Çocuklarda Dil Becerisi ve Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Dil Becerisi ve Dikkat Eksikliği
18.04.201609:12

Çocuğunuzun konuşma konusunda ne kadar becerikli olduğuna hiç dikkat ettiniz mi? Bugüne kadar çocuğunuzun dikkatini ölçtünüz mü? İşte çocuklarınızın zihinsel gelişimini engelleyen bu sorunları ve çözümlerini inceliyoruz.

Haber güncelleme tarihi 13.05.2017 10:01

Çocuklarda dil gelişimi çok önemlidir. Onların dil gelişimlerini yakından takip etmek gerekir. Eğer konuşma bozukluğu yaşıyorlarsa bu soruna çok geçmeden müdahale etmek, çocuğun geleceği için büyük önem taşır çünkü çocuk, doğumundan ölümüne kadar her zaman çevresiyle bir iletişim içerisinde olacak. İletişim becerisi yeterli olmayan bir çocuğun eğitiminden sosyal yaşantısına kadar hayatının her alanında ciddi aksaklıklar meydana gelecek.

Çocuklarda dil gelişimi çok önemlidir. Onların dil gelişimlerini yakından takip etmek gerekir. Eğer konuşma bozukluğu yaşıyorlarsa bu soruna çok geçmeden müdahale etmek, çocuğun geleceği için büyük önem taşır çünkü çocuk, doğumundan ölümüne kadar her zaman çevresiyle bir iletişim içerisinde olacak. İletişim becerisi yeterli olmayan bir çocuğun eğitiminden sosyal yaşantısına kadar hayatının her alanında ciddi aksaklıklar meydana gelecek.

Anne karnında başlayan dil gelişimi, doğumdan sonra birebir etkileşime girmeyle gelişir. Bu nedenle dil gelişimlerini doğum öncesi ve sonrası olarak 2 evrede inceleyebiliriz.

 

Doğum Öncesi Dil Gelişimi

dogum-oncesi.Jpeg

Dil gelişimi çocuklarda anne karnında başlar. 6-7 aylık bir bebek anne karnında yeterli olgunluğa erişince çevreden gelen seslere karşı duyarlı olur. Bu sesleri yavaş yavaş algılayan çocuk, dil gelişimi ile ilgili ilk adımını atar.

 

Doğum Sonrası Dil Gelişimi

dogum-sonrasi.jpg

Doğum öncesi temelleri atılan dil gelişimi, doğum sonrasında somut ilerlemeler kaydeder. Bebekler, çevreyle iletişime geçtiği ilk andan itibaren temel ihtiyaçlarını gidermek için ağlama yöntemini kullanır. Bir bebek ağladığında annesi ya karnının aç olduğunu ya altının pis olduğunu ya da bir rahatsızlığı olduğunu düşünür. Aynı şekilde bebek çevresinden gördüğü gülümseme, sevme gibi davranışları yavaş yavaş öğrenir ve bir süre sonra uygulamaya başlar. Bu öğrendiği sözsüz iletişimler zamanla yerini kelimelere bırakır. Bu bakımdan dil gelişimi 8 ayrı evrede meydana gelir. Bu evreleri şu şekilde sıralayabiliriz:

4-6 Ay Evresi

Bebekler 4. veya 6. aydan itibaren bazı basit harfleri çıkarmaya başlar. Bu dönemde bebekler genellikle “aaaaaaa” sesini çok çıkarırlar.

7-10 Ay Evresi

Bu dönemde bebekler harflere karşı biraz daha fazla duyarlı olurlar ve harfleri daha rahat çıkarırlar. Örneğin “ma-ma” , “ga-ga” gibi sesler çıkarırlar ancak bunu bir amaç için değil, kendi seslerini duymak eğlenceli geldiği için yaparlar.

12-18 Ay Evresi

Bebeklerin hafızalarına kaydettikleri kelimeleri doğru bir şekilde dile getirmeye çalışırlar. Ancak bu dönemde kullandıkları kelimeler 3 ile 20 kelime arasındadır.

18-24 Ay Evresi

Bu dönemde bebekler artık öğrenilen kelimeleri yan yana kullanmaya başlarlar. Örneğin anne mama ya da baba su gibi…

24-30 Ay Evresi

Çocukluk dönemine erişmiş oldukları için artık istekleri doğrultusunda 2-3 kelimelik cümleler kurarlar.

3-4 Yaş Evresi

Çocukların anlamlı bir iletişime başladıkları ilk dönemdir. Karşısındaki kişilerin ne demek istediğini anlayarak karşılık verirler. Eğer dili yetersiz kalırsa beden diliyle karşısındaki kişiye mesaj göndermeye çalışır. Özellikle şarkılara karşı hassas oldukları için şarkıların nakarat bölümlerini tekrarlamaya çalışırlar.

4-5 Yaş Evresi

Bu dönemde kelimelerle cevap vermekten ziyade çevresindeki olup bitenleri “Nasıl” ve “Niye” soruları sorarak öğrenmeye çalışırlar.

5-6 Yaş Evresi

Dile tam olarak hakim olacakları için karşısındaki kişilere düşüncelerini net bir şekilde aktarırlar.

 

Çocukların Gizli İletişim Silahı: Taklit

taklit-yapmak-001.jpg

Çocukların hep bir taklit etme çabası içerisinde olduklarını bugüne kadar çevremizde çok kez görmüşüzdür. Bu taklitler aslında onların dil gelişimi esnasındaki en büyük silahlarıdır. Dil gelişimi esnasında çocuklar, işitme ve görme duyularını daha çok kullanırlar. Çevresinde olup biten her şeyi hafızlarına daha net alacakları için ve dil konusunda kendilerini yeterli bulmadıklarında taklitlere yöneleceklerdir. Örneğin bir çocuk araba gördüğünde bunu araba olarak telaffuz edemeyince “han han” diyerek arabanın sesiyle onun araba olduğunu dile getirir.

 

Konuşma ve Dil Arasındaki Fark

dil-konusma.jpg

Dil ile konuşma arasında farklılıklar bulunur. Öncelikle konuşma, sözel olarak yapılan iletişimdir. Ağızdan çıkan sesle beraber dudakların ve dilin farklı şekillere bürünmesiyle anlamlı kelimelerin meydana gelmesine konuşma denir. Dil ise daha geniş bir kavramdır. Jest, mimik, sözel ve sözel olmayan iletişimleri içerir. Bunun yanı sıra dilin anlam, ses, kelime algılama, öğrenme gibi birçok bileşeni bulunur.

 

Çocuklarda Dil Gelişimini Engelleyen Faktörler

dil-gelisimi.jpeg

Çocuklarda dil gelişiminin nasıl meydana geldiğini evreler halinde hep beraber inceledik. Şimdi ise bu evrelerde çocukların dil gelişimini engelleyen faktörleri inceleyeceğiz. 

Anne karnında başlayan dil gelişimi, doğum sırasında ya da sonrasında birtakım olumsuz olayların cereyan etmesiyle çocuklarda konuşma bozukluğu yaratabilir. Bunun dışında çocuklardaki konuşma geriliği; öğrenme, işitme, algılama ve görme sorunları sonucunda da meydana gelebilir. Genel bir şekilde konuya bakmak gerekirse; çocuklarda iletişimi engelleyen her türlü durum konuşma geriliğine neden olur. Çocuklarda konuşma geriliğinin tüm sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Doğum öncesi, sırası ve sonrası gelişebilen riskler
  • Konuşma organlarındaki fiziki engeller
  • İşitme kaybı
  • Çevresel faktörler
  • İletişim kurmakta zorlanma
  • Mental zorlukların yaşanması
  • Psiko-motor gelişimde gerilik
  • Uzun süreli hastalıklar
  • Görme kusurları
  • Duygusal yoksunluk, sevme sevilme kabul
  • Konuşma uyaranı olmayışı
  • Baskıcı aile tutumları
  • Düşük sosyo-ekonomik düzey
  • Ailede çift dil kullanılması

 

Çocuklarda Konuşma Bozukluğunu Anlamanın İpuçları

konusma-bozuklugu.jpg

Çocukların konuşma bozukluğu yaşadığı ile ilgili birçok ipucu var. Bu ipuçları sayesinde anne-babalar çocuklarının konuşma geriliği yaşayıp yaşamadığını anlayabilirler. Konuşma bozukluğunun ipuçlarını şu şekilde açıklayabiliriz:

Dili Anlamama

Dili anlama, dil gelişiminin baş evrelerinden biridir. Çocuğunuz 24-30 ay arasında sözel ifadelerde yaşıtlarına oranla daha çok sıkıntı yaşıyorsa bu durum çocuğunuzun dili anlamada sıkıntı yaşadığına işaret edebilir.

Konuşma Geriliğini Geç Fark Etme

Çocuklardaki konuşma geriliği ne kadar geç anlaşılırsa çocuğun da dil gelişimi o kadar yavaş olur.

Ürettiği Sözcükler veya Cümleler

Çocukların öğrenmiş oldukları kelimelerin sayıları da çocuğun dil gelişiminin ne yönde olduğunu gösterir. Uzmanlara göre 2 yaşındaki bir çocuğun kelime dağarcığında 50’den az kelime varsa bu durum çocuğun dil gelişiminin risk altında olduğunu gösterir. Diğer yandan da çocuğun her zaman basit kelimeler tercih etmesi de dil geriliğine işaret edebilir.

Jestleri Çok Kullanma

Konuşma becerisini geç kazanan çocuklarda jest kullanımı daha fazladır. Bu durum çocuğun sözel iletişimini kısıtlar. Ancak konuşmaya başladıktan sonra sözel iletişimi normal olan yaşıtlarını yakalayabilir.

Sosyal Becerilerde Problem Yaşamak

Dil ve konuşma bozukluğu yaşayan çocuklar, sosyal becerilerinde de sıkıntı yaşarlar. Özellikle kreşe ya da anaokuluna giden çocuklardan dil ve konuşma bozukluğu yaşayanlar, kendilerine çevre edinmek yerine sürekli olarak öğretmenleriyle iletişim içerisinde olmaya çalışırlar.

Açıklamış olduğumuz bu 5 faktör çocukların dil gelişimi sorunu yaşadığına işaret edebilir. Ancak her zaman bu durumlar çocuğun dil gelişimi sorunu yaşadığına işaret etmez. Bu durumlar sadece ebeveyni şüphelendirmesi gereken durumlardır. Eğer bu durumlardan birini ya da birkaçını çocuğunuzda görürseniz kesinlikle profesyonel bir hekime danışmalısınız.

 

Dil ve Konuşma Gelişimi Konusunda Yaygın Olarak Bilinen Yanlış İnanışlar

yanlis-bilgi.jpg

Toplumumuzda sağlık konusunda sayısız yanlış inanç var. Bu yanlış inançlar doğrultusunda sağlık sorunları daha da ciddi bir hale dönüşebiliyor. Bu yanlış inançlar konusunda en çok görülen de çocukların konuşma geriliği yaşaması ile ilgili. İşte toplumumuzda çocukların yaşadığı konuşma geriliği ile ilgili yanlış bilinenler:

  • Erkek çocuklarının geç konuşur inanışı
  • Çocuğun her istediğini o dile getirmeye çalışmadan yerine getirmek
  • 1. dereceden akrabasında konuşma bozukluğu olması
  • Çocuğun konuşmamak için inatçı olduğunu iddia etmek
  • Her konuşma geriliği yaşayan çocuk için dil bağı tanısı koymak

Bu yanlış inançların yanı sıra ebeveynlerin çevresinde çocuğun gelişimi ile ilgili yanlış tavsiyeler de veriliyor. Bu tavsiyelerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Okul başlayana kadar beklemekte fayda var.
  • Çocuk konuşma problemini zamanla kendisi aşacaktır.
  • Konuşma bozukluğu yaşayıp yaşamadığını anlamak için daha çok küçük.

Profesyonel Destek Alın

Ebeveynler, çocuklarının konuşma bozukluğu yaşayıp yaşamadığını en erken 10-12 aylıkken anlar. Bu dönemde çocuklarının ses ve hece üretmede zorlandıklarını görmek çoğu kez konuşma bozukluğunun habercisi oluyor. Bu durumda ebeveynler aile doktoru veya güvenilir bir profesyonel doktordan yardım istemelidir.

 

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Tedavisi

dikkat-eksikligi-004.jpg

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), ilk olarak Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması ve Sınıflandırılması (DSM-IV) tarafından “Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları” tanımlanmıştır.

 

Dikkat Eksikliği Nedir?

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, kişinin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve istekleri erteleyememe sonucu yaşanan dürtüsellik ve husursuzluk demektir. Genellikle çocukluktan itibaren ortaya çıkan DEHB, müdahale edilmediği sürece kişinin ölümüne kadar devam eden bir sorundur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun 3 tipi vardır:

  • Dikkatsizliğin ağırlıklı olduğu tip
  • Hiperaktivite ve dürtüselliğin ağırlıklı olduğu tip
  • Dikkatsizliğin ve dürtüselliğin eşit ağırlıkta olduğu (Bileşik) tip

 

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Neden Meydana Gelir?

dikkat-sorunu.jpg

DEHB, kişinin beyninin genetik, biyolojik ve psikolojik gibi birçok etmenin birbiri ile etkileşime geçmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bir kişide DEHB rahatsızlığının olduğunun söylenebilmesi için şunların meydana gelmesi gerekir:

  • 7 yaşından önce başlamış olması gerekir.
  • Minimum 6 ay boyunca hayatının her alanında meydana gelmesi gerekir.
  • Günlük yaşamı etkimesi gerekir.

 

Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

dikkat-sorunu.jpeg

Dikkat eksikliği, çocuğun yaşına göre dikkat süresinin kısa olmasıdır. Çocukların özellikle derslerinde ve ödevlerinde kendini bir türlü derse verememesi dikkat eksikliğinin en çok göründüğü durumlardır. Bunun dışında çocuklarda dikkat eksiliğinin birçok belirtisi daha bulunuyor. Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yüz yüze konuşurken dalgınlık yaşaması ya da dinlemiyor gibi görünmesi
  • Bir görev ya da olaya karşı sürekli dikkatli olmakta zorlanması
  • Verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmede zorlanması
  • Dikkatinin çok çabuk dağılması
  • Sürekli olarak ayrıntıları kaçırması ve bu nedenle de hata yapması
  • Verilen görevlerde unutkanlıklar yaşaması
  • Zihinsel çaba ve dikkat isteyen işlerden kaçınması
  • Sürekli olarak bir şeyler kaybetmesi

 

Hiperaktivite Belirtileri Nelerdir?

hiperaktivite-belirtileri.jpg

Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olmayacak kadar çok hareketli olmasıdır. Gözle görülebilecek olan hiperaktivitenin birçok belirtisi bulunuyor. Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sürekli olarak konuşması
  • Sakin şekilde durmaması… Tabiri caizse eli dursa ayakları durmaz.
  • Herhangi bir etkinlikte sakinliğini korumakta zorlanması
  • Yerinde oturamaması
  • Hep bir hareket etme içerisinde olması

 

Dürtüsellik Belirtileri Nelerdir?

durtusellik-belirtileri.jpg

Dürtüsellik, bireyin davranışları bir türlü kontrol edememesidir. Çocuğun bir şeyleri yapacağı zaman fazla düşünmeden harekete geçmesi ya da bir şeyleri doğrudan söyleme isteği içerisinde olmasıdır. Bunun en temel nedeni ise çocuğun bir şeyi yapıp yapmama kararını verme sürecinde onu durduracak olan sistemin iyi çalışmamasıdır. Genelde de verdikleri ani kararlardan dolayı sonradan pişman olurlar. Bunların dışında dürtüselliğin birkaç belirtisi daha bulunuyor. Bu belirtiler de şunlar:

  • Soru bitmesine bakmadan cevaplamaya başlaması
  • Oyun oynayan, ders çalışan ya da başka durumlardaki kişileri rahatsız etmesi
  • Sıra beklemede zorlanması
  • Disiplinli olmaktan her zaman kaçınması

 

0-6 yaş Döneminde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

yas-gruplari.jpg

DEHB, çocukların hayatının her alanına yansıyan bir durumdur. Özellikle disipline karşı olmalarından dolayı meydana gelen sorunlardır. 0-6 yaş gurubu çocuklarda DEHB’nin en belirgin özelliği huzursuzluk yaşamalarıdır. 0-6 grubundaki çocuklarda DEHB’nin diğer belirtileri şunlardır:

  • Çocukların bebekliklerinden itibaren sürekli olarak huzursuz olması, hareketli olması, çok ağlaması, az uyuması, beslenme sorunu yaşaması DEHB’in ilk belirtilerdendir.
  • Sorumluluklardan sürekli olarak kaçınmaya çalışmaları
  • Kurallardan nefret etmeleri
  • Yemek yerken sürekli olarak oturduğu yerden kalkmaları
  • Oyun oynarken bir türlü sakinliklerini koruyamamaları
  • Düzen bozmaları… Özellikle kreşte sürekli olarak arkadaşlarına vurup itmeleri, tehlikeli olup olmadığına bakmadan sağa sola tırmanmaları…
  • Bir şeyden çok çabuk sıkılmaları
  • Çok konuşmaları ve soru sormaları… Genelde de sordukları soruların cevaplarını dinlememeleri

 

Okul Çağında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

okul-cagi-001.jpg

Okul döneminde DEHB rahatsızlığı bulunan çocukların her şeyden önce bu sorunları derslere yansır. Genellikle öğretmenlerinin; sınıf düzenini bozması, dersi dinlememesi ve sık sık dersi bölmesi, arkadaşlarına karşı kötü davranması, kuralları sürekli olarak çiğnemesi gibi şikayetlerde bulunması DEHB’ye işaret eder. Bunların dışında okul çağındaki çocuklarda DEHB’nin belirtileri şunlar:

  • Ödev yapmaktan sürekli olarak kaçmaları
  • Okulda verilen görev ve sorumluluklardan kaçmaları
  • Derslerde sürekli olarak sıkılmaları ve çevresindekileri de rahatsız etmesi
  • El yazıları bozuktur ve defter düzenleri de oldukça dağınıktır.
  • Sürekli olarak kalem, silgi gibi araç gereçlerini unuturlar.
  • Sınavlarda ya da herhangi bir durumda dikkatsizlikleri sonucu çok sık hatalar yaparlar.
  • Sınav notları çok değişkenlik gösterir. Özellikle aynı derslerden bazen düşük bazen de çok yüksek not alırlar. Yani ders notlarında bir orantısızlık mevcuttur.
  • Arkadaşlarıyla düzgün bir ilişki kurmada oldukça zorlanırlar. Ayrıca sürekli hareketli olmalarından dolayı arkadaşlarına zarar verebilirler.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Zeka ile İlişkili Midir?

DEHB rahatsızlığı toplumumuzda her zaman zeka ile ölçülen bir durum olarak görülür. Ancak bu rahatsızlığın kesinlikle zeka ile bir ilgisi yoktur. Her zeka düzeyinde meydana gelebilecek olan bir rahatsızlıktır. DEHB rahatsızlığından dolayı elde edilen başarısızlıklar ve öğrenme güçlüğü çocukta zeka geriliğinden değil, tamamen dikkat eksikliği ve dürtüsellikten kaynaklanır. Bu hasatlık tedavi edildiğinde çocuk kendi zekasını çok rahat bir şekilde ortaya koyacaktır.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Ne Zaman Konulur?

DEHB rahatsızlığı 7 yaşından önce başlar. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz belirtiler okul öncesi dönemde çocuğun ortaya koyduğu hal ve hareketler sayesinde gözle görülerek anlaşılabilir.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Tedavisi

tedavi-yontemleri-002.jpg

DEHB, %80-90 tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın tedavisinde psiko-sosyal tedavi yöntemlerinden yararlanılır. DEHB rahatsızlığı için 2 tür tedavi yöntemi bulunuyor. Bunları şunlar:

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun İlaçlı Tedavisi

DEHB rahatsızlığının tedavi yönteminde doktorlar ile beraber ailenin ve okulun iş birliği içerisinde hareket etmesi gerekir. Tedaviye başlanmadan önce ailenin ve okuldaki öğretmenlerinin çocuğun durumuyla ilgili doktoru doğru bir şekilde bilgilendirmesi gerekir. Tedavide ise genellikle ilaçlı tedavi yöntemlerine başvurulur. Özellikle uyarıcı ilaçlar olan Dekstroamfetamin, Metilfenidat, Pemolin ve Adderal ilaçları kullanılır. Bu ilaçlar sayesinde DEHB rahatsızlığında eskiye göre daha çok başarı elde edilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Bitkisel Tedavisi

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, DEHB rahatsızlığının tedavisi ile ilgili yaptığı açıklamada bitkisel bir yöntemin bu rahatsızlığa iyi geldiğini açıkladı. Saraçoğlu’na göre DEHB rahatsızlığı yaşayan çocukların her şeyden önce öğlen 30 dakika uyumaları gerektiğinin altını çiziyor. Ardından ise günlük taze olarak sıkılmış olan havuç suyunun DEHB rahatsızlığı için çok faydalı olduğunu belirtiyor. 1 ay boyunca düzenli olarak her gün bir çay bardağı havuç suyu içmenin dikkat eksikliğinin ortadan kalkmasını sağlayacağını belirtiyor.

DEHB Tedavileri ile Amaçlanan Sonuç  

  • Çocukların kendilerini düzenlemelerine, hareket ve dürtülerini kontrol etmelerine yardımcı olmak
  • Benlik saygısını artırmak
  • Günlük yaşama uyumu kolaylaştırmak
  • Sosyal becerilerle ilgili sorunları çözümlemeye yardımcı olmak
  • Davranış problemlerini azaltmak
  • Çocuk ve ailenin yaşam kalitesini arttırmak
  • İçsel stratejiler geliştirmelerine yardımcı olmak 

 

NeOldu.com / Özel Haber

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
4
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İLGİLİ HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2022 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.