• DOLAR3,5161-0.05
  • EURO4,13120.01
  • ALTIN145,263-0.52
  • BIST107.2020.35

2 Yıl İçinde Beyin Okuma Çağı Başlayacak

2 Yıl İçinde Beyin Okuma Çağı Başlayacak

Nöroloji Bilimi uzmanlarına göre tam kapasite beyin okuma 1-2 yıl içinde başlıyor.

Haber güncelleme tarihi 16.05.2017 12:35

Son 10 yıl içinde nöroloji bilimi 40 yıllık gelişiminden daha fazla yol kat etti. 2000 yılından itibaren gelişimi hızlanan bu alan için yapılan patent başvuruları 40 kat arttı. Uzmanların açıklamaları ise 1-2 yıl içinde tam kapasiteyle beyin okuma kullanıma girmiş olacak.

Nöroloji, yaklaşık 50 yıllık bir geçmişe sahip bir bilim dalı. Sinir sistemini inceleyen bu bilim dalı epilepsi(sara), Parkinson, Alzheimer, felç gibi hastalıkların açıklanması ve tedavilerin geliştirilmesi için epey yol kat etti fakat tam olarak çözüm getiremiyordu. Bunun üzerine çözüm için beyni araştıran bilim insanları nöroteknoloji ile beyin hakkında muazzam bilgiler ve buluşlar elde ettiler. Veritas Scintific şirketinin yöneticisi Eric Elbot 1-2 yıl beyin okumanın tam kapasite ike kullanılacağı garantisini bile veriyor.

"Bu durum, gündelik hayatta teknolojinin beyinle iletişim halinde olacağı bir nöroteknoloji çağının başlangıcına işaret ediyor" bu açıklama SharpBrains' in İcra Kurulu Başkanı Alvaro Fernandez’ e ait. Bu teknolojinin tıbbi amaçlar dışındaki kullanımında görülen artışa dikkat çekmek gerektiği konusunda uyaran Fernandez, "Nöroteknoloji tıbbın ötesine geçti. Başka alanlarda faaliyet gösteren ve genellikle göz önünde olmayan şirketler iş ve yaşam kalitemizi artıracak teknolojiler geliştiriyor" dedi.

Fernandes’ in yukardaki açıklamaları sayısal verilere dayanıyor. SharpBrains’ in raporuna göre ; 2000-2009 yılları arasında ABD'de 400'ün altında nöro-teknoloji patenti verildi. Bu sayı 2010 yılında 800 e, 2014 te ise 1600 e çıktı. Bu rakamlar içinde şöyle dikkat çeken bir nokta var. Mucitlere verilen patent sayısı tıbbi şirketlere verilenden fazla.

“Kişinin Ne Yapacağını Önceden Bileceğiz”

beyin2.jpg

MIT(massachusetts institute of technology) bilim insanlarından Nörolog Dr. Susumu Tonegawa, nöroloji araştırmaları sonucu geliştirilen ve geliştirilmeye devam eden teknolojiler ile neler yapılabileceğini şu şekilde anlatıyor: “Geliştirdiğimiz tekniklerle Alzheimer ve Parkinson’ u iyileştirmekle kalmayacağız. İnsanların beynini manipüle ederek geçmişteki kötü olayları unutturup güzel olayları hatırlamalarına yardımcı olabileceğiz. Uykusuzluk ve depresyon tedavisi ilaçsız mümkün olacak. Düşünceleri okuyarak kişilerin neler yapacaklarını önceden bileceğiz.

Bu açıklamaya bakıldığında son cümlenin ne kadar tehlikeli olabileceği hakkında düşünmemiz gerekiyor. Diğer bilim dalları finans sıkıntısı çekerken nöroteknolojiye sınırsız kaynak akıtılmasının sebebini bu cümle açıklıyor. Yatırılan kaynağın milyar dolarları aştığı ve trilyon dolarlar seviyesinde olduğu söyleniyor.

Amaç Reklamcılık(mış)

Nöroteknoloji patentlerinde lider, tüketici araştırma devi Nielsen. Firma bu patentlerin sebebi olarak “İnsanların neleri daha çok sevdiği tespit edilerek o ürünler üretilecek” diye bir açıklama yaptı. Hatta Nielsen'in patent aldığı bir cihaz, EEG yöntemiyle* beyin dalgalarını algılayıp, bir kişinin bir ürün, reklam ya da ürünün paketi hakkında ne düşündüğünü anlayabiliyor.

Ancak Amerika Savunma Bakanlığı’ nın 10 yıl önce, düşünce okuma teknolojisinin ülke güvenliğinde kullanmak amacıyla üzerinde daha çok çalışılması gerektiğine dair açıklamaları var. İlk denemeler havalimanlarında terörle mücadele için yolcuların kontrolden geçerken beyin dalgalarının okunması şeklinde kullanılmaya başlamıştı. 

beyin3.jpg

Bu konuya şu açıdan bakarsak, beynimizi okuyan sistemler elektronik cihazların içinde biz farkında olmadan düşüncelerimizi okuyacak. Bu durumda öfkeli olduğunuz anlarda birisine karşı düşündüğünüz şeyler hakkında sizi suçlayabilecekler ya da potansiyel suçlu gibi değerlendirmeler ile takip altında olabileceksiniz. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün.

Bu gelişmeler hastalıklara çare bulunması açısından faydalı olsa da perde arkasında nasıl çarkların döndüğü konusunda dikkatli olmak gerek. Düşünce özgürlüğü diye bir kavram belki de yakın gelecekte kalmayacak. Bu teknoloji 2 yıl içinde hayatımıza girmiş olacak ve belki biz farkında bile olmayacağız.

*EEG : Elektroensefalografi, beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen yöntemdir. Hastaya elektrik akımı verilmediğinden ağrı ya da acı hissedilmez.

İLGİLİ HABERLER
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
BENZER HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 NeOldu.com
Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak,
kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz.