• DOLAR5,9638-8.23
  • EURO6,7561-8.41
  • ALTIN224,364-8.05
  • BIST90.263-3.38

Küreselleşme ve Dünya Ekonomisi

Küreselleşme ve Dünya Ekonomisi

1980’li yıllarda elektronik, iletişim alanında daha çok duymaya başladığımız küreselleşme, II. Dünya Savaşı’na dayanıyor.

Haber güncelleme tarihi 09.05.2018 01:38

Birleşmiş Milletler İnsan hakları Komisyonu, küreselleşmeyi, sadece ekonomik olmayan sosyal, siyasal, çevresel, kültürel ve hukuksal boyutları da olan bir süreç olarak tanımlıyor.

Küreselleşme;

- Sermaye akışkanlığı

- Yatırımların, malların, hizmetlerin ve paranın küresel hareketliliği

- Ekonomilerin bütünleşmesi

- Küresel Pazar, ulus-devlet sınırlarının ortadan kalkması

- Bilginin küresel akışkanlığı vb. olarak ifade edilebilir.

 

Küreselleşme iyi bir süreç olarak görülse de, biz bu süreçten iyi yararlanan bir ülke olursak sorun yoktur. Bunu anlamak için fayda-maliyet analizi yapmak gerekir. Gelişen ekonomilerin eksiklerini kapatırken ihtiyaç duyduğu sermayeyi, gelişmiş ekonomilerin koyduğu koşulları kabul etmek zorunda kalması zaman kaybıdır.

- Durum tespiti yapılmalıdır.

- Dünya ticareti hacminin nasıl olduğu bilinmelidir.

 

Rekabet gücünü elinde bulunduranlar gittikleri yere güçleri ve kuralları ile gidiyorlar. Ekonomik politika uygulayan her ekonominin ve uygulayan siyasetçinin dikkatli olması gerekiyor.

Dünya ekonomisi ile ilgili gelir-üretim açısından baktığımızda 2008’e kadar önemli bir büyüme dönemi yaşandı. Bu büyüme, 1990’ların sonundan itibaren başlamıştı. Özellikle Avrupa ve ABD’de büyük ölçüde finansal serbestleşme ve finansal bolluğun getirdiği hızlı bir büyüme oldu. Büyümenin finanse edilmesi, büyüme konusunda teknik açıklar küreselleşme ile giderildi. Bölgesel ekonomik pazarlarda uzun vadeli üretim için gelen yabancı sermaye piyasayı güçlendirdi. Bu olumlu etkinin dışında serbestleşmenin, faktör-mal piyasasında giderek engellerin azaldığı bir ortam getirmesi ve sanayi ötesi toplum aşamasına gelmiş ülkeler hem bağımlılık hem rekabet hem işbirliği getiriyor.

1990’lardan itibaren küreselleşmenin hızı arttı. Teknoloji alanındaki gelişmeler, internet ağları üretici ve tüketiciyi yakınlaştırdı. Sanayi toplumunun yerini bilgi toplumu aldı. Beyin gücüne dayalı üretim sistemine geçildi.

küreselleşme

Küreselleşmenin Olumsuz Etkileri

Elektronik ticaret ve küreselleşmenin getirdiği teknolojik gelişmelerle ticaret hızlanıyor. Sermaye hareketleri, finans hareketleri hızlanıyor. Ülkeler arasında sıcak para sınır tanımaz hale geliyor. Bu sıcak para hareketi krizlere neden olabilir. Örneğin 1997’de Güney Doğu Asya’da ve Rusya’da olduğu gibi.

1940’larda komünizmin Doğu Avrupa, Çin ve Rusya’da kurulmasıyla bu sisteme karşı kapitalizmin güçlenmesiyle küreselleşme başlamış oldu. 1980’lerde icatların olması ile birlikte iletişim hızlanmış ve küreselleşme daha da güçlenmiştir. Bu hareketler iki ana başlık altında incelenebilir:

1) Evrenselleşme

2) Bölgesel Ekonomik Entegrasyon

Evrenselleşme

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa ekonomileri zarar görüyor. Bozulan ekonomileri düzeltmek için çalışmalar yapılıyor. Avrupa’nın imar ve kalkınmasını sağlamak için Dünya Bankası kuruluyor. Uluslararası Ticaret Örgütü’nün kurulmasına karar veriliyor ama ABD başta olmak üzere bazı ülkeler karşı çıkıyor çünkü iç ekonomilerine karışılmasını istemiyorlar.

evrenselleşme

1947’de GATT (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret) anlaşması yapılıyor. Amaçları:

1) Ülkelerin ticari ve ekonomik alandaki ilişkilerinin artırılması

2) Üye olan ülkelerin yaşam standartlarının yükseltilmesi ve tam istihdamın sağlanması

3) Üretim kaynaklarının daha etkin kullanılması

4) Uluslararası rekabetin geliştirilmesi

 

Tüm bunlar için korumacı politikaların terk edilmesi isteniyor. Serbestleşmeye adım atılıyor. Gelişmiş ülkeler için GATT önemli bir oluşumdur çünkü engelleri kaldırıp ticaret hacmi genişletiliyor. Gelişmekte olan ülkeler için GATT birtakım olumsuzluklar getiriyor. Kendilerinden güçlü ülkelerle rekabetle karşılaşıyorlar ve zararlı çıkıyorlar.

Bölgesel Ekonomik Entegrasyon

En güzel örneği AB’dir. Ülkelerin bir blok içinde ticareti serbestleştirici politikalar izleyerek birlikler oluşturmasıdır. Siyasi açıdan bağımsız ülkeleri ekonomik açıdan bağımlı hale getiriyorlar. Küreselleşme ile aynı dönemde başlıyorlar ama ekonomik entegrasyon daha hızlı ilerliyor. Ülkeler ticareti artırmak, ticaret hacmini geliştirmek, ticari engelleri ortadan kaldırmak ve daha büyük bir pazara hâkim olmak için ekonomik entegrasyon kuruyorlar. Müşteri sayısı ve ticaret artıyor, kaynaklar daha optimal kullanılıyor.

 

Bölgesel Ekonomik Entegrasyonun Amaçları:

1) Daha büyük pazarlara hitap eden ülkelerin üretim kapasitelerini genişleterek verimlilikleri artırmak

2) Toplumsal refah düzeyini yükseltmek

3) Blok dışında kalan ülkelere karşı rekabet gücü kazanmak

4) Bölgesel olarak bir arada yaşamak zorunda kalan komşu ülkelerin çıkar çatışması yaşamalarını önlemek

 

Bölgesel Ekonomik Entegrasyonun Aşamaları:

1) Tercihli Ticaret Anlaşmaları

2) Serbest Ticaret Bölgeleri

3) Gümrük Birlikleri

4) Ortak Pazar

5) İktisadi Birlik Aşaması

6) Parasal Birlik

 

Gelişmiş ülkeler daha çok sanayileşme hızını artırmak ve sanayileşmede ulaşılan düzeyi korumak istiyorlar. Gelişmekte olan ülkelerin ise bu tür entegrasyonlara girerken amaçları sanayileşmelerini başlatan bir araç olarak fayda sağlamaktır.

Finansal Küreselleşme

Uluslararası sermaye hareketlerinin serbestleşmesi, fon arzının ve talebinin, mali piyasa katılımcılarının coğrafi sınırlamalara maruz kalmadan daha uygun ortamlarda işlem yapmasıdır. Finansal küreselleşmenin temelinde gelişmiş ülkelerin uluslararası finansal faaliyetleri kendi ülkelerine çekmek için uyguladıkları serbestleştirme politikaları, serbest kur politikalarının benimsenmesi, finansal araçların çeşitlerindeki hızlı artışlar, telekomünikasyondaki gelişmeler gibi etkenler rol oynar.

 

Finansal Küreselleşmenin Faydaları:

1) Tüketimi kesintisiz devam ettirmek

2) Yatırımcılara kâr oranını ayarlayabilme şansı tanır

3) Tasarrufu ve yatırımı teşvik eder

 

Finansal Küreselleşmenin Zararları:

1) Ülke parasının aşırı değerlenmesi

2) Döviz kurunun aşırı değerlenmesi

3) Uluslararası piyasalarda yaşanan dalgalanmalara duyarlı hale gelmek

4) Ulusal ekonomi politikalarının etkinliğinin azalması

5) Mali piyasalarda ani ve aşırı fiyat artışları ve düşüşleri

6) Genel fiyat düzeyindeki yükselmeler

7) Ulusal şirketlerin yabancı şirketlere karşı cephe alması

 

Üretimde Küreselleşme

Şirketlerin sınır ötesi sabit sermaye yatırımı, sınır ötesi iştirak ve başka yöntemlerle mal ve hizmet üretim faaliyetlerini kendi ülkeleri dışında yaymalarıdır. Üretimin küreselleşmesi, serbestleştirme politikalarının benimsenmesi konusunda şirketlerin hükümetler üzerinde baskılar oluşturmasına yol açar.

NeOldu.com / Özel Haber

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.