• DOLAR5,48350.50
  • EURO6,19050.82
  • ALTIN211,9670.13
  • BIST92.7091.38

Bir İşkence Türü: Kadın Sünneti

Bir İşkence Türü: Kadın Sünneti

Son zamanlarda gün yüzüne çıkan kadın sünneti her ne kadar dinlere ve geleneklere bağlanıp açıklanmaya çalışılsa da aslında ne bir dinin ne de geleneğin ürünü.

Haber güncelleme tarihi 22.05.2017 15:13

Geri kalmış ülkeler de hala devam eden ve son yıllarda Işid Örgütü’nün Suriyeli kadınlara yaparak büyük bir tepki gördüğü kadın sünneti, köken olarak Orta Çağ’a dayanıyor. Bu kadın sünneti o çağlardan itibaren bir gelenek olarak gelmiş olsa da aslında bir işkence türüdür. Çünkü kadın sünnetinin zararı hem bedensel hem de zihinsel olarak o kadar fazla ki sünnet edilen kadınların çoğu kısa sürede ölüyor.

Dünya örgütleri tarafından genital sakatlama olarak belirtilen bu gelenekte, kadınların vajinasının bir kısmı ve ya tamamı alınıyor. Bunu yapmalarındaki amaç ise; temizlik olarak adlandırılıyor. Bunun yanı sıra kızların bekaretlerini korumak için ve dini gerekçeler nedeniyle yapılıyor. Daha çok gelişmemiş Müslüman topluluklarda yaygın olarak görülen bu işkence sistemi için Dünya Sağlık Örgütü büyük çaplı bir araştırma başlattı.

kadin-sunneti--002.jpg

Kadın Sünnetinin Dört Türü Bulunuyor

Çağlar öncesinden gelenek olarak günümüze kadar ulaşmış olan kadın sünnetini Dünya Sağlık Örgütü incelemeye aldı. İncelemeler sonrasında sağlık örgütünün hazırladığı rapor sonucu kadın sünnetinin dört farklı çeşidi olduğu ortaya çıktı. Kadın sünneti türlerinin ilkinde klitoris olarak adlandırılan yerin bir kısmı veya tamamı alınıyor. İkinci tür de, klitoris, prepus, labia minör ve labia majör kısımlarının tamamının alınması. Üçüncü türde de, organın alınması ve sadece idrar ile adetin çıkabileceği küçük bir delik bırakılması. Sonuncu tür ise, genital tahriplerle vajinanın şeklini bozmak. Bu kadın sünneti türleri en çok birinci ve ikinci türler kullanılıyor. Üçüncü tür sadece Doğu Afrika’da kullanılırken dördüncü tür sünnet ise artık hiçbir yerde yapılmıyor.

kadin-sunneti-saglik.jpg

Afrika Ortadoğu ve Batı'da Kadın Sünneti

Afrika ve Ortadoğu’da kadın sünneti işkencesi, tüm hızıyla çağımız da devam ediyor. Gelenek ve göreneklerine körü körüne bağlı olan bu topluluklar arasında Etiyopya, Sudan, Kenya, Mısır ve Nijerya’daki kadınların tamamı sünnet edilmiş durumda.  Buraların dışında sınır komşumuz olan İran, Irak ve Suriye’de de yapılmaya devam ediliyor. Bu işkence türünün tarihte batıda da yapıldığı görülüyor. Özellikle azınlık gruplarına sahip bir ülke olan İngiltere’de çok yaygın olarak yapılan bu işkence, 1988 yılında yasaklandı. Ancak bu yasaktan sonra ABD’de kadın sünneti devam etti. Neredeyse komple bir kıta ya hakim olan bu gelenek 1996 yılında yasaklandı. Ancak ne yazık ki günümüze kadar dünya üzerinde 125 milyondan fazla kız ve kadın sünnet edildi. Bundan daha da önemlisi hala sünnet edilmeye devam ediliyor.

kadin-sunneti-jilet.jpg

Kadın Sünnetinin Beden ve Ruh Sağlığına Zararı

Asırlardır yapılan ve hala yapılmaya devam edilen kadın sünneti hakkında bilim adamları “Kadın sünnetinin hiçbir yararı yok hatta çok büyük zararları var” diye açıklamalar yaptı, bildirimler yayınladı. Geri kalmış toplumlar da hiçbir tedbir, koruma alınmadan ilkel yollarla yapılıyor. Özellikle yaşlı kadınların eline verilen bir jiletle ardı ardına birçok kadın açık alanlarda sünnet ediliyor. Bunun sonucunda durdurulamayan kan kaybı, yaranın mikrop kapması, AIDS gibi birçok ölümcül durumla karşı karşıya kalınıyor. Tıbbi imkanların olmadığı o topraklarda sünnet edilip hastalık kapan kadınlar, önce kaderine terk ediliyor sonra da kadın bir iki aya kadar ölüyor.

Bir mucize ile hastalanmadan sünnet ameliyatını atlatan kadın bir müddet sonra psikolojik rahatsızlıklarla boğuşmaya başlıyor. Önce uykusuzlukla başlayan bu evre zamanla güvensizlik, aşırı iştahsızlık ya da obezlik baş gösteriyor. Cinselliği elinden giden kadın büyük bir psikolojik savaş vermeye başlıyor. Zaman geçtikçe ilerleyen bu savaş kadında, panik atak ve kişilik bozukluğunu kalıcı hale getiriyor.

kadin-sunneti-din.jpg

Kadın Sünnetinin Dini Boyutu

Kadın sünnetinin Afrika kabile dinlerinde, Yahudilikte ve İslamiyette olduğu söyleniyor. Afrika kabile dinlerinin hemen hemen hepsinde kabul görmüş olan kadın sünneti, kadının temizliği, saf annelik duyguları, iyi bir eş olma gibi nedenlerden dolayı yapılıyor. Ayrıca sünnet olmamış kadın toplum tarafından dışlandığı gibi de doğum sırasında kesilmemiş klitorise çocuğa değerse, çocuğun öleceği inancı hakim.

Yahudi topluluğunda yapıldığı doğru; ancak hiçbir dini törenle ve din temsilcisiyle yapılmıyor. Tamamen toplumsal bir gelenek olarak yapılıyor.

İslamiyet’te ise, bu konuyla ilgili kesinlikle herhangi bir hüküm ve şart yok. Ancak kadın sünnetinin uygulandığı geri kalmış Müslüman ülkelerdeki alimler, Ebu Davud kitabında bu konuyla ilgili bir hadis olduğu için kadın sünnetinin dinde yeri olduğunu savunuyor. Ancak İslam liderleri yaptıkları açıklamalarda kadın sünnetinin İslam ile hiçbir alakası olmadığını belirtiyor. Ebu Davud kitabındaki hadiste birçok kopuklukların olduğu ve kaynak yetersizliği olduğu için hadis olması çok fazla düşük olduğunu belirterek, kadın sünnetini sert bir dille reddediyor. Ayrıca liderler yaptıkları açıklamalarda, İslam dininin sağlık ve cinsellik üzerinde büyük bir titizlikle durduğuna değiniyor. Sağlığı ve cinselliği bozacak her şeyden kaçınılması gerektiğini hükmeden uyarılarla emirlerin, Kuran’da ve kesinlik kazanmış hadislerde yer aldığını söylüyorlar.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.