesil oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok fazla seyredemediğim, takip edemediğim için tam bir şey söyleyemiyorum ama iyisi de var kötüsü de var diyebilirim.

"Herkesin Çocuk Yapması Gerekmiyor"

Biraz da aşk hayatınızdan bahsedelim...Ufukta evlilik yolu görünüyor mu?

Daha önce aşık olmuşluğum var ama şu anda aşık olduğum biri yok. Evliliği de çok fazla merak etmiyorum. Daha önce evlenmesem de evli gibi yaşadım fakat bir tek çocuk yoktu. Zaten çocuk da çok fazla düşünmüyorum. Herkesin çocuk yapması gerekmiyor. Ona inanıyorum. Yeğenlerim, arkadaşlarımın çocukları var onlarla ilgileniyorum. Kendimin o sorumluluğu alabileceğine inanmıyorum. 

Karşı cinste nelerden hoşlanırsınız?

Eğlenceli, birbirimizle şakalaşabileceğimiz kadınları galiba daha çok seviyorum. Yalandan hiç haz etmiyorum. Yalan söylediği zaman benim için dünyanın en güzel kadını da olsa bitiyor. Bu herhangi bir yalan da olabilir. Sadece kadında değil, arkadaşlarım arasında da yalandan nefret ederim.

Sizce "Aşk her şeyi affeder mi?"

Benim bir lafım vardır. "Aşk askerlik gibidir. Mantığın bittiği yerde aşk başlar." Aşk mantıksız bir şey olduğu için de affederim. Yani daha çok nasıl baktığınla alakalı. Aşkta mantık yoktur. Birçok şeyi gözün kör oluyor, göremiyorsun. Anca bittikten sonra, aradan bir süre geçtikten sonra, küllendikten sonra, bilincin yerine mantığın yerine geldikten sonra anlıyorsun. Aşk bence çok güzel deli bir şey fakat uyuşturucu gibidir. Bu yüzden de çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Mutlaka iki kişiden biri daha çok sever. Bu yüzden sevgi bence daha önemlidir. 

Bir insanı tanıdıkça da sevebilirsin. Daha sonra ama öyle bir seversin ki senin sevgin daha ağır basar. Ben bunu yaşadım mesela. Onun sevgisi sabit kaldı ama benim sevgim ağır basınca bir yerden patlak verdi. Dediğim gibi aşk dengesiz bir şey, sevgi daha önemli bence. 
Daha önce evlenmeyi plandığım da bir kişi olmuştu fakat o beraber evlenelim anlamamış, başka biriyle evlendi.(gülüşmeler)

Hiç kimsenin göremediği bir özelliğiniz var mı?

Herkes her şeyimi bilir genellikle. Öyle bilinmedik bir özelliğim yoktur. 

En çok kıymet verdiğiniz şey nedir?

Ailem, dostlarım, karşıda aradığımda da yalansız doğru dürüst insanlar. Öyle insanlar arıyorum genellikle. 

Serhan Ernak

"Hıristiyanlıkla İlgili Bir Dizi de Olsa Oynardım"

Biraz da şimdilerde rol aldığınız Filinta dizisinden bahsedelim. Filinta'nın senaryosunu ilk okuduğunuzda ne düşündünüz?

Filinta'nın senaryosunu Altuğ Küçük yazdı. Altuğ da benim çok eski bir arkadaşım zaten. İlk başta Hasan rolü benimdi. Sonra dizide öldü falan. İlk görüşmeler başladığı zaman baya bir düşündük. Rol değişti. İlk başta Hasan'ın daha sevimli, komik olması düşünülürken, daha sonra daha ciddi bir adam yapmaya karar verdiler. Ben de Çeyrek ile Zeyreğin Çeyreğine geçtim. Bence çok güzel bir senaryo. İş de çok güzel bir iş. Yani içerik bakımından Osmanlı döneminde olması da beni çok ilgilendirmiyor. Hıristiyanlıkla ilgili de bir dizi olsa ben oynayacaktım zaten. Bir ideolojik amaçla yönelmedim yani.

Dizide en çok beğendiğiniz karakter hangisidir?

Foto Abdullah. Kadı, Gıyasettin de bence çok iyi. Mehmet Özgür ile Serhat Tulumluer gerçekten çok iyi oyuncular. 

Sette yaşadığınız enteresan şeyler oluyor mu?

Her sette mutlaka bir şeyler oluyor. Bundan önce Zeyrek ile Çeyrek'te ramazanda bir paket program hazırladık bir aylık. Sabah başlıyorduk çekime, sabah 5-6'da bitiyordu. 1550 sayfayı ezberleyerek oynuyorduk. Artık bizde de kafa kalmıyordu. Ben artık sonlara doğru "olur mu ya Zeyrek" diyeceğime "olur mu ya Çeyrek" diyordu. Kendi adımı falan söylüyordum. 
Bir de biz dönem dizisinde oynadığımız için sette bir anda önümüzden at geçebiliyordu ya da birçok yardımcı oyuncumuz vardı. Onlar Osmanlı dönemi kıyafetleriyle sıralarını beklerken, önlerinde laptop oturmaları çok eğlenceli görüntüler oluşturuyordu.

"Gençler Tiyatroya Yönelmeli"

Son olarak tiyatro alanında ilerlemek isteyen gençlere ne önerirsiniz?

Gençler benden de fikir almak için yazıyorlardı. Bu sorulara uzun uzun cevaplıyordum fakat artık genellikle kısa yoldan şöhret olma peşine düşen gençleri gördükçe ben de boşa cevap verdiğimi düşünmeye başladım. 

Onlara önerim tiyatro yapsınlar. Gerçekten tiyatro yapsınlar. Benim için tiyatro bölümünün konservatuar bölümünü bitiren insanlar çok önemlidir. O insan tiyatro yapmıyorsa tiyatro oyuncusu değildir. Tiyatro sahnesinde öğrenecekleri çok şey vardır. 

Dilara KARACA-Sermin İNAN / NeOldu.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2021 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.