• DOLAR5,8598-0.35
  • EURO6,51300.24
  • ALTIN282,3380.13
  • BIST94.8960.81

3 Deyince’nin Ruhu

3 Deyince’nin Ruhu
05.02.201915:23

Müzik mi ruhun gıdası, yoksa ruh mu müziğin gıdası hala düşünüyorum. Aslında düşünmek iyidir bilinmezlikleri bilmeye, arada kalmışlığı çözmeye yarar. Sanki müzik ruha, ruh ise müziğe gıda oluyor ve birbirini besliyor.

Haber güncelleme tarihi 05.02.2019 15:36

Dinleyenler için her kişide farklı etkiler yaratıyor. Duyduğumuz herhangi bir müzik sesi ruh halinin değişmesinde önemli bir rol oynuyor. Farklı türlerden sesler, ruh halini aniden ve hızlıca değiştirebiliyor. Hatta dinlediğiniz her sesin gelecekteki ruh haline bile etkisi olduğu söylenmekte.

Küçük bir ses, tını bile insanın ruhuna yüreğine dokunuyor. Genellikle hareketli şarkılar neşelendirerek pozitif bir etki yaratır, yavaş ve derin sözlere sahip şarkılar ise hüzünlendirerek negatif bir etki yarattığı söylenir. Fakat bu durumun böyle olmadığını düşünüyorum. Geçmiş yaşantımızdaki olumlu ya da olumsuz olayların dinlediğimiz müzik türüne göre duygu durumunu değiştirdiğine inanıyorum. Yani hareketli bir şarkıda zihnimizde canlanan yaşanmışlara hüzünlenebilir, yavaş bir şarkıda ise neşelenebilir. Aslında bu durum zihinde canlanan yaşanmışların etkisiyle oluşmaktadır.

Benim en çok merak ettiğim ise müziğe aşkla bağlı insanların durumu…  Şarkı sözleri ve ezgiler… Ülkemizde birbirinden farklı türde müzik yapan insanlar var. İnsanın kendi yaşadığı duyguları, bir başkasına hatta milyonlara birbirinden farklı duygularla geçiş sağlaması açıklanması güç bir durum.

3-deyince-muzik-grubu-001.jpg

Bana göre bu geçişler olağanüstü… Bir şarkıyı dinlerken hissetlerimi düşünüyorum… Ve şimdi ise beni derinlere daldıran ya da mutluluk veren o şarkıyı, o müziği hayata geçiren kişiyi merak ediyorum. Nasıl yazdı, nasıl besteledi? Ya da en önemlisi neler yaşadı, neler hissetti, sebebi neydi? Eminim her müzisyene bu eserlere sahip olmasına neden olan kişiler, olaylar, yaşanmışlıklar vardır.

Geçtiğimiz günlerde dikkatimi çeken bir albüm oldu. ‘’Bipoların Günlüğü’’…

3 deyince, adlı grubun ilk albümü… 2015 yılında Antalya’da kurulan alternatif rock tarzıyla dikkat çeken bir grup. Aslında ilk olarak albüm adıyla ön plana çıkıyor. Fakat albümdeki şarkılar ise daha da dikkat çekici. Arpej Yapım etiketiyle yayınlanan ‘’Bipoların Günlüğü’’ Minaraden Atla, Avuç İçlerim, İçim Darlandı, Beni Affet, Önümden Çekilin, Kırılgan, Rap Rap ve Bakırköy adlı 8 parçadan oluşuyor.

3-deyince-muzik-grubu-002.jpg

3 deyince, ilk albümlerinde farkındalık yaratarak, Bipolar Bozukluğa da dikkat çekmek istiyor. Albümde vokalde Mustafa Mahir Düştegör, nefesli çalgılarda Kutluhan Akbaş, gitarda Onur Akova, bas gitarda Ataç Keziban, davulda Mustafa Sanlı adlı sanatçılar yer alıyor.

3-deyince-muzik-grubu.jpg

‘’Bipoların Günlüğü’’ adlı albümün söz ve müzikleri Kutluhan Akbaş’a ait. Albümde severek dinlediğim 2 şarkı bulunmakta. Bunlardan biri Minareden Atla diğeri ise Avuç İçlerim. Grubun albümünde yer alan şarkılarının yanı sıra, yorumladıkları cover parçalarda dikkat çekiyor.

3 Deyince - BAkırköy Video Klip

Cem Karaca, Müslüm Gürses, Neşet Ertaş, Sezen Aksu, Hüsnü Arkan, Fikret Kızılok, Yıldız Tilbe gibi birçok sanatçının eserlerini ve anonim türküleri yorumluyorlar. Antalya’da büyük bir kitlesi ve popüleritesi olan grubu canlı olarak dinleme şansını yakaladım. Hem albüm şarkıları hem de cover yorumları çok başarılı. Tüm şarkılarını keyif alarak dinledim. Ve uzun sürede dinleyeceğim…


3 Deyince Basın Bildirisi

ALTERNATİF ROCK”A YENİ BİR SOLUK

“3 deyince” adlı müzik grubu bipolar bozukluğa dikkat çekip, farkındalık yaratarak toplumun bilinçlenmesini, bozukluğa sahip bireylerin etiketlenme kaygısı taşımadan toplumda aktif olarak yer almasını sağlamayı amaçlayan “Bipoların Günlüğü” albümünü çıkardı.

Arpej Yapım etiketiyle yayınlanan “Bipoların Günlüğü” albümünde Minareden Atla, Avuç İçlerim, İçim Darlandı, Beni Affet, Önümden Çekilin, Kırılgan, Rap Rap, Bakırköy adlı 8 parça bulunuyor.

Albüm’de Vokalde Mustafa Mahir Düştegör, Nefesli Çalgılar’da Kutluhan Akbaş, Gitar’da Onur Akova, Bas Gitar’da Ataç Keziban, Davul’da Mustafa Sanlı adlı sanatçılar yer alıyor.

BİPOLARIN GÜNLÜĞÜ

2015 yılında Antalya’da kurulan grup “3 Deyince” çeşitli festivaller ve konserlerde sahne aldıktan sonra kendi albümlerini yapmak üzere stüdyo çalışmalarına başladı. Alternatif rock tarzıyla ön plana çıkan grup melankolik şarkılarıyla dinleyicisiyle buluşuyor.

“Bipoların Günlüğü” ismin verdikleri albüm, sekiz farklı şarkıdan oluşmakta… Söz ve müzikleri Kutluhan Akbaş’a ait olan albümün Mix-Mastering’inde ise Alen Konakoğlu yer alıyor. Sınırları zorlayan rock soundunun dışında farklı enstrümanlarla zenginleştirilmiş albüme yaylılarda Gündem Yaylı Grubu, Trombon ve trompette Hasan Gözetlik, klarnette Ozan Tura eşlik ediyor. Dinleyicisine farklı duygular ve tınılar yaşatan “Bipoların Günlüğü” albümünün ilk klibi Devrin Usta yönetmenliğinde “Bakırköy” isimli şarkıya çekildi. Devrin Usta‘nın yönetmenliğini yaptığı  “Bakırköy” isimli şarkının videosu netd müzik youtube kanalında yer alıyor

Bipolar Bozukluk Nedir

Uzun yıllardır, sanatçılarda duygu durum bozukluklarının rastlanma oranı, bu bozukluklar ve yaratıcılık arasındaki ilişkiyi düşündürmektedir. Farklı sanatçı gruplarıyla (yazar, müzisyen, ressam, vb.) yapılan çalışmalar bipolar bozukluk ve yaratıcılık arasındaki bağıntılı ilişkiyi desteklemektedir.

Bazı çalışmalar, depresyon, şizofreni ve diğer psikolojik rahatsızlıkları da incelemiş fakat bipolar bozuklukta olduğu kadar yüksek yaratıcılığa rastlamamıştır. Bipolar hastalığının yaratıcılık ile birlikte anılması, stigma (damgalama) açısından, bu hastalara avantaj sağlamaktadır.

Çevresel faktörleri inceleyen çalışmalar, aile geçmişinde bipolar bozukluk olan aile üyelerinin artistik mesleklere yönelme konusundaki eğilimini saptamıştır. Bu da stigmayı tolere etme çabasıyla sanat dallarına yönelmiş olma ihtimalini akıllara getirmektedir. Bu ilişkiyi nörolojik açıdan inceleyen çalışmalar, bipolar hastalarda, beynin orta prefrontal korteksi ile pozitif yaratıcı düşünce ve uzak ilişkileri kurma arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Yani, yalnızca çevresel faktörler etkili olmayabilir.

İsveç popülasyonu üzerinde yapılan geniş bir çalışmada, yaratıcılığı yüksek olan katılımcılarda, bipolar bozukluğun görülme oranının da yüksek olduğu rapor edilmiştir. Yani, bipolar bozukluk ile yaratıcılık arasında tek yönlü bir ilişki olmadığı görülmüştür.

Bipolar bozukluk ve yaratıcıkla ilgili henüz cevaplanmamış birkaç soru vardır. Öncelikle bipolar hastalarda görülen ve yaşam boyu süren yaratıcılığı ölçen, standardize edilmiş bir ölçek bulunmamaktadır. Bu nedenle, yaratıcılığın ölçümü farklı bakış açılarına göre olmuş ve yoruma açık hale gelmiştir.

Bipolar hastalar maninin yaratıcık üzerinde olumlu etkisinden bahsetse de etki henüz kesinlik kazanmış değildir. Mani semptomlarını daha yoğun yaşayan hastaların, yaratıcılık düzeylerinin, daha hafif yaşayanlara oranla daha düşük olduğu görülmektedir. Bunun nedeni, manide olan hastanın dürtüsel ve düzensiz düşünce ve davranışlarının belli bir hedefe yönlenememesi olabilir.

Bazı çalışmalar duygu durum düzenleyicilerinin veya lityumun yaratıcılığı ketlediğinden bahsederken, bazıları yükselttiğini göstermektedir. Duygu durum ilaçlarının yaratıcılığa olumlu/olumsuz etkisi hakkında henüz kesin sonuçlar bulunmamaktadır.

Bipolar Hastası Olduğu Bilinen 7 Yaratıcı İsim

1-Jim Carrey

Biz çocukken herhangi bir Jim Carrey filmi izlemeyeni, beğenmeyeni filan dövüyorlardı.

Mimiklerin efendisi Carrey'i son yıllarda çok fazla göremiyoruz.

Tabii ki yaşlandı, tabii ki üstüne bir ağırlık, olgunluk çöktü.

Yeteneğinin ortaya çıkmasında hastalığının ne kadar katkısı var, bilemeyiz.

Ancak inkar edemeyeceğimiz bir gerçek var.

Gençliğinde bu kadar depresif olmasaydı asla fazlasıyla matrak olamazdı.

Ve o dönemlerde yüksek yüksek tepelere evler kurmasaydı onu asla bu kadar sevemezdik.

Ki Carrey bunu itiraf etmişti.

2-Kurt Cobain

Grunge akımını denilince akla gelen ilk isim olan Kurt Cobain, 27 yaşındayken ölümü seçti.

Üzerinden yıllar geçse de hala onun ölüm sebebini merak ediyoruz.

Pek çok kaynakta Bipolar olduğu belirtilen Cobain'in sürekli uçlarda gezindiği, mutluluk ve depresyon arasında bir hayat yaşadığı belirtiliyor.

3-Vincent Van Gogh

Hollandalı ressam Van Gogh'un bu kadar büyük bir isim olmasında kuşkusuz yaşadığı ruhsal sıkıntıların büyük etkisi var.

Kız kardeşi Wilhelmina'nın akıl hastanesinde kaldığı biliniyor.

Keza mektuplar yazdığı Theo'nun da sık sık depresif nöbetler geçirdiği pek çok kaynağa yansımış durumda.

Pek çok ruhsal sıkıntıya sahip olan ressamın en temel zihinsel hastalığının Bipolar bozukluk olduğu belirtiliyor.

Sanatçının üretkenliğinin tavan yapmasında taşkın bir ruh haline sahip olmasının önemli bir etken olduğu söyleniyor.

4-Mel Gibson

Bipolar bozukluk denildiğinde akla gelen bir diğer Hollywood yıldızı Mel Gibson.

Gibson, mutluyken çok mutlu, mutsuzken çok mutsuz dönemler geçirdiğini söylemişti.

Aktör, uzun bir dönem alkol problemi de yaşamıştı.

5- Ludwig van Beethoven

Klasik müzik denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Beethoven'ın da Bipolar olduğu biliniyor.

Hayatı boyunca sık sık ruhsal problem yaşayan Beethoven'ın hastalığının özellikle yaşlandıkça daha da nüksettiği belirtiliyor.

6-Sia

 Avustralyalı şahane ötesi, biricik Sia'mız da Bipolar hastalığına sahip isimlerden.

David Guetta, Rihanna ve Christina Aguilera gibi popüler isimlere yazdığı şarkılardan önce de Sia, Sia'ydı.

Hatta yüzünü, gözünü görebiliyorduk onun.

Popülerliği artmaya başladığı günden beri artık onu göremez, sadece duyabilir, dinleyebilir olduk.

'Chandelier' şarkısının başarısıyla beraber tüm dünyaca tanınan bir isim haline gelen Sia'nın karşımıza çıkacak bir yüzü yok!

Onu hala seviyoruz.

Fobilerinden kurtulamasa da, hastalığının nüksetmesi dolayısıyla zor günler geçirse de onun yeri bizim için elbette ayrı.

7-Sting

Sting müziğe erken yaşta başladı, piyanist olan annesinden bir şeyler öğrendi. Sık çaldığı eski bir sağlam gitarı vardı. St. Cuthbert Lisesi'nde bir öğrenci olarak, diğer müzisyenlerin gösterilerini izlemek için gece kulüplerine ve publara gizlice girdi. Bir otobüs şefi ve daha sonra inşaat alanında çalışan bir işçi olarak çalıştıktan sonra, eğitimini Northern Counties Eğitim Fakültesi'nde sürdürdü. Üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak çalıştı ve hafta sonları ve ne zaman olursa olsun caz gruplarıyla çalıştı. Baş şarkıcı ve söz yazarı olduğu The Police adlı grubunu kurdu. Sting, hala The Police Band üyesiyken bazı albümleri solo olarak yaptı. Şarkılarında sıklıkla diğer ünlü müzisyenleri de yer aldı.

Sağlığı hakkında çok az bilgi olmasına rağmen, Sting'in bipolar bozukluk yaşadığı bildirildi. Polis ile birlikte yaptığı dönemde manik depresif olduğunu kabul etti. O sırada intihar ettiğini ekledi. Grubun diğer üyeleriyle olan ilişkisi dağılıyordu. Ayrıca renk körü olduğunu belirtti. Sting'in de işitme güçlüğü yaşadığına ve bunun problemlerine eklediğine inanılıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👏
👎
😍
😥
😱
😂
😡
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Etiketler:
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.