Çıbana İyi Gelen İlaçlar, Kremler, Yağlar, Kürler ve Otlar

Çıbana İyi Gelen İlaçlar, Kremler, Yağlar, Kürler ve Otlar
15.01.201615:14

Çıbana iyi gelen bitkileri, otları, ilaçları, kremleri, kürleri, yağları ve daha fazlasını aşağıda bulabilirsiniz.

Haber güncelleme tarihi 28.01.2023 11:24

Cilt hastalıklarından biri olan ve birden çok sebep ile ortaya çıkabilen çıban yaralarının tedavilerini sizler için araştırdık. Çıbanı yok etmek için kremlerden Bacoderm krem, yağlardan hint yağı, bitkilerden fındık yaprağı, kürlerden ise kimyon kürü denenebilir. 

Çıbana Karşı Etkili Kremler ve İlaçlar

Çıbana İyi Gelen Kremler

İyileşmeyen çıban büyüyüp olgunlaştığında küçük bir şekilde kesilir, içerisindeki irinin akması sağlanır. İyileşmemesi için kremler yardımı ile giderilmesi sağlanır. Çıbana iyi gelen kremler arasında Mupobel krem, Bacoderm krem, Dextrocin krem, Bactroban krem, Kara merhem, Thiociline krem yer almaktadır. Çıbanı geçirecek ilaçların içerisinde antibiyotikli merhemler, ağızdan alınan antibiyotikler ve antiseptikler yer alır.

Çıban Tedavisinde Kullanılan Sabunlar

Çıbana İyi Gelen Sabunlar

İnternet üzerinde çıban, mantar, sivilce, kaşıntı, mantar gibi deri rahatsızlıkları için uygun olan sabunlar bulunmaktadır. Bu sabunlar deri rahatsızlığı oluşmuş bölgeye sürülerek güzelce durulanır. Kısa süre içerisinde etkisini gösteren sabunlar, içerisinde birçok şifalı bitkiyi barındırmaktadır. Doğal, el yapımı üretilen sabunlar, derinin kaşınmasını, acı vermesini engellemektedir.

Çıbana İyi Gelen Yağlar

Çıbana İyi Gelen Besinler

Çıbana karşı doğal bir reçete olan çay ağacı yağı, okaliptus yağı, çay çiçeği yağı, hint yağı, biberiye yağı, kafurun yağı, kekik yağı, karanfil yağı, kantaron yağı antiseptik özelliğe sahip olduğu için çıbanı anında kurutur. Çıbanın oluştuğu bölgeyi belirledikten sonra isteğiniz yağı pamuğa damlatın. 10 dakika kadar çıbanın üzerinde bekletmeniz yeterli olacaktır. Çıbanın kısa süre içerisinde etkisini kaybettiğini ve yok olmaya başladığını göreceksiniz.

Çıbanı Kurutan Bitkiler ve Otlar

Çıbana İyi Gelen Besinler

Çıbanı geçirecek en etkili bitkiler ve otlar zerdeçal, fındık yaprağı, kara merhem, sarımsak, çay çiçeği ve soğandır. Bu bitkiler ağrı kesici, antibakteriyel, antiseptik, antifungal etkileri nedeniyle çıbanın iyileşmesine etki eder. Yara etrafındaki kan dolaşımını artırır, çıban yarasının hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlar. Bitkiler su ile karıştırılıp, pamuğa dökülür. Daha sonrasında çıban çıkmış bölgeye pansuman yapılır.

Çıbanı Geçiren Kürler

Çıbana İyi Gelen Besinler

Kaynayan 1,5 bardağı suya 1 yemek kaşığı aynısefa bitkisinden atıp 3 dakika demledikten sonra ılımasını bekleyin. 1 saat kadar ılıma süresi geçince çıbanın üzerine pansuman yapın. Bir diğer çıban geçirme yöntemi ise kimyondur. Kimyon da çıbanın tedavi edilmesini sağlayan bitkisel ürünlerden biridir. Çıban tedavisinde kimyonu kullanabilmek için bir miktar su ile kimyonu karıştırıp hamur kıvamı elde edilmelidir. Bu karışım 1 saat boyunca çıbana uygulanmalıdır. Zerdeçal kürü de çıbana oldukça iyi gelmektedir. İnsan sağlığına saymakla bitmeyen faydalarıyla dikkat çeken zerdeçaldan 4 çay kaşığı alıp su ile karıştırın. Bu karışımın hamur kıvamında olması gerekmektedir. Hamur kıvamına gelen zerdeçalı çıban üzerine 1 saat uygulayın.

Amazon
Fiyatlarını Gör
Çıbana İyi
Gelen Yağlar
N11
Fiyatlarını Gör
Aradığın
Fiyatları Gör

Çıban nedir?

Çıban, ciltteki stafilokoksik apse, yani bir irin birikimidir. İrin birikimine vücut direncinin düşmesi sebep olur. Yorgunluk, uykusuzluk, stres gibi vücut direncini düşüren herhangi bir sebep ya da diyabet, malignite, demir eksikliği ve önemli hastalıklar çıban çıkışını kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda vücudun çoğu yerinde ve çok sayıda fronküloz denilen çıban çıkmasına sebep olur.

Çıban neden çıkar?

Hastalığı kolaylaştıran sebepler vardır. Çalışılan ortamın sıcak olması da bakteriyel enfeksiyonlara yatkınlığa sebep olur. Derinin aniden ortaya çıkan bakterilere karşı mikrobik bir döküntüsü olan çıban, genellikle bakterilerin kıl köklerine yerleşerek çoğalması sonucunda ortaya çıkar. Ani kızarıklık, deride şişlik, ağrı ve zonklama hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan çıban, daha çok derinin katlantı bölgelerinde, sırtta ve bacaklarda görülür. Çıbanların ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörler ise kemer ve giysilerin tahrişi, sürtünme ya da aşırı terlemedir. Bunlarla birlikte kişinin kilolu olması, sürekli oturması da çıbanların oluşmasını kolaylaştıran faktörlerdendir.

Sürekli çıkan çıban hastalık habercisi midir?

Sürekli tekrarlaması bazı hastalıkların işareti olabilmektedir. Çıban çıkmasının nedenleri:

1. Şeker hastalığı
2. Tiroid hastalıklarına bağlı aşırı terleme
3. Bağışıklık sisteminin zayıflaması

Özellikle kanser hastalarında, kanser tedavisi gören kişilerde, bağışıklık sisteminin çeşitli ilaçlara bağlı olarak baskılandığı durumlarda, böbrek yetmezliği olanlarda sıklıkla çıban görmekteyiz. Çocuklarda ise özellikle kansızlık gibi faktörler, yetişme çağında beslenmenin yetersiz kalması, çıbanların ortaya çıkmasını, tekrarlamasını ve sık sık görülmesini kolaylaştıran faktörlerdendir.

Kimi zaman altta yatan herhangi bir hastalık olmadan da çıbanlar tekrarlayabilir. Bunu da kişinin hareketsiz kalması, çok oturması veya fazla terlemesi tetiklemektedir. Çıbanlara neden olan staphyloccoccus aerus denilen bakteri vücudun yüzeyinde genelde bulunur. Özellikle koltukaltı, burun delikleri ve kasık gibi bölgelerde fazlaca bulunabilir. Bu bölgelerden kişinin kendi kendisine diğer bölgelere bakteriyi bulaştırması da çıbanların sık sık tekrarlamasına sebep olabilmektedir.

Çıban kimlerde sık görülür?

Her yaş grubunda görülmekle birlikte genellikle çocuklardan çok yetişkinlerde görülmekte olan çıban, kadınlarda ve erkeklerde ise eşit sıklıkta ortaya çıkmaktadır. Bazı sistemik hastalıklar ise çıbanların görülme sıklığını artırmaktadır. Bunların başında şeker hastalığı bulunmaktadır. Beslenme bozuklukları, vitaminsiz kalma, kansızlık gibi hastalıklar, bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü haller, yani kanser gibi hastalıklar da çıbanların ortaya çıkmasını kolaylaştırır.
Ayrıca; aşırı kilolu, fazla terleyen, sürekli oturarak çalışan kişilerde de daha sık çıbana rastlanmaktadır.

Çıban patlatmak doğru mudur?

Çıbanı patlatmak hem doğru hem yanlıştır. Önemli olan bunu doğru zamanda yapmaktır. Çıbanın patlatılması tıbbi tedavinin bir aşaması olsa da bunun ne zaman yapılacağı büyük önem taşımaktadır. Çıbanların olgunlaşmış olması gerekir. Bu demektir ki, çıbanın ilk dönemi olan kızarık ve sert olduğu dönemde hiçbir şekilde patlatılmamalıdır. Çıbanın ortası yumuşayıp sarı renkli bir kesecik oluştuğunda çıbanın patlatılması doğrudur. Bunun steril olan bir iğne veya bıçak ucuyla yapılması gerekir. Çıbanın içindeki iltihabın dışarıya boşaltılması çıbanın iyileşme sürecini hızlandırır.

Bazı bölgelerde ise çıbanların kesinlikle patlatılmaması gerekir. Bunlar;

1. Dış kulak yolu
2. Burun delikleri çevresi
3. Üst dudakta çıkan çıbanlar

Bu bölgelerdeki çıbanın patlatılması girişimi, çıbanın içindeki iltihabın büyük kan damarlarına boşalmasına ve beyin damarlarının tıkanmasına, menenjit gibi beyin zarı hastalıklarına ve beyin damarlarına boşalan iltihabın bütün vücuda yayılmasına sebep olabilir.

Ciltteki yaranın çıban olduğu nasıl anlaşılır?

Halk arasında çıban olarak bilinen hastalık, tıp dilinde fronküldür. Kıl folikülünün stafilokoksik bir apsesi, yani vücudun herhangi bir yerindeki irin birikimi olan çıban, elle muayenede ayırt eder. Hastanın hissettiği belirtiler;

1. Şişlik
2. Ağrı
3. Bölgede kızarıklık

Ciltte çıban çıktığını anlamak çok zor değildir. Genellikle aniden kendisini gösteren bir kızarıklık şeklinde başlamaktadır. Bu alanın şişmesi, sertleşmesi ve dokunmakla hassasiyetinin arttığı görülür. Bu hassasiyet kendini giderek ağrıya bırakır ve zonklama da görülebilir. Müdahale edilmediği zaman bu kızarıklık ve şişik birkaç gün içerisinde yumuşamaya başlar. Kızarıklık alanının ortasında bir yumuşama görülür ve sarı renge dönüşür. Sarı renkli sıvı dolu bu keseciğin rengi, bazı durumlarda içinde kan da birikmesiyle siyaha dönebilir. Kendi kendine bırakıldığında genel sağlık durumunda problem olmayan kişilerde ortalama 1 hafta ya da 10 gün içerisinde iyileşmeye başlar ve vücudun bağışıklık sistemi, çıbanı ortaya çıkaran mikropları yener. O noktada ise sıvı dolu kesecik kurumaya başlar ve bir kabuk ortaya çıkar. Kabuk kendini attıktan sonra da çıbanın yerinde çukur bir iz kalır.

Çıban nasıl geçirilir?

Yerleştiği yere ve kişinin altta yatan hastalığına göre çıbanın nasıl geçtiği değişiklik göstermektedir. Bazen sürme ilaçlarla, topikal tedavilerle geçebildiği gibi, bazen de ağızdan antibiyotik vermek gerekebilir. Çıbanlar ilk evresinde kırmızı, büyük, olgun ve ağrılı, cilt altına yerleşen staphylococcus aerusların neden olduğu bir enfektif dermatit tablosudur. İlk dönemlerinde, çıban kırmızıyken patlatılırsa cilt altına rupture olabilir. Deri enfeksiyonlarına da yol açabilir. Antibiyotik tedavisi başladıktan sonra, 5-6 günden sonra, koşullar sağlandıysa doktor eşliğinde çıbana müdahale edilebilir. Çıbanın kendi kendisine geçmesini beklemeden iyileşmesini hızlandırmak için yöntemler mevcuttur. Çıbanın çıktığı şiş bölgeye ıslak ve sıcak pansumanlar uygulanabilir. Çıbanın daha çabuk yumuşaması ve iltihabın belli bir noktaya odaklanması sağlanmış olur. Bu aşamada yüzeye yaklaşmış olan iltihap, keskin steril bir aletle delinerek dışarıya akıtılmalıdır. Böylece çıban daha hızlı iyileşir. Aynı zamanda dıştan sürülen antibiyotikli merhemler de iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Ancak kişinin yaşı ilerlemişse ve hastalıkları varsa bunlar tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda ağızdan alınan antibiyotikler iyileşme sürecini hızlandırır. Yüz, boyun, kulak gibi bölgelerdeki çıbanlar daha tehlikeli olabileceği için bir uzman doktora danışarak tedavi uygulamak daha doğru olacaktır.

Çıbanı geçirmek için evde ne yapılabilir?

Çıbanın başlangıç aşamasında sıcak ve ıslak pansuman yapılmalıdır. Temiz bir havluyu sıcak suda ıslatarak 10-15 dakika çıbanın üzerine uygulamak çıbanın iyileşme sürecini hızlandırır. Böylece çıbandaki iltihap bir noktaya odaklanmış olur. İltihap, odaklandıktan sonra sarı bir kesecik halini alır. Bu iltihap, steril bir iğne veya keskin bir aletle delinerek dışarı akıtılmalıdır. Antibiyotikli merhem varsa bunlar sürülebilir. Bitki lapaları gibi steril olmayan maddelerin çıbanın üzerine sürülerek kapatılması sakıncalıdır. Başka mikropların da gözeneklerden dokuya geçmesine ve süper enfeksiyon denilen durumun oluşmasına sebep olabilir. Bir istisna vardır. O da kara merhemin kapalı pansuman olarak uygulanmasıdır.

Çıban tedavi edilmezse ne olur?

Çıban tedavi edilmediğinde kendi kendisine de iyileşebilir fakat bazı durumlar tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bunların başında ileri yaşta, bağışıklık durumu zayıf olan hastalar vardır ve çıban hızlıca ilerler. Aynı şekilde şeker hastalarında da bu istenmeyen bir durumdur çünkü hızlıca yayılma eğilimi vardır. Vücudun diğer bölgelerine ve iç organlarına yayılabilirler, kan zehirlenmesine neden olabilirler. Böyle bir durum ortaya çıktığında kişinin sağlık durumu hızla bozulur ve yüksek ateş görülür. Mikropların beyin dokusuna da ilerlemesi söz konusu olduğunda bilinç bulanıklığı ve koma durumlarıyla da karşılaşılabilir. Bu yüzden çıbanların kendi haline bırakılmaması, sağlığı riskli olan kişilerde uzman doktora başvurularak uygun tedavinin başlatılması gerekir.

Çıban sonrası ciltte leke kalır mı?

Çıbanlar iyileştikten sonra ciltte iz kalma olasılığı mümkündür. Özellikle yumuşak bölgelerde, yağ dokusundan zengin bölgelerde ortaya çıkan çıban, daha derine işleyebildiğinden iyileştiğinde yerinde kırmızımsı kahverengi bir leke kalması ve o bölgenin çukurlaşmasıyla sıklıkla karşılaşılır. Özellikle kendi haline bırakılarak iyileşme süreci uzamış olan çıbanlarda bu sonuçla daha sık karşılaşılır. Bu sebeple, çıbanı kendi haline bırakmadan gerekli tedavinin uygulanması, çıban yumuşadığında ortaya çıkan içi iltihap dolu sıvının boşaltılması tedavi sürecini hızlandırır. Aynı zamanda da dokunun kendini daha çabuk toparlamasını ve olabildiğince az iz bırakarak iyileşmesini sağlar.

Doğal terapiler çıban tedavisinde etkili midir?

Doğal tedaviler çıban tedavisinde kullanılabilir. Dünyanın bütün bölgelerinde uygulanan yöresel tedavi yöntemleri vardır. Aromaterapi ve homeopati gibi yöntemler, vücudun mikroplara karşı olan savunma sistemini aktive eder. Böylece vücutta doğal koruyucu maddeler olan antikorlar, daha aktif hale gelir ve mikroplara karşı savaşırlar. Bunun için birtakım bitkiler kullanılır. Bitkiler, vücudu uyarıcı kimyasal maddeler içerir. Ayrıca Çin tıbbının da kendine özgü bazı yöntemleri vardır fakat tekrarlamak gerekir ki bilgisiz bir kişi tarafından bu yöntemlerin uygulanması faydadan çok zarara sebebiyet vermektedir. Doğal tedavilerden faydalanılacaksa da konusunda uzman olan bir kişinin denetiminde olmalıdır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
808
102
87
50
48
70
581
3
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
İLGİLİ HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 - 2022 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.