Kant'ın Eğitim Anlayışı

Immanuel Kant'ın felsefesi ışığında eğitim...
Kant'ın Eğitim Anlayışı

“İnsan  eğitime  ihtiyaç  duyan  tek  varlıktır”  diyen  Kant,  Eğitim  Üzerine  adlı  eserine  bu cümle  ile  başlar.  Eğitimin  sadece  çocukluktan  başlayabileceğini  iddia  eden  Kant,  kitabı  genelde  çocuk  ve  çocukluk  üzerine  temellendiriyor.  Gerçekten  de  her  eğitimbilimcinin  ve  eğitimbilimci  olan  bizlerin  okuması  gereken  bir  kitap.

Kant,  “İnsan  eğitime  ihtiyaç  duyan  tek  varlıktır”  der  demiştik.  Hayvanların  ise  yapıp-yapabileceklerini  içgüdüleri  sayesinde  yapabildiklerini  söyler.  Bunun  dışında  bir  miktar  akıl  onlara  daha  başından  sunulmuştur.  Kant’a  göre  insan  ise,  kendine  ait bir  akla  sahip  olmak  ister.  Çünkü  içgüdüyle  harekete  etmez  ve  kendisi  için  bir  davranış  planı  geliştirmek  zorundadır.  Bunu  da  eğitim  ile  yapılacağı  bellidir.  Peki,  bu  eğitimi  kim  verir?  Kendisi  gelişmemiş  olduğu  için,  kendinden  önceki  nesil  eğitimi  verir.  Bu  neslin   de  eğitimi  almış  olmasına  dikkat  çeker.

İnsan  birbiri  ardı  sıra  belli  evrelerden  geçer.  Kant,  bunu  da  evrelerle  açıklar;  bebeklik   evresinde,  bakım  ve  beslenmeye  muhtaçtır.  Daha  sonra  çocukluk  döneminde,  talim  ve  terbiyeye  yani  disipline  muhtaçtır.  Talebelik  döneminde  ise,  tahsil  ve  irşad  edilmeye  muhtaçtır.  Doğal  olarak  insanda  bulunan  ‘özgürlük’  sevgisi  o  kadar  güçlüdür  ki,  bir   kere  özgürlüğe  alıştığında,  artık  her  şeyi  uğruna  feda  edebilecek  kapasitededir.  Bu   yüzden  talim-tebiyenin  disiplin  kısmı  çok  erken  dönemde  dönemlerde  yerini  almalıdır. Çünkü  bu  yapılmazsa  daha  sonraki  yaşamda  kişiliği değiştirmek  zordur. Türkiye’de  en  bilindik “Ağaç,  yaş  iken  eğilir” atasözü  gibi  bir  belirleme  yapar Kant. İnsanlar  kendilerini  erken  yaşta aklın  buyruklarına  boyun  eğmeye  alıştırmalıdır  diyen  Kant, sınır  tanıyan,  kurallara  uygun  yaşamaya  alışmalıdır  insan  der.

“İnsan  ancak  eğitimle  insan  olabilir” Kant’ın Eğitim  Üzerine  kitabında  geçen  bu  sözünü  meşhur  4  sorusuyla  inceleyecek  olursak; ilk  önce  4  soruyu  hatırlayalım, “Neyi bilebilirim?”,  “Ne  yapmam  gerekir?”,  “Ne  umabilirim?” ve  son olarak  “İnsan  nedir?”. Aslında  bu  soruların  sonuncusu, yani “İnsan Nedir?”  sorusu  diğer  üçünü  içinde  barındırmakla  beraber,  en  esaslı  sorudur. Eğitim  ile  bu  soruya  bakıldığında  ise  soru  şu şekle  dönüşür, “İnsan,  insan  olmak  için  ne  yapmalıdır?”.

Akıl  sahibi  bir  varlık  olarak  insan,  doğal  yeteneklerini  kullanarak  kendi  tarafından  konulmuş  amaçlar  sayesinde  kendini  geliştirebilir. Bu  yeteneklerin,  amaçların  da  eğitim  ile  gelişmesi  ya  da   gerçekleştirilmesi  gerekir. Kant, burada  da  her  türlü  eğitimin  bir  sanat  olduğunu  dile  getirir.

Peki,  eğitim  sayesinde  insan  hangi  aşamalardan  geçer,  insan  nasıl  bir  sonuca  ulaşır? Kant  bunu  Eğitim  Üzerine  adlı kitabında  4  maddeyle, daha  doğrusu  aşamayla  açıklamaya  çalışır.

1. Önce  disipline  boyun  eğdirilmelidir,  bunu  demesinin  sebebi  de  disiplin  sağlanarak,  serkeşliğin  yani  itaatsizliğin  sınırlanmasıdır. 

2. İkinci  olarak  ise,  eğitim  insanı  kültürlerle  donatmalıdır  der. Çünkü  kültür,  eğitim  ve  öğretimi  içine  alır.  Yeteneği  de  gün  yüzüne  çıkaran  Kant’a  göre  kültürdür

3. Üçüncü  olarak  eğitim,  bir  ayırt  etme  anlayışı  kazandırmalıdır.  Kant,  bunun  da  önemini  toplum   içince  insanın  kendisini  ayırt  etmesi  olarak  açıklar.  Yani  eğitim, toplum  içinde  insanın  kendini  ayırt  etmesini  sağlamalıdır. Bu  aynı  zamanda  insana  zarafet,  nezaket  becerisi  de  getirecektir.

4.  Dördüncü  ve  son  olarak  ahlaki  terbiye Kant’a göre,  eğitimin  bir  parçasını  oluşturmalıdır.  Kant’a göre bir  insanın  herhangi  bir  amaç  için  uygun  olması  yeterli  değildir. Sürekli  iyiyi  amaçlaması  için  eğitilmelidir. Hedefi  herkesin  hedefi  ile ortak  olmalıdır.  Burada  da  Kant’ın  Ahlak  Yasasını belirlerken kullandığı  ‘maksim’  belirlemesini  anımsıyoruz.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.