Elektromanyetik Süspansiyon Sistemi

Elektromanyetik Süspansiyon Sistemi
13.05.201616:09

Mercedes' in S serisinde kullanmaya başladığı elektromanyetik süspansiyon sistemi nasıl çalışır? Sistem, amortisörlü süspansiyonlara göre nasıl avantaj sağlıyor? İşte merak edenler için elektromanyetik süspansiyon sistemi...

Haber güncelleme tarihi 02.10.2018 11:34

GELENEKSEL SÜSPANSİYONA TEKNOLOJİK DOKUNUŞ

Araçlarda kullanılan süspansiyon sistemleri ilk üretildikleri zamana göre oldukça geliştirilmiş olsa da günümüzde dahi çukurlardan ya da bozuk yollardan geçerken yeterli konforu sunamıyor. En konforlu denilen araçlar dahi dengesiz tümseklerin olduğu yollarda sallantı yaşamaktan kurtulamıyor.

Günümüzde kullanılan amortisör sistemlerini incelediğimiz zaman kiminin hava ile kiminin ise sıvı ile çalıştığını görmekteyiz. Hidrolik ve pnömatik adı verilen sistemler yıllarca biriktirilen tecrübe ile ortaya çıkmış ve günümüzde dahi geliştirilmeye devam eden süspansiyon sistemleridir. 

Bu konudaki rahatsızlığı ve piyasadaki boşluğu fark eden bir marka 10 yıl kadar önce şikayetlere son verecek bir sistem geliştirmeyi başardı. Adına elektromanyetik süspansiyon adı verildi. Bu teknolojinin arkasındaki isim Dr. Bose idi. BOSE markası ürettiği yüksek kaliteli ses sistemleriyle tanınıyor olsa da elektromanyetik süspansiyon konusundaki başarısıyla da tanınmaktadır.

Bose' nin ürettiği sistem ile araçtaki sarsıntılar en dengesiz yol koşullarında bile önlenebiliyordu. Engebeli yüzeylerde lastikler yukarı ve aşağı birbirinden bağımsız hareket ederek aracın üst tarafının düz bir hat şeklinde yoluna devam etmesini sağlıyordu.

Tam 10 sene önce böyle bir teknolojinin geliştirilmiş olması araba dünyasına mucize gibi düşmüşken birden üretime geçmeyerek rafa kaldırılmış ve bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu sisteme benzer sistemi ilk kullanan ise Mercedes Benz firması oldu.

ELEKTROMANYETİK SÜSPANSİYONLAR NASIL ÇALIŞIR?

Elektromanyetik süspansiyonlar 5 farklı üniteden meydana gelir. Bunlardan dördü tekerleklerdeki amortisör diyebileceğimiz öğeler iken beşinci öğe ise bunları kontrol eden beyindir. Tekerleklerdeki birbirinden bağımsız süspansiyonların hepsi kendi içinde elektrik motoruna sahiptir. 

Tekerleklerdeki elektrik motorları yoldaki değişimleri milisaniyeler içinde algılayarak beyne iletir. Beyin bunu analiz eder ve aynı hızda tepkiler vermesini sağlar. Bir tekerlek aşağı doğru hareket ederken diğer tekerlekler tam tersini yapabilir. 

Elektromanyetik süspansiyon sisteminin sadece engebeli arazilerde avantajlı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bose' nin geliştirdiği sistem, arabanın virajlara girdiğini de algılayarak tepkilerini buna göre veriyordu. Ani dönüşlerde dışa savrulmayı neredeyse sıfıra indiren sistem, hem konfor hem de yol tutuşunu artırması bakımından güvenlik sağlıyordu. Hatta bu sistem ile ani frenlemelerde aracın öne doğru eğilmesi dahi önelenebiliyordu.

Bose tarafından bu kadar harika ve ileri teknolojiye sahip bir ürün yapılmışken neden üretime geçmediği sorusunun cevabı ise sistemin aşırı pahalı olmasıydı. Her tekerlekte elektrik motoruna sahip amortisör bulunması geleneksel amortisörlere göre maliyetin artmasına neden oluyordu. Aynı zamanda elektromanyetik süspansiyonlar ağırdı ve arabanın ağırlığını önemli ölçüde artırıyordu.

Bir diğer sorun ise bu sistemin tamirinin pahalı olmasıydı. Zaten pahalı bir sistem olan elektromanyetik süspansiyonlar bir süre sonra arıza yaptığında yine yüksek meblağlar ödemek durumunda kalınacağı için rafa kaldırılmak zorunda kalındı. 

YILLAR SONRA MERCEDES HAMLESİ

Yıılar önce böyle bir sistem çıkmış ve maliyetli olduğu için seri üretime geçilmemişti. Büyük üreticiler sistemi geliştirmek ve olumsuz yanlarını kaldırmak bir yana dursun, kulağının üstüne yatarak projenin üstüne bir taş dahi koymamışlardı. 

Bu gidişatı Mercedes Benz bozdu. S serisi olarak adlandırılan ve daha çok patron sınıfına hitap eden araçlarında elektromanyetik süspansiyona yer vermeye başladı. Mercedes' in yaptığı sistem ile Dr. Bose' nin geliştirdiği sistem arasında fark vardı.

Mercedes konuyu teknoloji ile harmanladı ve daha ileri götürmeyi başardı. Mercedes' in Magic Body Control adını verdiği sistem, ön camdaki dikiz aynasını altında yer alan kamera ve sensör sistemlerini kullanıyor. Yolda karşılaşılan tümsek ya da çukurlara göre araba amortisörlerini ayarlıyor. 

Dr. Bose' nin, araç çukura geldiği anda tekerlek hareketlerine yüksek hızda cevap veren sisteminin aksine Mercedes, yolu gören, izleyen ve duruma göre kendini ayarlayan süspansiyon sistemi tasarladı. Magic Body Control özelliğine sahip araçlar 123 km/sa hıza kadar yolu takip ederek çukur ve tümseklere karşı tepki verebiliyorlar. 

Mercedes' in ilk atılımı yapmasının ardından günümüzde gelişen teknoloji ile maliyetler 10 sene önceye göre oldukça ucuz hale geldi. Gün geçtikçe bu araçları yollarda daha çok göreceğiz ve onlara ulaşabilmek daha kolay hale gelecek. Elektrikli araçların da üretilmesiyle birlikte elektromanyetik süspansiyona sahip araçların üretiminin önümüzdeki yıllarda yagınlaşacağını tahmin etmek güç değil.

 

 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
7
6
1
0
1
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER