• DOLAR5,49300.67
  • EURO6,19840.95
  • ALTIN212,8040.71
  • BIST92.7091.38

Hipnoz Nedir?

Hipnoz Nedir?

Hipnoz nedir? Hipnotize hali nasıl olur? Hipnoterapi nedir? Cevaplar için yaızımızı okumaya devam edin.

Haber güncelleme tarihi 15.08.2018 09:44

Hipnoz Nedir?

Hipnoz kelimesi aslında yanlışlıkla seçilmiş bir kelimedir. 1840 yılında İskoçyalı Dr. James Braid hipnoz altındaki kişilerin uyuduğunu düşünmüştür. Bu adı vermesinin sebebi Antik Yunan uyku tanrısı Hypnosis’ ten esinlenmiş olmasıdır. Daha sonrası yaptığı çalışmalarda bu durumun uyku olmadığını anlamıştır ve bu ismi kullanmanın hatalı olduğunu söylemesine rağmen hipnoz kelimesi dillere yerleşmiştir ve günümüzde de bu şekilde kullanılmaya devam etmektedir.

Aslında hipnoz, uyku ile uyanıklık arasındaki trans olma halidir. Hipnoz olan kişinin dünya ile bağlantısı kesilir fakat beyin uyku durumunda değildir. Etrafındaki gürültü, ışık vb. uyarıcı etkilere karşı kendini yalıtır fakat onu hipnoz eden kişinin talimatlarına karşı algısı açıktır. Hipnoz eden kişinin konuşmalarını ve söylediklerini anlar ve uygular. Hipnoz edilen kişi ile hipnoz eden kişi arasında özel frekans oluşur.

Hipnoz Haline Nasıl Geçilir?

hipnoz-ani.jpg

Hipnoz haline girebilmeniz için 2 şeye ihtiyacınız vardır:

  • Gönüllü olmak; hipnoza girebilmesi için kişinin gönüllü olması gerekmektedir. Yani kimse istemeden hipnoza girmez. Kişinin hipnozu kabul etmesi gerekir. Gönüllü olmak derken kast edilen durum budur. Hipnoz olacağına inanmayan kişi için yapılacak uygulamalar sonuç vermez. Eğer hipnoz olmak isteniyorsa buna inanmalı ve istekli olmalısınız.
  • Odaklanma ve hayal gücü şart; sadece gönüllü olmak tek başına yetmiyor bu iş için konsantre olmanız da gereklidir. Hipnoz edecek kişinin telkinlerine karşı zihninizde yapacağınız canlandırmalar ile daha çabuk sonuç alınır. Hayal gücü önemlidir. Hayal gücü kuvvetli olan kişilerde hipnoza geçme oranı daha başarılıdır.

Aslında yukarıdaki şartların hepsinin olması gerekmektedir. İstekli olur ve inanırsanız, yeterli hayal gücünüz de varsa hipnoz kolayca gerçekleşir. Hayal gücünüz kuvvetli olsa da inanmaz ve odaklanmazsanız yine olumsuz sonuç alırsınız.

Herkesin hipnoza yatkınlığı farklıdır ve bazı kişiler bu yüzden hipnoza giremez. Genel olarak bakıldığında toplumda hipnoza giremeyenlerin oranının %10 civarında olduğunu görüyoruz. %70-75'lik kesim, orta derecede yatkınlık gösterirken kalan %15-20'lik kesimde yüksek yatkınlık bulunur. Bu rakamlara bakıldığında toplumda hipnoza giremeyen kişilerin sayısı azdır. Bunu etkileyen faktörler de vardır. Psikolojik sorunları olan kişilerde hipnoz zordur ya da kimseye güvenemeyen kişilerin de hipnoza girme şansları düşüktür. Bunlar da %10'luk kesim içinde yer alan kişilerdir. Aşırı bir durumunuz yoksa hipnoza girme konusunda büyük ihtimalle başarılı olursunuz.

Hipnoza giremeyenlerin büyük çoğunluğunu yaşlılar oluşturmaktadır. Yavaşlayan beyin fonksiyonları sebebiyle yaşlılarda durum zordur. En kolay hipnoz olabilenler ise çocuklardır. Özellikle 6-10 yaş arası çocukların kafasında kötülük bulunmaz ve hayal güçleri çok geniştir. En başarılı hipnoz uygulamaları bu yaş grubundaki çocuklarda sağlanmaktadır.


Hipnozun Derinlik Dereceleri Nelerdir?

Hipnozun 3 derinlik derecesi bulunmaktadır. Bunlar;

  • Letarji (Telkinlere inanma halidir. Bu safhada verilen telkinlere karşı bilinç dışı bir yatkınlık olur. Yönlendirmeler ile halüsinasyonlar görülmesi sağlanır.)
  • Katalepsi (Donma hali olarak geçer. Kişinin gözleri açıktır fakat kaslarına komut veremez, uzun süre donuk vaziyette kalır. Bu safha tehlikelidir, hemen aşılamazsa organlarda da çalışma sorunları yaratacağı için kişinin uyandırılması gerekir. Hipnozun bu safhaya gelmesine karşı tedbirli olunur, genelde müsaade edilmez.
  • Somnambülizm (Uyurgezerlik durumudur. Bilinç biraz daha açıktır. Kişi verilen telkinleri şuursuzca uygulamaz, ikna edilmesi gereklidir. Bu halde olan kişinin zeka ve karşılaştırma yeteneği üst seviyelere çıkar. Normalde görülmeyen bir odaklanma ve zeka belirtisi görülür.)

Hipnozun Kullanım Alanları Nelerdir?

Hipnozun çok geniş uygulama alanları bulunmaktadır. Son dönemde özellikle sağlık alanında kullanılmaya başlayan hipnoz ile birçok tedavi mümkün hale gelmiştir. Bu tedavileri söyle sıralayabiliriz:

  • Psikoterapide 
  • Yabacı dil öğrenmede
  • Sancısız doğum ve ağrısız diş çekimlerinde
  • Aşırı yemenin önüne geçme ve zayıflamada
  • Sigarayı bırakmakta sorun yaşayan kişilerde
  • Fobi ve korkuların giderilmesinde
  • Disiplinsizlikte ve öğrenme bozukluklarında
  • Cinsel problemlerde (iktidarsızlık, cinsel isteksizlik, utangaçlık vb.)
  • Tırnak yemeyi ve istemsiz hareketleri (tik) önlemede
  • Altını ıslatma sorunu olan çocuklarda
  • Duygusal sorunlar, stres ve uykusuzluk tedavisinde
  • Kekemelik tedavisinde

uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.


Kendimize Yaptığımız Hipnoz

Aslında hipnoz illa trans olma durumundan da ibaret değildir. Trans durumundayken başkasından yardım alarak sorunlarımızı çözeriz fakat günlük hayatta da kendi kendimize verdiğimiz telkinler ile aslında farkında olmadan hipnoz etkisi yapmış oluruz.

Kendimize yaptığımız hipnozların başında aşk gelir. Aşk için kişi mantıklı açıklamalar yapmaya çalışsa da aslında kendini bu güç ile hipnoz etmiş durumdadır. Aşık olunan kişinin kusursuz olması gerekirken ya da aşık olabilmeniz için onu tanımanız gerekirken, sizin belki de hiç hoşunuza gitmeyen davranışlar sergilemesine dahi tepki gösteremez ve hiç tanımadığınız kişiye karşı kaldığınız duruma engel olamazsınız. İşte bu hipnoz etkisidir.

Bir başka şekilde yarın önemli bir işiniz var ve sabah 5'te uyanmış olmalıyım diye kendimize telkinlerde bulunduğunuzda alarma gerek kalmadan tam o saatte uyanırız. Bu da bir çeşit hipnoz etkisidir. Yine sigara tiryakisiyken sigaradan tiksinip bırakan kişileri duymuşsunuzdur. O kadar severek içerken birden tiksinti duyması kendine verdiği telkinler ile mümkündür. Bu da hipnoz etkisinin meydana getirdiği bir başka durumdur.

Gündelik yaşantımızda aslında farkında olmadan hipnoz etkisini kendimizde yaratırız. Bu şekilde bakıldığı zaman kendi beynimize verdiğimiz telkinlerin önemini bir kez daha anlamış oluyoruz. Belki de bu yönümüze ağırlık vermeli, düşündüklerimizi gerçekleştirebilmek için kendimizi telkinlerimizle desteklemeliyiz. 

 

NeOldu.com / Özel Haber

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.