Sabahattin Ali Şiirleri – Sabahattin Ali’nin En Güzel ve Derin 15 Şiiri

Sabahattin Ali Şiirleri – Sabahattin Ali’nin En Güzel ve Derin 15 Şiiri
25.09.202014:58

Türk edebiyatında Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatını etkileyen en önemli isimlerden olan Sabahattin Ali’nin birçok eseri bulunmaktadır. Bu içeriğimizde Sabahattin Ali’nin en güzel ve kısa aşk şiirlerini derledik…

Haber güncelleme tarihi 25.09.2020 14:58

En Güzel ve Kısa Sabahattin Ali Aşk Şiirleri

Sabahattin Ali 1907 yılında dünyaya gelmiş ve küçük yaşlardan itibaren eserler ortaya çıkartmaya başlamıştır. Genç yaşlarında şiir yazmaya başlayan Ali, daha sonra öykü ve roman türüne yönelmiştir. Sabahattin Ali şiirleriyle ismini duyurmuştur. Biz de bu içeriğimizde tıpkı Sabahattin Ali Sözleri içeriğinde olduğu gibi en güzel ve anlamlı Sabahattin Ali aşk şiirlerini derledik.

Sabahattin Ali Şiirleri;

1. Aldırma Gönül Aldırma

Başın öne eğilmesin

Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın

Aldırma gönül, aldırma

 

Dışarda deli dalgalar

Gelip duvarları yalar

Seni bu sesler oyalar

Aldırma gönül, aldırma

 

Görmesen bile denizi

Yukarıya çevir gözü

Deniz dibidir gökyüzü

Aldırma gönül, aldırma

 

Dertlerin kalkınca şaha

Bir sitem yolla Allah'a

Görecek günler var daha

Aldırma gönül, aldırma

 

Kurşun ata ata biter

Yollar gide gide biter

Ceza yata yata biter

Aldırma gönül, aldırma

Sabahattin Ali Şiirleri


2. Geçmiyor Günler

burda çiçekler açmıyor

kuşlar süzülüp uçmuyor

yıldızlar ışık saçmıyor

geçmiyor günler geçmiyor.

 

avluda volta vururum

kah düşünür otururum

türlü hayaller görürüm

geçmiyor günler geçmiyor.

 

dışarıda mevsim baharmış

gezip dolaşanlar varmış

günler su gibi akarmış

geçmiyor günler geçmiyor.

 

gönülde eski sevdalar

gözümde dereler bağlar

aynadan hayalin ağlar

geçmiyor günler geçmiyor.

 

yanımda yatan yabancı

her söz zehir gibi acı

bütün dertlerin en gücü

geçmiyor günler geçmiyor

Sabahattin Ali Şiirleri


3. Leylim Ley

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa

Seher yeli dağıt beni kır beni

Götür tozlarımı burdan uzağa

Yarin çıplak ayağına sür beni

 

Aldım sazı çıkmış gurbet görmeye

Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye

Ne lüzum var şuna buna sormaya

Senden ayrı ne hal oldum gör beni

 

Ayın şavkı vurur sazım üstüne

Söz söyleyen yoktur sözüm üztüne

Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne

Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

 

Yedi yıldır uğradım yurduma

Dert ortağı aramadım derdime

Geleceksen bir gün düşüp ardıma

Kula değil yüreğine sor beni

Sabahattin Ali Şiirleri


4. Dağlar

Başım dağ saçlarım kardır,

Deli rügarlarım vardır,

Ovalar bana çok dardır,

Benim meskenim dağlardır.

 

Şehirler bana bir tuzak,

İnsan sohbetleri yasak,

Uzak olun benden, uzak,

Benim meskenim dağlardır.

 

Kalbime benzer taşları,

Heybetli öter kuşları,

Göğe yakındır başları;

Benim meskenim dağlardır.

 

Yarimi ellere verin;

Sevdamı yellere verin;

Elleri bana gönderin:

Benim meskenim dağlardır.

 

Bir gün kadrim bilinirse,

İsmim ağza alınırsa,

Yerim soran bulunursa:

Benim meskenim dağlardır.

Sabahattin Ali Şiirleri


5. Serserinin Ölümü

İki üç gece kuşu ötüşürken derinde,

Hayaletler uçuştu bu yangın yerlerinde.

Gölge gibi yokluğa karıştı yanık evler

Bacalar gökyüzüne uzanan iri devler

Gibi yumruklarını karanlıklara sıktı...

Gece ümitsizsizlerin kalbinden karanlıktı.

 

Bir silâhın alevi yırttı bu karanlığı,

Görüldü bir vücudun yerinde sallandığı...

Uzakta kaybolurken hızlı koşan adımlar,

Kucakladı kanlı bir vücudu kaldırımlar...

 

Bir kurşunla yerlere yıkılan bir serseri

Kazıyor tekmeliyor ayaklarıyla yeri...

Gemi halatı gibi kolları geriliyor;

Vücudu yılan gibi kıvrılıp seriliyor...

Ölümün korkusudur şimdi beynini yakan.

Bir ıstırap nehridir ağzından dökülen kan.

Gözleri deli gibi fırlamış çanağından;

Yaşlar yuvarlanıyor ateşli yanağından...

Dalga dalga kan olmuş mor çiçekli mintanı,

Göğüsünü parçalayıp çıkmak istiyor canı...

Istırap korku hüzün gözlerinde birikmiş,

Sönük nazarlarını sabit bir yere dikmiş.

O gözler bazan her şey bazan da buzlu bir cam...

 

Renksiz dudaklarını araladı:

-Ah anam! ..

Acı bir hırıltıyla parçalandı gıtlağı;

Ecel çözdü hayatla arasındaki bağı.

Çenesi yana düştü gözünün feri söndü,

Vücudundaki en son hayat eseri söndü...

Halbuki bir zamanlar bu da kabadayı imiş,

Bu da adam öldürmüş bu da canlara kıymış;

Günahının tokadı onu da yere serdi:

Kuduz köpek gibi sokaklarda geberdi...

Sabahattin Ali Şiirleri


6. İstek

Yanıyor beynimin kanı,

Bilmem nerelere gitsem?

İçime sığmayan canı

Hangi rüzgara eş etsem?

 

Akşam sular karardı mı

Bir dağa versem ardımı,

İçimi yakan derdimi

Sağır göklere anlatsam...

 

İçiliversem dem gibi,

Kırılıversem cam gibi,

Şamdanda yanan mum gibi,

Sabahı görmeden bitsem...

 

Bir yüce ormana dalıp

Ya bir dağ bağşına gelip,

Beni yaradanı bulup

Malını başına atsam...

 

Görünmez kollar boynumda,

Yarin hayali koynumda,

Sıcak bir kurşun beynimde,

Bir ağaç dibinde yatsam...

Sabahattin Ali Şiirleri


7. Kara Yazı

geçmedi yare sözümüz

yollarda kaldı gözümüz

yere sürüldü yüzümüz

böyleymiş karayazımız.

 

çiçekler açılmaz oldu

pınarlar içilmez oldu

yar bize gülmez oldu

böyleymiş kara yazımız.

 

yalnız ona yar demiştik

onda bir şey var demiştik

o bizi anlar demiştik

böyleymiş kara yazımız.

 

hey gönül gene bu gece

kederim geceden yüce

gel susalım beraberce

böyleymiş kara yazımız.

Sabahattin Ali Şiirleri


8. Kıyamadığım

Hey bir zaman bakıp bakıp

Seyrine doyamadığım!

Şimdi gurbette bırakıp

Sesini duyamadığım!

 

Evde kapanıp kaldın mı?

Seyrana çıkıp güldün mü?

Başkalarının oldun mu?

'Benimsin!' diyemediğim!

 

Akıtıp gözüm yaşını

Hatırlarım gülüşünü;

Kıvırcık saçlı başını

Göğsüme koyamadiğım!

 

Dik yamaçların selisin,

Sen benden daha delisin,

Şimdi kimlerin kulusun?

Başını eğemediğim!

 

Nasıl vurgunum bilirdin,

Niçin benden yüz çevirdin?

Kimlerin koynuna girdin?

Öpmeğe kıyamadığım!

Sabahattin Ali Şiirleri


9. Melankoli

Beni en güzel günümde

Sebepsiz bir keder alır.

Bütün ömrümün beynimde

Acı bir tortusu kalır.

 

Anlıyamam kederimi,

Bir ateş yakar derimi,

İçim dar bulur yerimi,

Gönlüm dağlarda bunalır.

 

Ne kış, ne yazı isterim,

Ne bir dost yüzü isterim,

Hafif bir sızı isterim,

Ağrılar, sancılar gelir.

 

Yanıma düşer kollarım,

Görünmez olur yollarım,

En sevgili emellerim

Önüme ölü serilir...

 

Ne bir dost, ne bir sevgili,

Dünyadan uzak bir deli...

Beni sarar melankoli:

Kafamın içersi ölür.

Sabahattin Ali Şiirleri


10. Koşma

Sevip sevip yarı ele kaptırmak

Kara bahtın bana eski işidir.

Ömrümdeki yıllar kadar yar sevdim

Her biri bir başkasının eşidir.

 

Canlar verdim her birinin yoluna,

Hepsi girdi bir yiğidin koluna,

Bülbül bile kondu bir gül dalına,

Boşta gezen bizim gönül kuşudur.

 

Baktığım yok üzüntüye, sevince.

Feryat etmem yar başından savınca,

Benim gibi sevmelidir sevince:

Ne göz görür, ne kulağım işitir.

 

Kara saçım dik başımda kar oldu,

Ak saçımla yar sevmesi ar oldu,

Bana vuran eller değil, yar oldu,

Bu dert benim dertlerimin başıdır.

 

Kimi aşık dileğine ulaşır,

Sevdiğiyle cümbüş eder, gülüşür,

Kimi benim gibi garip dolaşır,

Asıl aşık kam almıyan kişidir.

Sabahattin Ali Şiirleri


11. Bütün İnsanlara

Dillerde gezen adım:

Bir seciyesiz, bir it.

Nedense olamadım,

Sizin gibi bir yiğit...

 

Ne gaye taşıyorum,

Ne bir dağ aşıyorum;

Delice yaşıyorum,

Ne ihtiras, ne ümit...

 

Yuh...Eğer hayat buysa,

Bu ahmakça uykuysa...

Bana kim sokulduysa

Hadi dedim, hadi git! ..

 

Bende çok şey var ama,

Akıl filan arama...

Ciddiyetle arama

Koydum dikenli bir çit.

 

Saçıma düşen aklar,

Ne bir macera saklar;

Çıkarmaz bu dudaklar,

Ne bir küfür ne tevhit...

 

Korkutmaz beni ölüm,

Bir şeytan kadar hürüm.

Süremez bende hüküm

Ne Allah, ne de Nahit...

Sabahattin Ali Şiirleri


12. Kızkaçıran

Dağlar dik, çeşmeler kuru

Yarimin benzi çok sarı

Ölüm var, dönülmez geri

Yürü yağız atım yürü...

 

Dağlar geçilmiyor kardan

Aman yok candarmalardan

Ayrılamadım bu yardan

Yürü yağız atım yürü...

 

Yarim bu gece yoruldu

Kaçırdığıma darıldı

Bak daha sıkı sarıldı

Yürü yağız atım yürü...

 

Nasıl titriyor korkudan

Kaldırdım onu uykudan

Sesler geliyor doğudan

Yürü yağız atım yürü...

 

Peşime düştü takipler

Boynumu bekliyor ipler

Zeybekler seni ayıplar

Yürü yağız atım yürü...

Sabahattin Ali Şiirleri


13. Gecenin Kemanı

Yüzü parladı ayın,

Bir ses geldi uzaktan:

Hasta yorgun bir kadın

Şimdi çalıyor keman...

 

Eriyor, bükülüyor,

Ayın altında evler...

Kemandan dökülüyor,

Semailer, peşrevler...

 

Keman hırçın, mariz,

Asabını geriyor;

Dalgalan bir kaç iz,

Karanlıkta eriyor...

 

Bazan hazin bir beste,

Gönüllerde yanıyor;

Geceden deste deste

Nağmeler toplanıyor...

 

Sen ey karanlıklara

Hicran dağıtan kadın!

Git başka bir diyara!

Kalbimi parçaladın...

Sabahattin Ali Şiirleri


14. Dere

Niçin bu derenin suları kara,

Niçin böyle hırçın akıyor dere? ..

Niçin deli gibi koşup kenara,

Billurdan kancalar takıyor dere? ..

 

Arzun tutunmaksa eğer sahile,

Ey dere, bu coşkun gayret nafile!

Bu sahil ki savmış nice kafile

Seni tutar mı, ey suyu mor dere? ..

 

Ağlama ey dere! ..Gürültüsüz ak..

Kader bu: Ne yapsan suyun akacak!

Çok zordur çırpınıp tutunamamak:

Fakat bir kere de bize sor dere!..

Sabahattin Ali Şiirleri


15. Çakır

Altın saçlarını sıkıca tarar,

Sonra iki örgü yana bırakır;

Ayağında pembe dallı mor şalvar,

Taze gelin gibi süzülür Çakır...

 

Beyaz ellerine kına yaraşır,

Mavi gözleriyle bir içim sudur.

Efeler onu el üstünde taşır;

Köyün bir tanecik orospusudur.

 

Çakır'sız olamaz hiç bir eğlence

Herkesingönlünü kaplar çünkü sis...

Bazan mal olsa da iki üç gence,

Yine Çakır'ını ister her meclis...

 

Geniş meydanlarda yakılır çıra,

Çakır nazlı nazlı dokunur 'def'e...

Süt gibi rakıyı sunar Çakır'a

Gür bıyıklı, ateş gözlü bir efe...

 

gitgide açılır sırma cepkenler;

Kıllı göğüslerinden süzülür rakı.

Bazan birisinin bağrına girer,

Elma soymak için alınan çakı...

 

Çakır yılan gibi döner, kıvrılır

-Sırma saçlarında fildişi tarak-

Tabanca çekilir, bıçak sıyrılır,

O döner elini şıkırdatarak...

 

Yalnız bazı kere taze gelinler,

'Bize kocamızı ver! ...diye inler...

O zaman Çakır'ın gözü doludur...

 

O zaman gözünün önüne gelen

Cepheden şehitlik alıp yükselen

İncecik bıyıklı bir yavukludur...

Sabahattin Ali Şiirleri

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Etiketler:
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2020 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.