• DOLAR5,8525-0.28
  • EURO6,5504-0.63
  • ALTIN253,5620.23
  • BIST92.3870.15

Cahit Zarifoğlu Sözleri ve Şiirleri - En Güzel, Anlamlı, Manalı, Resimli Cahit Zarifoğlu Sözleri

Cahit Zarifoğlu Sözleri ve Şiirleri - En Güzel, Anlamlı, Manalı, Resimli Cahit Zarifoğlu Sözleri
20.11.201516:32

Cahit Zarifoğlu sözleri içeriğinde, en güzel ve en anlamlı sözleri bulabilir, aynı zamanda kapak fotoğraflı ve resimli Cahit Zarifoğlu sözlerini sosyal medya hesaplarından paylaşabilirsiniz.

Haber güncelleme tarihi 30.05.2019 17:04

Cahit Zarifoğlu sözleri içeriğinde siz değerli okurlarımız için birbirinden güzel ve etkileyici Cahit Zarifoğlu sözlerini bulabilirsiniz. Güzel Sözler ve Özlü Sözler  kategorisinde de bulunan Cahit Zarifoğlu sözleri resimli içeriklerini sosyal medya hesaplarından paylaşabilirsiniz.

cahit zarifoğlu sözleri

Bu içeriğimizde yeni hazırladığımız ''2019 Yeni Resimli Cahit Zarifoğlu Sözleri'' de ayrıca yer almaktadır. Bu görselleri telefonunuza kaydedip sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.


En Etkileyici Cahit Zarifoğlu Sözleri & Facebook Sözleri

Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.

Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.

cahit zarifoğlu sözleri

Farz et körsün olabilir. El ele tut. Taş al ve at. Kâfiri bulur.

Her fikrin karşılığı bir duygu vardır.

Evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Düştümse sana bakarken düştüm.

Filistin; bir sınav kâğıdı… Her mü’mîn kulun önünde.

Aklımdan çıkmıyorsun dedim. Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.

cahit zarifoğlu sözleri

Kapı aralığından baktığımda görebildiğim en güzel şeydir; yaşamak.

Dedi ki; sen şairsin elindeki bu taş ne?, Dedim ki; şair aşka boyun eğer, zulme değil!

Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.

Ayrılıkla başım belada gözlerini çevir gözlerime yoksa ben sensiz bu sessizlikle. Deli gibiyim sensiz bu sensizlikle.

Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz. Onun gerçekleşmesine dayanacak, onun yükünü kaldıracak topraklarım yok.

Kalbinizi yumuşatın, ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

İnsan kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan “an”dır.


Cahit Zarifoğlu Dini SözleriÖlü kalbimiz dirileydi hakka dönüp sadakayla yıkanaydık dünyaya hiç meyletmeyeydik.

O sabah ezan sesi gelmedi camimizden. Korktum bütün insanlar için, bütün insanlık adına.

cahit zarifoğlu sözleri

Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse, ancak o zaman sokaklar, meydanlar ardına kadar açılır.

Ehli takva olun, ehli secde olun. Farzları alenen yerine getirin. Nafileleri kendi nefsinizden bile gizleyin.

Ve önemli olan ‘an’dır. Onu; ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir.

Diline bir düğüm at ve otur. Dinle. Gıybet ve dedikodu, münakaşa ve cedel, su-i zanlarla dolu söz varsa ya durma ayrıl, ya da engelle.

Bakıyorsunuz, zulmedilenlerin tek ortak özelliği var; Müslüman oluşları ve zulmedenlere bakıyorsunuz, onların da bir tek özelliği var; Kâfir oluşları veya küfre hizmet edişleri.

Düşünün bakalım, televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda, değil cihad etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?

cahit zarifoğlu sözleri

Biz, sakalları şiirle karışık, yüreği Allah’la barışık adamları sevdik.

Rahmi hoca kürsüsünden bir defasında şöyle haykırıyordu: ‘Hocam çok ileri gidiyorsun, dikkat et, seni oradan oraya sürerler diyorlar bana. Söylesinler bakalım nereye sürecekler? Söyleyin nereye sürecekler? Allah’ın rahmetinin erişemeyeceği yer mi biliyorlar?

Takdir-i ilahi deyip teselli bulmuşlar elbet demişler gerekse bize bir yük taşıyan, Allah bir tane daha kısmet eder.

Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün, eğer kalbinden merhametin zerresi kalmamışsa.

Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü.


Cahit Zarifoğlu'nun Eserleri

Cahit Zarifoğlu 47 yıl gibi kısa bir süre yaşamış ancak ölümsüz olmayı başaranlardandır. 47 yıllık ömrüne sığdırdığı birbirinden değerli eserleri sizlerle paylaşalım. İşte, kısa ömre sığan ömürlük eserler;

cahit zarifoğlu sözleri

Şiir Kitapları:

  • İşaret Çocukları (1967)
  • Yedi Güzel Adam (1973)
  • Menziller (1977)
  • Korku ve Yakarış (1986)
  • Gülücük (1989)
  • Ağaç Okul (1990)

Günlük:

  • Yaşamak (1980)
  • Masallar ve Romanlar:
  • İns (1974)
  • Serçekuş (1983)
  • Ağaçkakanlar (1983)
  • Katıraslan (1983)
  • Yürek Dede ile Padişah (1984)
  • Savaş Ritimleri (1985)
  • Motorlu Kuş (1987)

Tiyatro:

  • Sütçü İmam

Denemeler:

  • Bir Değirmendir Bu Dünya (1987)
  • Zengin Hayaller Peşinde (2006)

Diğer:

  • Okuyucularla (2009)
  • Mektuplar ( 2010)

Cahit Zarifoğlu'nun Hüzün Dolu Sözleri

Cahit Zarifoğlu'nun en güzel sözlerini sizler için bir araya getirdik. Bu sözleri sosyal paylaşım ağlarında paylaşabilirsiniz.

Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.

cahit zarifoğlu sözleri

O gün gezdim seni ellerimle Söyledin: Geniş vuruyor yüreğin

Değil mi ki, kavuşmalarımız topal ayrılıklarımız koşar adım.

Ben onunla içimden konuşuyorum.

 Bir kalbiniz vardır, onu hatırlayınız.

Donuk sam yeli sanılabilir nefesimiz.

Yalnızlık en küçük yaşımızda, misafirlikteki zengin sofraya örümcek kolları gibi uzanan ve ağza yönelen eller arasında (dizinin dibinde oturduğumuz) annenin elini çekerek sininin altına doğru uzatmasıyla ortaya çıkar.

Şimdi bir aşk sahyası salacağım havalara .Derler ki bu adam isyan basıyor damarlara

Zulmedince kendim, lütfedince sen, seni andım hamdettim sana taptım.

cahit zarifoğlu sözleri 

Bazen var'ı

Anlarsın yok ile

***

Son bir söz daha

Bir yalvarış kırıntısı olmalı

Duyanı olmayan Allah’tan başka.

Pencereden bakınca toprak ve ağaç görünmeli. Hava tertemizdir, yakınlarda sağlıklı bir dere akmaktadır. İnsan; tabiattaki insan ve eşya dengesine bakarak ve inanç içinde yastığa başını emniyetle koyar. Orada kader rahatsızlık vermez. Tabiata yakın olmakta kabusu dağıtıcı bir güç bulunuyor

İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.

Hicret

Taze

Güçlü bir kandır damarlarımda...

cahit zarifoğlu sözleri

Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde

Yazarlar bazen daha ilk cümleyi yazdıklarında sonunu getiremeyeceğini anlarlar.Bazen de o cümle ile her şey söylenmiş gibidir. Yazacak tek kelime daha bulamazlar...

Niye yazıyorum ki bunları. İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz ama. Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım. Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim.

Bense anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum şiirimi. Onun hatıraları bendedir.

Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.

Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları

Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları

Konuşurlar

İsterler

Susarlar

cahit zarifoğlu sözleri

Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslüman da değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?

Küçücük oluşlarda, hemen yakınımızdaki selametlere koşacağımıza amansız gururumuza boyun eğip hazımsızlıklar içinde bir dolu ufak sıkıntının altında ufalandık durduk.- ve umutsuzluğun kapımızdan ayrılmaması için az mı çabaladık.

İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz ama. Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım. Eşyayı kaldırınca kımıldamadan durduklarını görürsünüz. Söylediklerim bir defterin yaprakları arasına kıvrılmıştır. Sayfaları açtıkça onları göreceğimi sanıyorum ama, anlıyorum ki asıl söylediğim şeylerdir altına gizlendiğim. Fark edilmesinden korktuklarımı kapadığım eşyalar oluyor anlattıklarım.

Demek ki dedi gerçek olmasa bile cesaret ölümü korkulacak olmaktan çıkarabiliyor...

Her az konuşan öz konuşmuş olmayabilir, yanılmayın. Az konuşanları bir şey sanmayın sırf az konuştuğuna bakarak. Ya! Keramet bunlarda değil sizde olmalı. Bunu anlayacak olan sizsiniz. Hele konuşan sizseniz bilirsiniz az mı konuştuğunuzu çok mu konuştuğunuzu. Bazıları vardır ki az konuşurlar ama o bile çoktur.

Ağustos böceklerinin de bir görevi var. Evet durmadan şarkılar söylüyorlar, ama azıksız kaldıkları yok. Yiyip içiyorlar ve hiç de karıncalarla çatışmıyorlar...

Umutsuzluk mu,yoksa ince derin bir şikayet mi? Yoksa Faaliyet içinde geçen gece ve gündüzlerimizin bizi bıraktığı anlarda kalbimizi eline geçiren ve henüz mahiyetini anlamadığımız melal mi?


En Güzel Cahit Zarifoğlu Aşk Şiirleri

Cahit Zarifoğlu'nun birbirinden güzel şiirlerini sizler için bir araya getirdik. Kısa ömrüne rağmen birçok şiir katan Zarifoğlu, ölümsüzlüğü yakalamış şairlerimizden biridir.  İşte, Cahit Zarifoğlu'nun en bilinen şiirleri;

Aşk’a Dair

Öyle sofralar gördüm ki
İnsan kasları vardı tabaklarda

O eğik gövdeler önünde yalnızlık
Her şeyi birbirinden uzağa çarpıyordu
Bir kadın
Bir erkek

Gizlice soluyordu
Bir erkek av arkadaşından
Av durgunluğu gibi gösterip saklayarak
Kamışlıktaki sazların arasından
Ilık ve yapışkan fısıltıları
Ayırarak alarak
Urgan gibi bedenine doluyordu

Her şeye benzeyebilirken o
Hiçbir şey benzemezken ona

o ünlü borazan
Başlarsa saçlarımızın diplerinden
Üfürmeye. -Yırtıcı bir hayvan
Kimliği yapışır yakamıza

Bir erkek mi o
Göle yatmış bir güneş demetinde
O mor ışında
Bir köpek ölüsü gibi yatan

Hızla kayan

Yoksa bir yaban ördeği gölgesi mi

cahit zarifoğlu sözleri

Sen Bir Kuş Olur Gidersin Bir Trenle

Uzun bir geçmişimiz var

Hiç yorulmadan

En azından bir kere

eğlenceli beşik

ha biz varız

ha biz maskeli balo

Saygıya durup üstün bir gecede

Bir sır payı katlayıp

sade bir kahveden

Keyifsiz bir detayın hükmüyle

ha biz yokuz

ha biz seferde

Ya bu kez ölenleri görmeliysek

Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

Parka dolalım

Park bizi alır önce

Seyrimizden bir sabah kazanır

Eğri fakat daha çok eğrilmez bir şöförle

Sayısız rampaya katlanır

ya güneşten daha zengin

sofraya diz çökeriz

ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

Oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.

cahit zarifoğlu sözleri

Mavi Gök Orada mı

Bakıyorsun kuşlar

Hazır

Sokak lambaları yanık unutulmuş

Bir Kadıköy vapuru hınca hınç insan

Çok geçmeyecek

Martılar beyhude turlar atacak

Kıyılar lağım konserve kutuları

Mısır koçanları

 

Sevgi aranabilir yine

 Korkusuzca say koskoca kederlerini

 Bir kuyu bulunabilir

 

 Aklımdan çıkmıyorsun

 Sen hâlâ dizüstü

 Bunca anıyı besleyerek

 Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle

 Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla

 Görür gibi olarak açıp baktığımı

Bense şöyle diyorum:

 Buradan bir acı kanamış boyuna

cahit zarifoğlu sözleri

 Kuşlar hazır

 Öncü havalanmak üzre

Şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar

 O vapur hâlâ hınca hınç

 Kimbilir her biri hangi dünyaya sağır

 Çok geçmez aradan

 

 Kadınlar kapı önlerinde

 Ellerinde meşalelerle

 Aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları

Yorgun bir sarıyla ben de

 Geçeceğim önlerinden

 

 Aklımdan çıkmıyorsun dedim

 Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya

 Telefonlar yan hücrede çalışıyor

 Bense kurşunî bir dere

 Ağaçlar hayvanlar bile kaygılı

Onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak

 Yapyaşlı bir rum kadın

 Her şeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı

Haydi koşayım diyorum belki dağılır

 Koşuyorum

 Sancağımda kendi rüzgârımla ölgün kıpırtılar

 Hayır daha sevgili daha sevimli değil

 Ne başka bir gün ne başka bir zaman

 

 Çok geçmeyecek aradan

Şöyle diyeceğim:

 Bulutlar açmadı

Mavi gök orda mı

cahit zarifoğlu sözleri

Sultan

Seçkin bir kimse değilim

ismimin baş harfleri acz tutuyor

Bağışlamanı dilerim

 

Sana zorsa bırak yanayım

Kolaysa esirgeme

 

Hayat bir boş rüyaymış

Geçen ibadetler özürlü

Eski günahlar dipdiri

Seçkin bir kimse değilim

İsmimin baş harflerinde kimliğim

Bağışlanmamı dilerim

 

Sana zorsa bırak yanayım

Kolaysa esirgeme

 

Hayat boş geçti

Geri kalan korkulu

Her adımım dolu olsa

İşe yaramaz katında

Biliyorum

Bağışlanmamı diliyorum

cahit zarifoğlu sözleri

İşaret Çocukları

Yasin okunan tütsü tütüne çarşılardan

Geçerdi babam

Başında yağmur halkaları

 

Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde

Daha ilk güzelliğinde

Alnını iki dağın arasına germiş

Bir devin göğsüne benzer

Göğsünden dualar geçermiş

 

Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri

Cami avlularına açılan

Havuz sularına kapılan çocuklar

Görmeden güneşin bütün renklerini

Götürmezlerdi dükkândaki babalarına

Ocaktan akan kaynar yemekleri

Nenelerinin koyduğu avuç taslarına

 

Başı ve yüreği şahbaz

Kaleleri ağırlayan kadınların

Süslerini kemerlerini

Başlarını ağırlaştıran

Ağır siyah şelâle saçlarını

Tutunca gençleşirdi erkekler

 

Sonra insan o ki denizde

Küçük ve büyük nehirde

Bedeni ıslatan afsunlu suda

Önce niyet sonra yıkanırdı

 

Zaman dert getirdi sulara

İçinde eski balıkların yattığı kayalar

Savaşan insanların elinde

İnce yontulup taşındı balta mızrak şekline

 

Anam kanları kuruyan

Kavga ayıran bir kargı elinde

Kara ocağın taşlarına

İşaret koydu çocuklarını

Belinde gezdiren babamın

Beyaz yazılarla kazandığı adları

 

Yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın

Unutup genç gelen günleri

Zamanın sürerken çektiği günleri

Çetin bilmecelerle

Sürdü atını şehirlere

 

Yün gören at güden kadınlar

Ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde

Küçük pencereli karanlık dar odalarda

Uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin

Uzağa çekilip giden

Ayazda donan gülmeler içinde

Ormanlarda süt emziren anne

Unuttu gittikçe uzayan çocuğunu

 

Hep kaçarmış şehirlerin

Demir dağlarına

Uyuyunca toprak beşiğimde

Sahipsiz kalan

Ellerimden kayan aydınlık günlerim

Uyarılan Şair

Bakımlı parkların görgülü ağaçları

eli yüzü düzgün kibar dalları

Sarı yaprakları günışığını sarınmış bırakmamış

Banklardan her birinde gündüzden kalma bir koku

Bir kedi miyavlar yalnızlık hakkında

elinde bir belgeyle geçer

Yakın denizde bir derinlik kokusu

ve kımıldayan bir ölüm duygusu

Ve deniz

Onun sularda olmayan bir sesle

mendireğin iri kayalarına yalvarışı

Işıklarını takınmış zillerini kapamış son ada vapuru

Haydi ay da sulara kaysın denize yaysın gümüş dantelasını

 

Bir şair olarak geç karşılarına

Bir de sevgili yavrula kalbinin minicik seslerinden

Yavaş yavaş boğulan

Hafif bir de sarhoşluk özlemiyle kendini

Parktan anladığın dostluğa ver

 

Bir miktar da elbette ağlamak istersin

Saçın kararmış yakından neşeli insanlar geçmiştir

Haydi toprağa çök de ağla

Ve bre

Başının üstüne uykular çağıran adam

 

Kendi yamanevinden habersiz dam özleyen adam

Bu şehrin gecesinde bulduğun safiyet şeytandan

Deniz ve vapurlar ay ve ağaçlar ne de kedi

Ne de elin ayakların duydukların gerçek yerlerinden değil

Şimdi geç bunları geç parkları geç

Hepimizin yırtılır gibi olan ağzına bak

 

Yazdıkların şiir değilse kalsın

Cennetse sevdan çık dışarı

Solgun ışıklar

Sessiz ağaçlar parklarla

O cümbüş gecesini de tak peşine

Yazdığın şiir değilse bırak bunları kalsın...

Yedi Güzel Adam

Yedi adam biri bir gün

bir kan gördü

gereğini belledi

yari alsa koynuna

Ayırmaz kanı yanından

 

Beyaz haberlerim var kardeşlerim

-Bir güzel ince gelin

Kabartır göğsünü toz duman içinde

gelinliği durur çıkartıp bıraktığı yerde

İçerlerden bir taşlı tarladan

Kaynayan nehrin gözünde

unutmuş gelin alınlığını

Avuçları sıcacık yumulu beline dayalı

Kalın bilekli badem topuklu

Seyirtir o ince gelin

grevli'ler şifalar götürmek için

 

Beyaz haberlerim var kardeşlerim

Gölgesiz meydanlara

aklı yağmalayanlara arasından

yayılırsa karanlık fısıltılar

Ya da güzel dışlı yapa çiçekleri

Muhtemel bir genç kızın

Başına atılırsa

 

Yedi adamdan biri

Bir gün bir kan göreni

Kabukları soyulmuş

Taze devrilmiş bir ağaç gibi

Çeker çıkarır kendi kadınlardan

Fırlar yataklarından tatlı uykudan

Çıplak çıkarır kendi kadınlarından

Fırlar yataklarından tatlı uykudan

Çıplak yalın ve güzel adaleli

O er alarak

Seğirtir danseder gibi

Önce sağlam olmalı arkam

O ince gelin

Belirir hemen ardında erin

1000 yıl durmadan en atmış bir çınar gibi

 

Gidiyor dansöz gibi

Yere ve göğe açık avucunda o kan

O işlem onda güvercin ve sevap

Onlarda en ağrımalı yara

Ve yollanıyor o güvercin onlara

Güvercin değişiyor gittikçe ondan

Güvercin değişiyor vardıkça onlara

ve aman ne uzun sürüyor bir düşman öldürmek-

Yedi adam artık bir kan göreni

Varıyor dengede

Kuğu gibi sarkıyor onlara

akıyor onlara

şiirler söylüyor ve mısralarında

işlek çelik kümeleri

ve kalkıyor her bir ulaşmasında

iki yanında sülüs ve yay gibi

bir vuruşta öldüren elleri

Karanfil serpercesine

Bir kez daha vurdum ya Allah diye açtığım yaralara

 

Güzelin düşmanı güzel olur

Güzelin yari güzel olur

 

O varıyor tüm meydanlara

Kanı okşayarak ve kabartarak

 

Kanı okşa ve kabart

Ve sonra sabah kahvaltısında

İçinden geçirmekle varsın sofrana

Çocuklarımızın ellerinde büyüyen gagalı şeylerin

Tanrının buyruğu ile ortaya çıkarttığı

Gürbüz bir yumurta

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
122
11
29
4
5
9
8
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    İLGİLİ HABERLER
    BENZER HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
    Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
    kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.