• DOLAR5,3523-0.61
  • EURO6,0982-0.59
  • ALTIN210,822-0.38
  • BIST92.1660.52

Ölü Diriltme ve İnsan Dondurma Deneyleri

Ölü Diriltme ve İnsan Dondurma Deneyleri

İlk olarak bilim kurgu filmlerinde karşılaştığımız dondurulan ve sonraki yıllarda canlandırılan insanlar uygulaması için çoktan start verilmiş durumda. Peki, bu uygulama nedir?

Haber güncelleme tarihi 09.05.2017 14:26

Ölü Diriltme : Cryonics

Cryonics kelimesinin anlamına baktığımızda “Kişilerin bilinmeyen bir gelecek zamanda tekrar çözülmek üzere dondurulması” demek olduğunu görüyoruz. Bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi duran bu fikri akıllara sokan kişi 1930 lu yıllarda yazdığı bir romanıyla Neil R. Jones’ dur.

1967 lere gelindiğinde Amerika Birleşik Devletleri’nde bu fikir ilk kez hayata geçirilmiş ve Psikolog James Bedford dondurulan ilk kişi olmuştur. 73 yaşında akciğer kanseri sonucu yaşamını yitiren Bedford’ un bedeni dondurulmuş vaziyette diriltileceği günü beklemektedir.

Filmlerdeki senaryolarda uzay yolculukları için ya da gelecekte tekrar diriltilmek için canlı insanların dondurulduğunu görüyorduk. Peki, neden James Bedford ölümünden sonra donduruldu? Bu sorunun cevabı aslında cryonics teriminin içinde mevcut. Çünkü bu uygulama sadece insanlar öldükten hemen sonra uygulanabiliyor. Eğer ölüm olmadan işlem yapılırsa yani bir insan dondurulmak suretiyle uyutulduğunda ötanazi gerçekleştirilmiş oluyor. Henüz böyle bir gönüllü üzerinde uygulama yapılmadığı için aslına bakarsanız tekrar diriltilme ihtimalleri de düşük diyebiliriz. Dondurulacak kişi kendi rızasıyla uyutulup dondurulduğunda tekrar uyandırılması ihtimali daha yüksek bir ihtimal çünkü dondurulma işlemi şöyle gerçekleşiyor:

  • Beden önce buz kalıplarıyla soğutulmaya başlanıyor.
  • Göğüs kafesinden girilerek vücutta bulunan kan alınıyor.
  • Kan yerine pıhtılaşmayı engelleyecek olan -50 derecede gliserol veriliyor.
  • Gliserol ile vücut sıcaklığı -50 dereceye indiriliyor.
  • Hücrelerin deformasyona uğramaması için beden -196 derecelik sıvı nitrojen içinde muhafaza ediliyor.

 

Türk Müşteriler Var

Şirket kurulduğundan beri tam 230 kişi dondurulmuş şekilde çözülecekleri günü bekliyor. Bunun için şirketle anlaşma yapılması gerekiyor ve hayat sigortası üzerinden talimat yoluyla işlem sağlanıyor. Kısaca özetlersek hayat sigortası yaptırıyorsunuz ve oraya gerekli miktarı ödemeye başlıyorsunuz. Öldüğünüzde bu durum için talimat veriyorsunuz. Siz öldükten sonra da sigorta parayı şirketin hesabına yatırıyor, onlar da sizi donduruyor. Uygulama ilk zamanlarda sadece Amerika Birleşik Devletleri’ nde yapılıyordu fakat şuan tüm dünyadan müşteri kabul ediyorlar. Hatta firma tarafından en az 15 Türk müşterilerinin bulunduğu belirtiliyor.  Bu anlaşmayı imzalamış en az 1.000 kişi olduğunu da belirtelim.

Uygulamanın fiyatını merak edenler olursa diye ekleyelim. Sadece başınızı dondurmak isterseniz 80-100 bin dolar, tüm vücudunuzu dondurmak isterseniz 180-200 bin dolar parayı gözden çıkarmanız gerekiyor.

 

İlk Ölüyü Diriltme Deneyleri

İlk olarak ölü diriltme deneyleri 1940 lı yıllarda Sovyet bilim adamları tarafından yapılmıştır. Köpekler üzerinden yapılan deneyler şöyle uygulanmaktadır. İlk önce köpeğe pıhtılaşmayı önleyen bir tuzlu karışım enjekte edilmiştir. Ardından köpek nefessiz bırakılara ölmesi beklenmiştir. Köpeğin ölümü gerçekleştikten 10 dakika sonra, dolaşım ve solunum sistemi makineye bağlanarak suni kan dolaşımı ve soluk sistemi uygulanmaya başlamıştır. Köpeğe adrenalin uygulanarak kalbin ve ciğerlerin tekrar tepki vermesi beklenmiştir. Düzensiz kalp ve solukların ardından köpek gözlerini açmış ve tekrar hayata döndürülmüştür. Hayata döndürdükleri deneklerin çoğunda beyinsel faaliyet bozuklukları ya da körlük gibi durumlar tespit edilmiştir.

Uygulamayı ve aşamalarını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Rusların bir başka deneyi ise başı gövdesinden ayrılan bir köpeğin yaşayıp yaşayamayacağı olmuştur. Başı gövdeden ayrılarak, yine suni kan dolaşımı ve soluk devri sağlayacak mekanizma monte edilmiştir. Makinenin çalışmasıyla birlikte beyne giden oksijen akışı sağlanarak köpeğin uyarılara tepki verdiği gözlemlenmiştir. Dokunma, ses ve yalama reflekslerini gerçekleştiren hayvanın birkaç saat yaşaması sağlanmış fakat sonra sistem çökmüştür.

Bu deneyin videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Günümüzde Ölü Diriltme

Arizona Üniversitesi’nden Dr. Peter Rhee “Kalp ve beyin fonksiyonları durmuşsa, soluk alıp verme olmuyorsa ölmüşsünüzdür.  Geliştirdiğimiz teknikle sizi hayata geri döndürebiliyoruz.” Açıklamasıyla 2014 yılında gündeme bomba gibi düşmüştür. Geliştirdikleri yeni bir teknik sayesinde öldü teşhisi konmuş kişileri tekrar hayata döndürebildiklerini ve hayvanlar üzerinde uygulanan deneylerin başarılı olduğunu belirtmiştir.

 

Nasıl Yapılıyor?

Uygulanan teknik aslında Sovyet dönemindeki yöntemleri temel alıyor. Yeni yöntem onların yapamadığı hücrelerin ve dokuların bir süre oksijensiz kalması ve hasar alması olayını ortadan kaldırmak ile başlıyor. Ölüm teşhisinin ardından uygulama vücudun hemen soğutulması sonucu metabolizma hızının yavaşlatılması esasına dayanıyor. Metabolizma yavaşlatılarak oksijensiz kanın vücutta dolaşması engelleniyor ve hemen kan vücuttan dışarı çekiliyor. Yerine pıhtılaşma önleyici özel bir serum enjekte ediliyor. Bu süreç dahilinde cerrahi müdahale yapılacaksa onlar hallediliyor ve kan tekrar vücuda veriliyor.

Uygulamanın kobay domuz ve fareler üzerinde uygulandığı ve başarı oranının %90 olduğu ifade ediliyor. Dr. Rhee, gerekli izinlerin alındıktan sonra yöntemin insan üzerinde de başarıyla uygulanabileceği konusunda iddialı. Tabi bunun için ilk ve en önemli kıstasın hastanın ölümünün ardından geçen süre olduğunu belirtiliyor. Ölüm gerçekleştikten 2 saat sonra bu yöntemin hiçbir işe yaramayacağını belirten Rhee, ne kadar hızlı müdahale edilirse o kadar yüksek oranda başarı şansı olduğunu ekliyor.

Dr. Rhee, yöntemin uygulama alanını ise şöyle tanımlıyor. Silahlı ya da bıçaklı yaralanmaların sonucunda gelen hastalarda yöntemin uygulanmasını şöyle anlatıyor. Hasta geldiğinde ölmek üzereyse ya da kalbi durmuş ise hemen uygulamanın başlatılabileceğiniz ve vücudun soğutularak hasarın önlenebileceğini belirtiyor. Soğutma işlemi ve kan dışarı alındığında doktorların kurşun ya da bıçak yarasına daha rahat müdahale edebildiğini ve bu sürenin doktorlara fazladan 15-20 dakika kazandırdığının altını çizen Rhee, aynı zamanda diğer organlara gelecek zararların ve oksijensizlikten kaynaklı hasarların da önüne geçilebileceğini ekliyor.

NeOldu.com /

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.